Tuzla'da kimyasal atık skandalı: Parkinsona yol açabilir

Fotoğraf: DHA

Tuzla'da kimyasal atık skandalı: Parkinsona yol açabilir

Tuzla'da atık su kolektör hattına kaçak deşarj edilen kimyasal atıktan kaynaklanan koku nedeniyle çok sayıda vatandaş hastaneye kaldırıldı.

Tuzla'nın İstasyon, Yayla, Evliya Çelebi ve Postane mahallelerinde akşam saatlerinde (25 Aralık) genizleri yakan bir koku yayıldı. Kokudan etkilenen çok sayıda yurttaş mide bulantısı, başdönmesi ve solunum zorluğu şikayetleriyle hastanelere başvurdu. Yurttaşlar, kokunun yanık plastik kokusuna benzediğini söyledi. İBB ilk yaptığı açıklamada insan sağlığına etki eden bir durum olmadığı açıklansa da, CHP'li vekil maddelerin parkinson hastalığını tetikleyebileceğini söyledi. 

Bölgeye sevk edilen İtfaiye, AKOM, İGDAŞ, AFAD, İstanbul Halk Sağlığı Müdürlüğü ve polis ekiplerinin kokunun kaynağına ilişkin çalışmalar yürüttü. İtfaiye ekipleri, kokunun kaynağını belirleyebilmek için atıksu kanallarında ölçüm yaptı. 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, kokunun atık su kolektör hattına kaçak deşarj edilen kimyasal atıktan kaynaklandığının tespit edildiğini açıkladı. Açıklamada çok sayıda yurttaşın hastaneye başvurmasına neden olan kimyasal atığa dair "İlk incelemelerde, insan sağlığını olumsuz etkileyen bir durum olmadığı belirlenmiştir" denildi. Ayrıca "İSKİ, kolektör kapaklarından hava tahliyesi yolu ile kokuyu gidermeye çalışmaktadır" ifadeleri kullanıldı. 

‘İBB ETKİSİ YOK DEMİŞTİ AMA PARKİNSON HASTALIĞINA YOL AÇABİLİR’

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanvekili ve CHP İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi, Tuzla’da kimyasal atıkların deşarj edildiği atıksu kolektör hattının bulunduğu olay yerinde 27 Aralık günü konuştu. Pazartesi gecesi yaşanan olayda beş mahallede yaşayan toplam 100 bin kişi etkilendiğini söyleyen Hamzaçebi,  “İSKİ’nin yaptığı laboratuar sonucuna göre bu maddelerin Tetrakloretilen ve Trikloretilen olduğu anlaşılmıştır. Bu madde ileride Parkinson hastalığını tetikleyecek bir maddedir.” dedi.

‘KOKU’ DİYE ÜZERİNİ ÖRTMEK İSTİYORLAR’

Hamzaçebi, “Yetkililerin yapmış olduğu açıklamalar olayın üzerini örtmeye yöneliktir. Kamu görevlileri yıllardır burada bu şekilde bir deşarj işlemi yapıldığını biliyorlar. Çünkü hemen yanımızda belediyenin tesisleri bulunmaktadır. Yıllardır Tuzla bu kokularla karşı karşıyadır. 100 bin kişinin sağlığı etkilendi. İBB ve Tuzla belediyelerinin  ‘Biz suçsuzuz şeklinde algı yaratması doğru değildir. Olay ‘koku’ diye adlandırılıyor. Kokuya neden olan kimyasal atıklardan çıkan zehirli gazlardır. Bunun insan sağlığına etki edecek bir yanının olmadığı açıklandı. Hangi belirlemelere göre İBB açıklama yaptı?’ dedi.  

