'Demokrasiden yana olanlar ve olmayanların seçimi'

'Demokrasiden yana olanlar ve olmayanların seçimi'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu seçim ittifakı ile ilgili ‘Tek adamı savunanlar ve demokrasiyi savunanlar’ değerlendirmesi yaptı.

Birkan BULUT
ANKARA

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara'da bir grup gazeteciyle biraraya geldiği kahvaltıda soruları yantladı. Seçimlere ilişkin “tek adamı savunanlar ve demokrasiyi savunanlar” değerlendirmesini yineleyen Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin parti seçimi olmadığını belirterek, bunun demokrasiden yana olanlar ve olmayanların seçimi olacağını dile getirdi. Kılıçdaroğlu, taşeron işçilere kadro için KHK çıkarılmasına ilişkin ise “Taşeron işçiye kadro vereceksiniz de parlamentodaki partiler karşı mı çıkacak?” dedi. 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bir grup gazeteciyle kahvaltıda buluştu. Ankara  Konağı'nda gerçekleşen kahvaltıya CHP Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, Grup Başkanvekili Özgür Özel ve Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar da katıldı. Burada gündeme ilişkin açıklamalar yapan Kılıçdaroğlu, 2017 yılında siyasette gerginliğin yükselişine dikkat çekti. Hükümetlerin eleştirilere açık olarak, ders çıkarmak zorunda olduklarını vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Ama toptancı bir anlayışla muhalefete karşı çıkmak gibi bir anlayışı var hükümetin. Yapılan her eleştiri Cumhurbaşkanına hakaret olarak algılanıyor ve savcılar harekete geçiyor. Ortada bir Cumhurbaşkanı yok ki. Ortada AKP Genel Başkanı var. Cumhurbaşkanı tarafsız olmalı. Vatandaş eleştirince Cumhurbaşkanına hakaretten davalar açılıyor. Yapılan işlemlerin tamamı anayasaya aykırı” dedi. Gazetecilerin, kitle örgütü temsilcilerinin yöneticilerinin, milletvekillerinin hapiste olmasının Türkiye’de demokrasi olmadığı algısını yaratan olaylar olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, 2018 yılının milletvekilleri, gazeteciler, STK yöneticilerinin hapisten çıktığı bir yıl olması temennisinde bulundu. 

‘SIR DEVLETİN DEĞİL ERDOĞAN’IN SIRRI’

Enis Berberoğlu ve Cumhuriyet gazetesi davalarını da değerlendiren Kılıçdaroğlu, “Birilerinin isteği üzerine davaların açılıp karar verildiği bir süreç. Delillerin toplanmadan sonuçlandırılmak istenmesi de öyle. Mit tırları meselesinde defalarca söyledik. Türkiye’den Suriyeye’ye silah gittiğini herkes biliyor. Ortada bir sır yok. Yakalanınca devlet sırrı deniliyor. Devlet sırrı olsa valinin haberi olur. Sır Erdoğan’ın sırrı” diye konuştu. 

Ayrıca gerçek anlamda iktidarın FETÖ ile mücadele ettiğine de inanmadığını belirten Kılıçdaroğlu, parası ve gücü olan insanların tamamının dışarıda olduğunu söyledi. Duruma ilişkin Ahmet Şık’ı örnek veren Kılıçdaroğlu, FETÖ’nün gerçeklerini anlattı diye daha basılmadan kitaplarına el konuldu, hapse atıldı. 15 Temmuz'dan sonra da FETÖcü diyerek hapse attılar” dedi. 

‘OHAL KOŞULLARINDA ERKEN SEÇİM’

OHAL koşullarında yapılacak bir erken seçime ilişkin soruları da yanıtlayan Kılıçdaroğlu, bunun parlamentonun alması gereken bir karar olduğunu ancak şu anda yaşanan fiili durumla tek bir kişinin alacağını söyledi. AKP grubundakilerin, hatta Başbakan  Binali Yıldırım'ın bu konuda hiç iradesi olmadığını kaydeden Kılıçdaroğlu, “Biz yarın erken seçim olacak gibi çalışmalarımızı sürdürüyoruz. OHAL ile hiç kimsenin can ve mal güvenliği yok. Normal hukuk düzenine geri dönülmeli. ‘Nasılsa parlamentoyu devre dışı bıraktık’ deniyor. OHAL böyle devam ettiği sürece Türkiye normalleşmez” dedi.

