‘Bugün yaşamam bile bir mucize’

‘Bugün yaşamam bile bir mucize’

12 yıl boyunca evli kaldığı Maşallah Özkan'ın şiddetine maruz kalan Sevgül C., koruma kararı sonrası yine şiddet gördü.

Elif Ekin SALTIK
İstanbul

12 yıl evli kalan ve 12 yıl boyunca dini nikahlı eşi Maşallah Özkan’ın şiddetine ve ölüm tehditlerine maruz kalan Sevgül C. uzaklaştırma kararı biter bitmez sokak ortasında eski eşinin saldırısına uğradı. Defalarca kez karakola şikayette bulunan, ölüm korkusu yaşayan Sevgül bugün evinden çıkamıyor. Karakola başvurduğu zaman “Her evde olur böyle şeyler” diyen polis memurlarına tepki gösteren Sevgül “Hep ölümün kıyısından döndüm. Benim ölmemi mi bekliyorlar?” diyor.

İstanbul Maltepe’de yaşayan Sevgül C., 12 yıl evli kaldığı Maşallah Özkan’ın şiddetine uğradı. Özkan’a uzaklaştırma kararı verildi ancak bu karar biter bitmez Sevgül C. eski eşinin saldırısına uğradı.

11 Aralık günü arkadaşını yolcu etmek için onunla birlikte dışarı çıkan Sevgül, dolmuş durağına giderken Maşallah Özkan’ın kendisini takip ettiğini hissetti. Burada arkasını dönünce eski eşini gören Sevgül, yaşananları şöyle anlatıyor:
“Arkadaşım onunla konuşmaya çalışıyordu. Ben de beni neden takip ettiğini sordum. Bir anda bana saldırdı, yere savurdu. Tekme, yumruk... Ne olursa artık. Yanında taşıdığı ruhsatsız silahı başıma dayadı. Her şey iki dakika içinde oldu. Etraftaki insanlar yanımıza gelince kaçtı. Etraftakiler yetişmeseydi belki de beni öldürecekti. O an öldürüyordu beni. Ben defalarca onun elinden kurtuldum, şimdi yaşamam bile mucize.”

EVLİLİK BİR NEVİ KAÇIŞTI

2004 yılında evlenen Sevgül C, geçen yıl başında ayrılmış, evlilik sürecinde yaşadıklarını şöyle anlatıyor:
“Evliliğimin başından beri şiddet görüyorum. Kızlarım da şiddet gördü. Ben istemiştim bu evliliği, o nedenle aileme yansıtamıyor, yardım isteyemiyordum. İstesem de zaten ya ‘Ayrılamazsın’ diyorlardı ya da ‘Çocuklarını bırak gel.’ Evlenmeden önce de özellikle küçük ağabeyimden baskı, şiddet görüyordum. Bir nevi kaçıştı evlilik. Ama yağmurdan kaçarken doluya tutuldum. Ben ayrılamadıkça o daha da güçlendi. Defalarca boğazıma bıçak dayadı, boğazımı sıktı, daha yeni doğum yapmışken dövdü, ormana götürüp bıçakladı. Küçük kızımın 40’ı daha yeni çıkmıştı. Beni öyle dövdü ki kendimi odaya kilitleyip 1. kattaki evin camından atladım bebeğimle. Ağabeylerime sığındım, hastaneye gittiğimde çenem neredeyse kırılmıştı.”

Karakola başvurduğunda “Aile içi, biz ne yapabiliriz ki” karşılığını aldığını söyleyen Sevgül, “Ne bir koruma ne adalet. Oradan da güç alamadım ve bu şiddete katlandım” diyor.

ÇOCUKLARINA DA ŞİDDET UYGULUYORMUŞ

Eski eşinin çocuklarına da şiddet uyguladığını anlatıyor Sevgül:
“Küçük kızım dudağına ruj sürmüştü, sonra silip çıkarmıştı. Az bir şey ruj izi kalmış. Eve gelince fark etti, kızı aldı odaya götürdü. Benim müdahale etmeme de izin vermiyor, bırakmıyor. Çocuğumu tekme tokat dövdü, saçını yoldu. Kafasının ortası avuç içi gibi kalmıştı. Çocuğum elinde kuş gibi çırpınıyordu. Elinden aldım. Bu sefer de benim boğazıma sarıldı. Boğazımı mosmor etti. O akşam çıkıp ağabeylerime gittim. Yeğenim anladı şiddet gördüğümüzü, babasına anlatmış bizden sonra. Ağabeyim sabah geldi bizi aldı, bir daha da geri dönmedik.”

www.evrensel.net