'İBB'NİN AÇIKLADIĞI GİBİ BİR MADDE LİTERATÜRDE YOK' 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) olayın ardından sosyal medyadan paylaştığı açıklamalardan bahseden Hamzaçebi,  “ ‘İSKİ’nin yaptığı laboratuar incelemesi sonucu metal ve tekstil sektöründe kullanılan ‘Tetraciorcesene’ diyor. Tetraklor demek istiyor ama ikincisi cesene diye bir kavram yok. Uzmanlarla konuştum. ‘Biz böyle bir madde olduğunu bilmiyoruz. Böyle bir kimyasal madde yok’.  Trikloreten metal ve tekstil sektöründe kullanılan bir madde.  Solvent çözücü olarak kullanılıyor. Yağların çıkarılması amacıyla kullanılan bir madde. İnsan sağlığına zararlı zehirli bir gaz. Kusma, bayılma, baş dönmesi, öksürme, halsizlik bütün bunlara yol açabilen zehirli bir gaz. İlk saydığım kimyasal madde literatürde yok. Akla ne gelir o zaman. Siz kasıtlı olarak olmayan bir maddeyi yazdınız. Veya  sizin laboratuarlarınız yetersiz. Bu işi beceremiyor. Bu madde ileride Parkinson hastalığını tetikleyecek bir maddedir. İnsan bedeninde kalıcı hasarlar bırakacak bir maddedir. Kimyasal gazların insan sağlığına olumsuz etkisinin bulunup bulunmadığını açıklaması için Sağlık Bakanlığını göreve davet ediyorum. Tuzla halkına gerçekleri söylemeyen Tuzla belediye başkanı istifa etmelidir. Bizim için önemli olan insan, hayvan ve bitkilerin sağlığıdır. Olayın peşini bırakmayacağız.” dedi.  

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANI: ARADA BİR GÖZDEN KAÇABİLİYOR

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki konuyla ilgili yaptığı açıklamada kimyasal atığın ne olduğunun tespit edildiğini ve şu anda hangi tesislerin bu maddeyi kullandığının araştırıldığını ifade etti. Özhaseki "Zaten biz üretim tesislerini 7/24 kontrol ediyoruz fakat arada bir böyle gözden kaçan vakalar oluyor" dedi.

İBB: İNSAN SAĞLIĞINA ETKİ EDEN BİR DURUM YOK

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapılan açıklama şöyle:

"Akşam saatlerinde Tuzla’da bazı mahalleleri etkileyen yoğun koku şikayetleri gelmesi üzerine İBB ekipleri süratle bölgeye sevkedilmiş olup; sözkonusu kokunun atıksu kolektör hattına kaçak deşarj edilen kimyasal atıktan kaynaklandığı tespit edilmiştir.

İlk incelemelerde, insan sağlığını olumsuz etkileyen bir durum olmadığı belirlenmiştir. 

İSKİ, kolektör kapaklarından hava tahliyesi yolu ile kokuyu gidermeye çalışmaktadır.

İBB birimleri, atıksu kolektörlerine kaçak kimyasal deşarjların kaynağını ve vidanjörlerle savaklama yapılıp yapılmadığını tespit için çok yönlü incelemelerini sürdürmektedir.

Ayrıca, kolektörlerlerden alınan numuneler İSKİ Laboratuvarlarında analiz edilmektedir.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, bütün birimleri ile, ilgili kurumlarla koordinasyon içinde gerekli inceleme ve araştırmalarına devam etmekte olup, sorumlulular hakkında adli ve hukuki yollar sonuna kadar takip edilecektir.

Kamuoyuna önemle duyurulur."

İBB KOKUNUN KAYNAĞINI YANLIŞ AÇIKLADI

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Tuzla'daki kokunun kaynağına dair açıklama yaptı. 