‘CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİNDE DEMOKRASİ OYLANACAK’

İttifak arayışlarını da değerlendiren Kılıçdaroğlu, “3 seçim var önümüzde. Yerel yönetimler, milletvekilliği ve Cumhurbaşkanı seçimleri. İki anlayış olacak. Biri parlamenter demokratik rejimden yana olanlar diğeri tek adam rejiminden yana olanlar” dedi. Demokratik parlamenter rejimi savunanların medya özgürlüğü, yargı bağımsızlığı, kadın erkek eşitliği gibi sağlıklı demokrasilerde işleyen kıstasları olacağını söyleyen Kılıçdaroğlu, diğer tarafın ise tek adam rejimini savunacağını ifade etti. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin parti seçimi olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, bunun demokrasiden yana olanlar ve olmayanların seçimi olacağını dile getirdi. Demokrasiyi savunacakların içinde ülkücüler, sosyal demokratlar, milliyetçiler, liberaller gibi pek çok kesimin olacağını ifade eden Kılıçdaroğlu, “Bizim hedefimiz yüzde 50+1 değil, en az yüzde 60. Bizim gördüğümüz kadarıyla her parti kendi Cumhurbaşkanı adayını kendisi gösterecek. Birinci turda herhangi bir başarı sağlanamazsa ikinci turda iki taraf tercihlerini yapmış olacaklardır” dedi.

‘ÖNCELİĞİMİZ BARAJIN KALDIRILMASI’

Seçim yasasında çalışma yapıldığını kaydeden Kılıçdaroğlu, henüz netlik kazanmadığını söyledi.  Demokrasiyi güçlendirecekse kendileri açısından bir sorun olmayacağını belirten Kılıçdaroğlu, kendilerinin önceliğinin yüzde 10 seçim barajının kaldırılması olduğunu dile getirdi. Kılıçdaroğlu, “Hem milli irade diyecekler hem de baraj altındaki partilerin meclisteki temsil edilmesini istemeyecekler” dedi. AKP gibi anket yaptırmadıklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, gazetelerdeki anketleri takip ettiklerini ve iktidarın her seçimde kan kaybettiğinin ortada olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin AKP'nin seçim yaptırmama ihtimali sorusuna “Böyle bir seçeneği göze alamayacakları” şeklinde yanıt verdi. 

OHAL komisyonunun vatandaşların AİHM’e başvurmasını engellemekten ibaret bir komisyon olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, “Hükümetin atadığı bürokratlardan oluşuyor. İktidar karar almalarına izin vermiyor. İktidar ‘bekleyin’ diyor bunlar da bekliyor. AİHM ise komisyona iç hukuk yolunun tüketilmesi gereken bir şey olarak gördü” dedi.

‘TAŞERONA KADRO VERDİNİZ DE KARŞI MI ÇIKTIK’

Taşeron işçilere kadronun KHK ile getirileceği tartışmalarını da değerlendiren Kılıçdaroğlu, bir milyonu aşkın taşeron işçi olduğunu ve ömür boyu asgari ücrete mahkum olduklarını söyledi. Kılıçdaroğlu , “Sendikalı bir işçi hangi haklara sahipse o haklar verilmeli. Yani kadro verilmeli. KHK ile gelmesi başlı başına bir sorun. Taşeron işçiye kadro  verdiler de parlamentodaki partiler karşı mı çıkacak. Aksine dört parti de destekleyecek, varsa bir eksiğini söyleyecektir” diye konuştu.

'SANIRIM SOYLU BİZE GELMEK İSTİYOR'

Kılıçdaroğlu, son günlerde  İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile arasındaki tartışmalara ilişkin soruya esprili bir yanıt verdi. “Ne iş yapıyor? İçişleri bakanı mı? Mafya ağzıyla konuşan kimse İçişleri Bakanı olamaz” diyen Kılıçdaroğlu Soyl'nun Akp'ye geçmeden önce Erdoğan hakkındaki ağır eleştirlerine atıfta bulunarak. “Sanırım bize gelmek istiyor, çünkü AKP'ye de böyle gitmişti. Ama bizim kapımız kapalı” dedi. (Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net