Katalonya’da sandıklar kapandı, sorunlar açıkta duruyor

Katalonya’da sandıklar kapandı, sorunlar açıkta duruyor

Jesus de la Roza, Katalonya seçimlerini Evrensel için yazdı: Katalonya’da sandıktan hiçbir șeyi değiștirmeyecek olan değișiklikler çıktı.

Jesus de la ROZA*

Katalonya’da 21 Aralık Perșembe günü 135 sandalyeli Katalan parlamentosu seçimi yapıldı. Önceki Katalan Hükümetinin tek taraflı bağımsızlık ilan etmesinin ardından Ekim ayında İspanyol hükümeti bu hükümeti feshetmiș ve yeni bir seçim yapılması kararı almıștı.

Yüzde 82 ile tarihi bir katılım oranına sahip olan bu seçimler, farklı programlar sunularak bunların üzerine gerçek tartıșmalar yapılmadığı için atipik bir özellik tașıyor. Bu seçimlerde tartıșma, biri bağımsızlık yanlısı, diğeri bağımsızlık karșıtı olan iki blokta yer alan partilerin odaklandığı bağımsızlık teması etrafında döndü.

BİRİNCİ SÜRPRİZ CIUDADANOS

Her ne kadar anketler ipucu vermiș de olsa en büyük sürpriz Ciudadanos’un (Yurttașlar Partisi) zaferi oldu. Bu parti, 2006 yılında Katalonya’da kuruldu ve yalnızca 3 vekiline sahipken birkaç yıl sonra Podemos’un güçlenmesi ve mevcut merkezi hükümet partisi olan Halk Partisi’nin (PP) ciddi yolsuzluklara bulașarak güç kaybetmesi sonucu endișeye kapılan sermaye ve bankaların desteğiyle tüm İspanya’ya genișleyen; bağımsızlık karșıtı, İspanyol milliyetçisi, muhafazakar ve neoliberal bir partidir.

Ciudadanos, kullanılan 4 milyon 325 bin oyun yüzde 25.37’sini alarak 25 olan milletvekili sayısını 37’ye çıkardı. Bu partinin gerçek zaferi, 11 milletvekili sayısını 3’e düșürerek Katalonya’da marjinal bir partiye dönüșen, Mariano Rajoy bașkanlığındaki hükümet partisisnin muhafazakar oylarını ve Barselona’da sanayi kesiminde çalıșan, İspanyolca konușan (Katalan olmayan), geleneksel olarak Sosyalist Parti’ye (PSC) oy veren ișçilerin oylarını da alarak, bağımsızlık karșıtı oyları birleștirmiș olmasında yatıyor.  

İKİNCİ SÜPRİZ PUIGDEMONT

Bir diğer sürpriz, kullanılan oyların yüzde 21.65’ini alarak 34 sandalye elde eden JpC’nin (Katalonya İçin Birlikte) ikinci olması. Bu partiyi, Katalan Hükümetinin (Generalitat) son bașkanı olan, Brüksel’de sürgünde bulunan Carles Puigdemont kurdu. JpC, Katalan ulusalcısı, Katalan burjuvazinin temsilcisi, İspanya’da demokrasiye geçiș döneminden sonraki dönemlerin genelinde Katalonya’da hükümet etmiș muhafazakar bir partidir.

Puigdemont’un partisi, anketler tersini söylemesine rağmen son hükümet ortağı olan bağımsızlıkçı, sosyal demokrat ERC’den (Cumhuriyetçi Sol Parti) daha fazla oy aldı. Șu anda cezaevinde bulunan ERC lideri ve son Generalitat’ın bașkan yardımcısı Oriol Junqueras yüzde 21.39 oyla 32 milletvekili çıkardı.

Katalonya Sosyalist Partisi (PSC) yüzde 13.88 ile daha önce 16 olan sandalye sayısını bir artırarak 17’ye yükseltti. Son olarak “Catalunya en Comu-Podem” yüzde 7.45 oyla  11 sandalyeden 8’e düșerken, anti kapitalist bağımsızlıkçı CUP yüzde 4.45’lik bir yüzde ile daha önce 10 olan sandalye sayısını 4’e düșürdü. Bu iki parti, özellikle de CUP, seçmenlerin “oylar bölünmesin” yaklașımları sonucu ortaya çıkan kutuplașmanın kurbanı oldu.

Barselona Belediyesi yönetimini elinde tutan Catalunya en Comu, Podemos’un Katalonya kolu ve bağımsızlığı savunmuyor; ancak kendi kaderini belirleme referandumunu savunuyor.

Bu rakamlara göre ise bağımsızlık yanlıları oyların yüzde 48’ini aldı.

BASKILAR VE MANİPÜLASYON İŞE YARAMADI

Bu seçimle gerçekte ortaya çıkan, önemli değişiklikler olmaksızın oyların blokların her birinde yeniden dağılmıș olmasıdır. Bağımsızlık yanlısı partiler, eski yöneticilerinden bazıları sürgünde ya da cezaevinde olmasına, İspanyol medyasının birlik yanlıları, özellikle Ciudadanos partisi lehine çalıșıp sürekli olarak bağımsızlık yanlılarına saldırmasına rağmen mutlak çoğunluğu elde etmeyi sürdüyorlar. Aslında Mariano Rajoy bașkanlığındaki merkezi Madrid hükümetinin, referandum sırasında oy kullananların üzerine polisin salınması, bağımsızlık yanlısı Katalan politikacıların cezaevlerine tıkılması gibi uygulamaya koyduğu saldırgan politikaları bağımsızlıkçılara yaradı.

NE DEĞİŞMEDİ?

Aslında zaferin, emekçi haklarına saldıran, güvencesiz sözleşmeleri yasalaștıran ve çok sayıda insanı ay sonunu getiremediği ücretlere mahkum eden; İspanya nüfusunun üçte birini yoksulluk sınırında yașamaya iten, zenginle yoksul arasındaki uçurumu AB’nin hiç bir ülkesinde olmadığı kadar büyüten, neoliberal politikaları destekleyen muhafazakar partilerin olduğunu söyleyebiliriz. Katalonya sağlık ve eğitim alanında, kamu kesiminde en çok özelleștirmenin hayata geçirildiği özerk bölgelerden biridir.

Kısacası seçimlerin herhangi bir sorunu çözdüğünü söyleyemeyiz. Sorun olduğu yerde duruyor ve yanıtlanmamıș bir çok soru var. Yeniden bağımsızlıkçı partilerden olușan bir hükümet kurulabilecek mi? Bu hükümet tekrar tek taraflı bağımsızlık ilan edecek mi? Madrid hükümeti kendi kaderini tayin hakkına ilișkin bir referanduma razı olacak mı? Katalonya hükümetine karșı olağanüstü önlemler almayı sürdürecek mi? Puigdemont yeniden hükümet bașkanı seçilecek mi? İspanya’ya dönerse hapsedilecek mi?

Sonuç olarak Katalonya’da sandıktan hiç birșeyi değiștirmeyecek olan değișiklikler çıktı.

*Eğitimci

(Çeviren: Hilal Ünlü)

www.evrensel.net
ETİKETLER Katalonya