İBB'den yapılan yazılı açıklama şöyle: "Dün Tuzla ilçesinde bulunan bazı mahalleleri etkileyen yoğun kokunun  atıksu kolektör hattına kaçak deşarj edilen kimyasal atıktan kaynaklandığı kesinlik kazandı. İSKİ'nin yaptığı laboratuvar incelemesi sonuncu metal ve tekstil  sektöründe kullanılan Tetrachior cezhene ve Tricholoro ethene maddesi olduğu belirlendi. Soruşturma sürdürülüyor" 

İBB açıklamasındaki maddelerin 'Tetraklor' olduğu anlaşıldı. 

tuzla kimyasal atık

2 VİDANJÖRDE KİMYASAL ATIK BULUNDU

İSKİ, Tuzla'da 2 vidanjörden alınan örneklerde kimyasal madde bulduğunu açıkladı. 28 Aralık'ta yapılan açıklamaya göre; Tuzla'daki kimyasal atık soruşturmasında İSKİ, 2 vidanjörden alınan örneklerde kimyasal madde bulduklarını açıkladı. NTV'nin haberine göre; Tuzla Emniyeti alınan örnekleri Adli Tıp'a gönderdi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesinin gece 1.20'de yaptığı açıklama öncesi yaşananlar şöyle:

BEYAZ MASA: EKİPLER BÖLGEYE İNTİKAL ETMİŞLERDİR

Kokuyla ilgili İBB Beyaz Masa'nın Twitter hesabından, “Tuzla civarında sanayiden kaynaklı meydana gelen kokuyla ilgili ekipler bölgeye intikal etmişlerdir. Konu AKOM, İGDAŞ ve diğer birimlerin bilgisi dahilinde olup, müdahale edilmektedir." açıklaması yapıldı.

 

İGDAŞ: DOĞALGAZ İLE İLGİSİ BULUNMADIĞI TESPİT EDİLMİŞTİR

İGDAŞ ise konuya ilişkin sosyal medya hesabından "Tuzla İstasyon Mahallesi’nde hissedilen kimyasal kokunun doğalgaz ile ilgisi bulunmadığı tespit edilmiştir, kamuoyuna saygıyla duyurulur." açıklamasında bulundu.

VİDANJÖRLER İNCELENİYOR

Tuzla’da koku paniğiyle ilgili bölgede  görev yaptığı belirlenen vidanjörler örnek alınmak üzere Orhanlı Polis Merkezi Amirliğine getirildi. Polis merkezinin bahçesindeki vidanjörlerde inceleme yapılıyor. Alınan numunelerin laboratuvara gönderildiği öğrenildi.

BÖLGEDE İNCELEME YAPAN AKİF HAMZAÇELEBİ: TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ

CHP Milletvekili Akif Hamzaçelebi, kokunun Tuzla OSB’deki bir tesisin kimyasal tankından sızan nitrik asit( kezzap ) kaynaklı olduğunu öne sürdü. Sosyal medya üzerinden açıklama yapan Hamzaçelebi "Takip ediyorum. Maalesef Tuzla OSB’deki bir tesisin kimyasal tankından sızan nitrik asit( kezzap ) kaynaklı, solunum yollarına da zarar verebilecek bir olay. İtfaiye ve polis olay yerinde. Açıklamaları takip edin." ifadelerini kullandı.

