Adnan Özyalçıner: Şimdi olsa hepimiz tutuklu yargılanırdık

Adnan Özyalçıner: Şimdi olsa hepimiz tutuklu yargılanırdık

Yazar Adnan Özyalçıner ve Şair C. Hakkı Zariç, Zonguldak ve Çaycuma’da 'A’dan yeni E’ye dergiler' başlıklı söyleşilere katıldı.

Zonguldak Kültür ve Eğitim Vakfı, Çaycuma Belediyesi ve Çaycuma Eğitim Sen Temsilciliğinin ortak düzenlediği “a’dan yeni e’ye dergiler” başlıklı söyleşiler cumartesi günü Zonguldak’ta, pazar günü ise Çaycuma’da yapıldı. Yazar Adnan Özyalçıner ve Şair C. Hakkı Zariç’in konuşmacı olduğu söyleşilere vatandaşlar büyük ilgi gösterdi. Çaycuma’daki söyleşiye Belediye Başkanı Bülent Kantarcı ile Çaycuma, Bartın, Amasra, Devrek, Gökçebey ve Filyos’tan edebiyata ilgi duyan çok sayıda kişi katıldı. Söyleşi sonunda Özyalçıner ve Zariç, Manos Kitap’tan çıkan kitaplarını imzaladı. 

Konuşmada ilk sözü alan Yazar Adnan Özyalçıner her baskıcı dönemde bir kültürel başkaldırı olduğunu söyleyerek, 1956 yılında Demokrat Partinin en baskıcı döneminde hem siyasal, hem de kültürel başkaldırı olarak çıkardıkları “a” dergisinin serüvenini anlattı: “O dönem edebiyatta alışılmış basmakalıp bir gerçekçilik anlayışı vardı. Artık gerçekçilik de yozlaşmıştı. Edebiyatın iktidarına bu anlamda karşı çıkmak gerekiyordu. Dergi çok tutuldu. Yayımını 27 Mayıs’a kadar sürdürdük. 25 bin basarak tüm ülkeye dağıttık ve bu sayı ile derginin yayımına son verdik. Biz özgürlükler geldi zannettik ama aradan 2-3 yıl sonra o özgürlüklerin gelmediği anlaşıldı. 12 Mart’ın hemen ardından baskının iyice yoğunlaşması üzerine aynı kadro bu kez Gazeteciler Cemiyetinde bir araya geldik. Bu kez dergiyi ‘Yeni a' adıyla çıkarma kararı aldık.” 

Adnan Özyalçıner

‘YİNE A’YI ÇIKARMAK MÜMKÜN OLMADI

Özyalçıner konuşmasına, “yeni a’nın ilk sayısı 1 Mayıs 1972’de yayınlandı. Derginin çıkış amacı geniş etkileriyle karşı karşıya bulunduğumuz burjuva batı kültürüyle hesaplaşmak, geleneksel ve aktüel sanatımızın köklü eleştirisini gerçekleştirmek ve bütün bu çalışmaları yaparken halkımızın mücadelesiyle dayanışma sağlamaktı. Sınıf kökenleri sağlam bir kültürün ve sanatın oluşmasında katkıda bulunmaktı. Bu amaçla gündemi takip edip pek çok özel sayı çıkardık.” sözleriyle devam etti. 

1974 yılında “Nâzım Hikmet” özel sayısında kendisinin yayımladığı bir yazı nedeniyle kapatıldığını belirten Özyalçıner sözlerini şöyle tamamladı: “Ben o zaman komünizm propagandası yapmak suçundan 15 yıl hapis istemiyle yargılandım. Tutuklanmadım. 12 Eylül’de Türkiye Yazarlar Sendikası davasında 18 yazarla birlikte yargılandım. Orada da tutuklanmadık. Şimdi olsa hepimiz tutuklu yargılanırdık. ‘yeni a’ kapanınca ‘yine a’yı çıkarmak mümkün olmadı. Bu ‘yeni e’ye nasip oldu” diyerek sözlerini tamamladı. 

KOŞULLAR FARKLI, NEDENLER AYNI

Daha sonra söz alan Şair C. Hakkı Zariç ise, Resimli Ay dergisinden Yazko Edebiyat’a, Küllük’ten Evrensel Kültür’e edebiyatımız için önem taşıyan ancak bugün çeşitli nedenlerle yayın hayatını sürdüremeyen dergileri anlattı. Zariç, “Bugünkü koşullar da Adnan ağabeyin anlattıklarıyla neredeyse birebir aynı. Cumhuriyetin kuruluş sürecinde de aynı sıkıntılar yaşandı. Cumhuriyetin fikirlerini yayan birçok gazete ve dergi yayın hayatına başladı. İktidar kendi medyasını korumak ve büyütmek istiyordu.  Bugünkü ‘yandaş medya’ kavramının alt paradigmasını ta o günlerde görmek mümkün. Bugün koşullar farklı olsa da nedenler aynı.” dedi.  Dinleyenleri dergiler dünyasında bir yolculuğa çıkaran Zariç, neredeyse tüm edebiyat dergilerinin siyasal kovuşturmaya uğradığını söyledi. Bu dergilerin siyasal baskılarla kapatıldığını dile getiren Zariç, sözü, yazarı olduğu ve 29 Ekim 2016’da yayımlanan bir kanun hükmünde kararname ile kapatılan Evrensel Kültür dergisine getirdi: “Evrensel Kültür, sosyalist gerçekçi bir dergi olarak 299 sayı çıktı. Tam 300. sayının hazırlıkları içindeyken bir KHK ile kapatıldı. 25 yıllık bir birikim nereye gidebilir. Aslına bakarsanız biz kendi yaşlarımızla ölçülmememiz gerekiyor. Herkes bütün bir insanlık tarihi kadar yaşlıdır. Dolayısıyla ‘a’ dergisi de ‘Evrensel Kültür’ dergisi de bütün bir insanlık tarihinin kültürel mirasını omuzlayacak güçte dergilerdir. Evrensel Kültür’ün 25 yılını bütün bir insanlık tarihi olarak düşünmeliyiz” İnsanlık tarihinin kültürel birikimini bugün ‘yeni e’nin üstlendiğini söyleyen Zariç, ‘Küllük’, ‘a’, ‘yeni a’, ‘Evrensel Kültür’ ve ‘yeni e’ gibi dergileri çıkarmış bir ülkenin geleceğinden umut kesilemeyeceğini belirtti. (Zonguldak/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 26 Aralık 2017 10:13
www.evrensel.net