Açıklaması sonrası gece saatlerinde Tuzla'ya giden Hamzaçelebi, bölgede incelemelerde bulundu. Hamzaçebi incelemeleri sonrası yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"Sosyal medyadaki vatandaşlarımızın bazı şikayetleri üzerine önce Tuzla İlçe Başkanımla konuştum. kendisi hemen buraya geldi. Sonrasında Kaymakamımızla görüştüm. Nitrik asit sızıntısı gibi bir ihtimalin olup olmadığını sordum. Kendilerinde böyle bir bilginin kayıtlı olmadığını, ekiplerin araştırdığını söylediler.  Bilgiler üzerindeki çelişkiler nedeniyle ben de hemen evden çıktım buraya geldim. Burası kokunun kaynağı olan yerlerden birisi olarak görünüyor. İlk buraya geldim. Bundan sonra diğer güzergahlara da gideceğiz. Burada kesif bir koku var. İki boru görüyoruz, öyle zannediyorum ki buraya sanayi atıklarını vidanjörlerle getirenler boruları kullanarak deşarj ediyorlar. Bunlar sabit borular, demek ki burası devamlı kullanılıyor. Nitekim yine geçen yıl ve 2015 yılında Tuzla'da bu kokuları medya yazdı. Bu gün o yıllardaki dozun çok üzerine çıktı. Kolektör bacalarından bütün Tuzla'ya bu ağır koku çıkıyor. Koku zararlı mı değil mi? bunu devletin ilgili kurumları açıklamalı. 2017 yılındayız ama burada ilkel bir deşarj noktası var. Kimyasal, sanayi atıkları burada doğaya salınıyor.  Demekki yetkililer, Tuzla Belediyesi, Büyükşehir Belediyesi, sağlık ekipleri görevini yapmıyor.  zamannıda sayfiye yeri olan TUzla vatandaşların zehirleniyor muyuz? Ölüyor muyuz? feryatlarının duyulduğu bir ilçeye dönüşmüş durumda. Takip edeceğiz, bunun sorumlularını bulacağız" dedi.

VASİP ŞAHİN: DETAYLARIYLA ARAŞTIRILMAKTADIR

İstanbul Valisi Vasip Şahin "İlimiz Tuzla ilçesinde çevreyi rahatsız eden ve atıksu kolektöründen kaynaklanmış olabileceği değerlendirilen koku yayılması konusu Valiliğimiz AFAD ekipleri, İBB, İGDAŞ, İSKİ ve ilgili diğer tüm birim ekiplerince tüm detaylarıyla araştırılmaktadır." dedi.

İBB: KANALİZASYONA SANAYİ ATIKLARININ KARIŞMA İHTİMALİ ARAŞTIRILIYOR

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada şöyle denildi:

"Tuzla’da akşam saatlerinde İstasyon, Yayla, Evliyaçelebi ve  Postane mahallerinde yayılan koku ile ilgili araştırmalar devam ediyor. İhbarın gelmesiyle birlikte İGDAŞ, İtfaiye,İSKİ, AKOM, UMKE, İl Çevre Müdürlüğü ekipleri ve zabıta bölgede araştırmalarını sürdürüyor 

Çevrenin Sanayi bölgesi olması dolayısıyla kanalizasyona sanayi atıklarının karışma ihtimali araştırılıyor."

TUZLA BELEDİYESİ: EKİPLERİMİZ SANAYİ BÖLGELERİNE İNTİKAL ETMİŞLERDİR

Tuzla birçok mahallesinde hissedilen ağır kokuya ilişkin Tuzla Belediyesi'nden yapılan açıklamada da; "İlçemiz genelinde hissedilen koku ile ilgili bütün ekiplerimiz sanayi bölgelerine intikal etmişlerdir. Konu ile ilgili İBB, Emniyet ve İSKİ ekipleri ile koordineli araştırılmaktadır." ifadeleri kullanıldı. 

ÇOK SAYIDA KİŞİ HASTANEYE KALDIRILDI

Yoğun olarak hissedilen kokudan etkilenen çok sayıda kişi hastaneye kaldırıldı. 

Tuzla Piyade Okulu öğrencileri, Tuzladaki bir kız öğrenci yurdunda kalan öğrenciler, kadın ve çocuklardan oluşan çok sayıda kişi Tuzla Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Kokudan olumsuz etkilenen hastaları getiren ekiplerin özel kıyafetler giydikleri görüldü. Bazı araç sürücülerinin kokunun etksinden kurtulmak için maske taktı.   
 

Bazı araç sürücülerinin kokunun etksinden kurtulmak için maske takıyor.

Hastane önünde Doğan Haber Ajansı muhaberilerine konuşan yurttaşlar, benzer bir kokunun bir süredir hissedildiğini ancak bu akşamkinin çok daha yoğun olduğunu söylediler.

Boğaz yanması şikayetiyle hastaneye başvurduğunu ancak hastanelerin dolu olduğunu belirten bir yurttaş da endişeli olduğunu söyledi. 

Yoğun hissedilen kokudan etkilendiklerini söyleyen Tuzlalılar, "Saat 20.00'den sonra başladı. Bir koku var biz de anlayamadık, çok rahatsız olduk evde o yüzden ailecek dışarı çıktık. Bir şeyden haberimiz yok. Çok ağır bir koku aşırı derecede. Nefes alınamaycak halde şu an. Normalde haftada bir gelen bir koku ama bugünkü dehşet bir koku. Böyle bir şey olamaz" dedi.

Öte yandan hastane personelinin özel kıyafetler ve maskeyle dolaştığı gözlendi. 

tuzla

'CİHAZDA TANIMLI OLMAYAN GAZ'

tuzla koku

AFAD ekipleri cihazlarla ölçüm yaptı. Yapılan ölçümlerde ilk belirlemelere göre, kokuya neden olan gazın ölçüm yapılan cihaza tanımlı olmayan bir gaz olduğu ve bu nedenle gazın kaynağının anlaşılamadığı öğrenildi.

Yoğun hissedilen kokudan etkilendiklerini söyleyen Tuzla sakinleri, "Saat 20.00'den sonra başladı. Bir koku var biz de anlayamadık, çok rahatsız olduk evde o yüzden ailecek dışarı çıktık. Bir şeyden haberimiz yok. Çok ağır bir koku aşırı derecede. Nefes alınamaycak halde şuan. Normalde haftada bir gelen bir koku ama bugünkü dehşet bir koku. Böyle bir şey olamaz" dedi. 

SAVCILIK SORUŞTURMA BAŞLATTI

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Tuzla'da dün akşam saatlerinde 4 mahalleyi etkisi altına alan ve çok sayıda kişinin hastaneye kaldırılmasına neden olan kimyasal koku ile ilgili olarak soruşturma başlattı.  

Kokunun, etkisi altına aldığı 4 mahallenin 2 kilometre ötesindeki Şifa Mahallesi'nde özel bir vidanjör tarafından kanalizasyon sistemine bırakılan kimyasal atıktan kaynaklandığı öğrenildi. Polisin, kamera kayıtlarından vidanjörü tespit ederek kokunun kaynağına ulaşmak için çalışmalara başladığı öğrenildi.  

İKİ SUÇTAN SORUŞTURMA BAŞLATILDI

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, dün akşam Tuzla'da 4 mahalleyi etkisi altına alan kimyasal atıktan kaynaklı olan ve türü tespit edilemeyen kokuya ilişkin olarak, "Çevrenin kasten kirletilmesi" ve "Kasten yaralama" suçlarından soruşturma başlattığı öğrenildi.

İKİ KİLOMETRE UZAKLIKTAKİ KANALİZASYON SİSTEMİNE BIRAKILMIŞ

Polisin yaptığı araştırmalarda kokunun açığa çıktığı 4 mahalleden 2 kilometre uzaklıktaki Şifa Mahallesi Patlayıcı Maddeler Yolu Caddesi üzerinde bulunan ve İSKİ tarafından kapatılan kanalizasyon sistemine özel bir vidanjör tarafından boşaltılan kimyasal atık sonucu meydana geldiği öğrenildi. Patlayıcı Maddeler Yolu Caddesi üzerindeki kamera kayıtlarını incelemeye alan polisin, kimyasal atığın kaynağına ve faillere ulaşmak için çalışmalara başladığı öğrenildi.

35 KİŞİ HALA HASTANEDE

Kokudan etkilenen 97 kişinin dün gece hastanede tedavi altına alındığı, 62 kişinin bu sabah taburcu edildiği, 35 kişinin ise tedbir amacı ile hala hastanede tutulduğu kaydedildi. Polisin hastanede yatan bazı kişilerin ifadesini başvurduğu belirtildi.


KİMYA MÜHENDİSLERİ ODASI: İSTANBUL’DA KİMYASAL ATIKLARIN DENETİMİ YETERSİZDİR

TMMOB Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi , 25 Aralık 2017 akşam saatlerinden itibaren Tuzla ve çevresinde yaşayan halkımızın geniz yanması, rahatsız edici koku gibi şikayetleri üzerine olan gelişmelere dair Şubemiz bir basın açıklaması yaptı.

İstanbul‘da kimyasalların ve kimyasal atıkların denetiminin yetersiz halk için büyük tehlike olduğu vurgulanan açıklamada.”Sürekli halkın güvenliğinden bahseden ancak çıkardığı KHK`ler ile hayatı altüst eden yetkililer" gerçek" tehlikelere karşı duyarsız kalmaktadır!

Detektörle tespit edilemeyen kimyasalın sağlığı etkilemeyeceği bilgisine ilgililer nasıl ulaşmıştır, bilmediği bir kimyasal ile ilgili halka nasıl böyle bir açıklama yapabilmiştir? Kimyasal deşarjında ortaya çıkan bir sızıntı bilgisi paylaşıldı yetkililerce dolayısıyla hangi firma ve bu firmanın ne ürettiği, atıklarının ne olduğu belli değil midir? Yetkililer bir an önce şeffaf yönetim anlayışı gereği ve doğru sağlık müdahalesi yapılabilmesi için hangi kimyasalın sızdığını tespit etmeli ve kamuoyu ile paylaşmalıdır! Bölgede sokak canlılarında bir can kaybı var mı paylaşılmalıdır! Bu kimyasalın doğada ne kadar kalacağı bölge halkını ne kadar etkileyeceği, kimyasal bilgisi ve ne kadar sızdığı paylaşılmalıdır!” denildi 

Daha önce yaşanan kazalarda olduğu gibi bu kazada da "Tehlikeli Kimyasalların Yönetimi" konusunda ciddi eksikliklerin olduğu vurgulanan açıklamada şöyle denildi: “Toplumsal ve mesleki sorumluluğumuz gereği aşağıdaki açıklamaları yapma ihtiyacımız doğmuştur:

1) Rahatsızlık hisseden vatandaşlarımızın acilen bir sağlık kuruluşuna başvurmalarını tavsiye ederiz.

2) Kazanın oluş sebebi konusunda hazırlanacak raporunun yetkiler tarafından kamuoyuyla paylaşılması halka karşı sorumluluk gereğidir. Araştırma çalışmalarına uzman desteğimizle katkıda bulunmaya hazır olduğumuzun bilinmesini isteriz. 

3) İstanbul`un inşaat odaklı ranta açılması ve buna göre yapılandırılması sürecinde, birçok fabrika ve atölye yerleşim yerleri içerisinde kalmıştır. Birçok sınai işletmenin plansızca kent içerisinde kalması, böyle kazaların daha fazla insanı etkilenmesi ve daha fazla can kaybına yol açması anlamına gelmektedir.

4) Kimya sanayiinin yarattığı risklerin yönetilebilmesi için Organize Kimya Sanayi Bölgelerinin yer seçiminde hassasiyet gösterilmelidir. Bu bölgeler, sanayileşmenin artık şehri yaşanmaz hale getirmeyeceği yerlerde kurulmalıdır. Yer seçimi, risklerin belirlenmesi, denetim ve eğitim konularında KMO daha önce defalarca açıkladığı gibi, bilgi birikimini kamu yararına sunmaya her zaman hazırdır.

5) Tehlikeli kimyasalların bulunduğu iş yerlerine yönelik bir risk haritası hazırlanmalıdır. Bu çalışmalar yerel yönetimler, ilgili bakanlıklar, başta Kimya Mühendisleri Odası olmak üzere diğer uzmanlık örgütleri ve bu risklere yakın yaşayan halkın etkin katılımıyla gerçekleştirilmelidir. Bu çalışma kamuoyu ile paylaşılmalıdır.

6) Tehlikeli kimyasal kullanan işyerlerinin ruhsatlandırma sürecine yerel yönetimler, itfaiye ve devlet kurumlarıyla beraber Kimya Mühendisleri Odası da dahil edilmeli, kullanılacak kimyasalların envanterinin tutulması, güvenli kullanım koşullarının sorgulanması gibi konulara denetimlerde daha fazla önem verilmelidir.

7) Pek çok ülkede örneğini gördüğümüz gibi, özerk bir "Kimyasal Kazaları Araştırma Kurumu" kurulmalıdır. Bu kurum, kimyasallardan kaynaklı kazalardan sonra yapacağı araştırmalarla, ulusal kimyasal güvenliği standartlarının geliştirilmesini sağlamalıdır.

8) Kimyasal madde kazalarında müdahale yöntemini belirleyen, karar üretme süreçlerinin bilgi temelli hale dönüştürülmesi ve coğrafi bilgi sistemlerinin bu açıdan geliştirilmesi gerekmektedir.

9) Tehlikeli bir kimyasalın üretiminden son ürününe kadar oluşumu aşamalarında meydana gelecek her türlü emisyon, imisyon ve ortaya çıkacak atık miktarlarının tespitinin yanı sıra olası kazalarda can ve mal güvenliğini önlemeye önemli katkı sağlayacak olması nedeniyle il ve bölge bazında "Tehlikeli Kimyasal Maddeler Envanteri" çıkartılması gerekmektedir. Kent içindeki kimyasalların envanteri tek bir elde toplanmalı ve kamuoyu ile paylaşılmalıdır.

10) Kimyasal madde üreten ve kullanan işletmelerde, 15.02.1954 tarih ve 6269 sayılı Kimyagerlik ve Kimya Mühendisliği Hakkında Kanun`a uygun olarak "Sorumlu Müdür" bulundurulması zorunludur. Artık işverenlerin ve yerel yönetimlerin bu zorunluluğun ne kadar önem arz ettiğini anlamaları ve kanunda yazanı hayata geçirmeleri gerekmektedir.

11) Kimyasal atık bertarafının, 2 Nisan 2015 tarih ve 29314 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan yürürlüğe giren Atık Yönetimi Yönetmeliğinde atık bertaraf yöntemlerine uygun şekilde ıslah edilmesi.

12) Kamu denetiminden sorumlu birimler ve yerel yönetimlerin ilgili müdürlükleri kimya mühendisi istihdam etmeli ve mevcut kimya mühendisi sayısını arttırmalılar.

13) Kimyasalların yönetimine dair gerekli önlemlerin alınması ve gerekli denetimlerin yapılması, İstanbul için ertelenemeyecek bir duruma gelmiştir. Marmara`yı bekleyen deprem, aynı zamanda tehlikeli kimyasallar, doğalgaz ve LPG kullanımı nedeniyle vereceği zararı arttıracaktır. Depreme hazırlık master planlamasının sürekli güncel tutulması ve bölgesel bir eylem planı hazırlanması önem taşımaktadır. Şimdiye dek yapılan çalışmaların derlenmesi, kamuoyuyla paylaşılması ve eksiklerinin tamamlanması için bölgemizin vakit kaybına tahammülü kalmamıştır.

Bizler TMMOB Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi olarak kentimizle ilgili yapılacak her türlü olumlu çalışmanın içinde yer alacağımızı bir kez daha belirtir, söz konusu yangın nedeniyle etkilenen vatandaşlarımızla geçmiş olsun dileklerimizi paylaşırız.” (HABER MERKEZİ)

 

 

 

Son Düzenlenme Tarihi: 28 Aralık 2017 19:08
www.evrensel.net
ETİKETLER Tuzla