Irak ve İran’la da sıfır ilişkiye doğru

Irak ve İran’la da sıfır ilişkiye doğru

Irak Hükümet Sözcüsü Ali Debbağ, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Bağdat’ı bilgilendirmeden Irak’ın kuzeyindeki Kerkük kentini ziyareti sonrası Türkiye ile ilişkileri gözden geçirme kararı aldıklarını söyledi. Debbağ yaptığı yazılı açıklamada, Irak hükümetinin Türkiye ile ikili

‘ARABULUCULUĞA HAZIRIZ’

Türkiye ile Irak arasında arabuluculuk yapma teklifi ise sürpriz bir ülkeden geldi. Suriye krizi nedeniyle karşılıklı sert açıklamaların yapıldığı İran, Türkiye ve Irak arasında arabuluculuğa hazır olduğunu açıkladı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ramin Mihmanperest, Türkiye ile Irak arasında yeni bir kriz istemediklerini belirterek “Her tür yanlış anlaşılmanın giderilmesine yardımcı olmaya hazır olduklarını” bildirdi. Mihmanperest, bölge şartlarının yeni bir krize hazır olmadığını belirterek İran’ın, Türkiye-Irak ilişkilerinde yeni bir kriz oluşmasını istemediğini vurguladı. Fars Haber Ajansının, “Türkiye’nin Irak eski Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık El Haşimi’ye daimi ikamet izni vermesi ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Bağdat’la koordineli olmadan Irak’ın Kerkük ve Erbil kentlerini gezmesi gibi Irak’ın itirazına yol açan girişimlerin Türkiye-Irak ilişkilerinde yeni bir krizin patlak vermesine sebep olup olmayacağı” sorusuna Mihmanperest “Bölge şartları halen yeteri kadar gergin. Dolayısıyla bölge halkları ve hükümetleri yeni bir krizi kabullenemezler” karşılığını verdi. Mihmanperest, Türkiye’nin, bugüne kadar İran gibi Irak’ın toprak bütünlüğü konusunu savunduğuna dikkat çekerek “Buna göre Ankara da, Irak’ın ulusal hakimiyetini tezyif edecek her tür girişime karşı” şeklinde konuştu. İran’ın bu iki komşusu Türkiye ve Irak’la çok iyi ilişkiler içerisinde olduğunu vurgulayan Sözcü, “Dolayısıyla bu iki ülkenin ilişkilerinde yeni bir krizin belirmesini asla istemiyor. Buna göre, her tür yanlış anlaşılmanın giderilmesine yardımcı olmaya hazır olduğumuzu ilan ediyoruz” dedi. (DIŞ HABERLER)


DAVUTOĞLU: İRAN İLİŞKİLERE ZARAR VERİYOR

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, son dönemlerde İran’da bazı yetkililerin yaptığı açıklamaların zarar verici olduğunu belirterek, Türkiye ve İran gibi köklü iki devlet geleneğine sahip ülkelerin yetkililerinin açıklama yaparken bir çok kere düşünmesi gerektiğinin altını çizdi. Suriye’de dökülen kanın sorumlusunun birinci derecede Suriye yönetimi olduğunu vurgulayan Davutoğlu, “Bu konuda sorumluluğu başka yerde aramanın bir anlamı yoktur” dedi. Davutoğlu, “İran’dan Suriye’de Ramazan ayında akan Müslüman kanını da göz önüne alarak açık ve net bir tutum takınmasını beklemek bizim hakkımızdır” uyarısını yaptı. Davutoğlu, Başbakan Erdoğan’ın eşi Emine ve kızı Sümeyye Erdoğan ile birlikte Myanmar’a hareket etmeden önce Esenboğa Havalimanı’nda yaptığı basın toplantısında, Myanmar’da yaşanan yoğun gerilimler çatışmalar konusunda uluslararası topluma ulaşan bilgilerin çok çelişkili olduğunu belirterek, “Öncelikle şu anda bizim oradaki hedefimiz bütün bu olayların arka planındaki sebepleri incelemekten daha çok bir an önce oradaki insanlara bu yardımların ulaşmasını temin etmek” dedi. Davutoğlu, bölge ülkeleriyle ve İslam İşbirliği Teşkilatı ile de yakın temaslarda bulunduklarını ifade ederek, “Buraya insani yardım ulaştırmak için her türlü çabayı göstermeye kararlıyız” görüşünü dile getirdi. İran ile yaşanan son gelişmelere ilişkin bir soruya ise Bakan, Türkiye’nin Suriye konusunda da bölgedeki gelişmeler konusunda da tutumu ve ilkelerinin açık olduğuna dikkat çekerek, “Türkiye-İran ilişkileri köklü tarihi ilişkilerdir. Ancak son dönemlerde İran’da bazı yetkililerin yaptığı açıklamalar sadece Türkiye-İran ilişkilerine değil İran’ın uluslararası alanda yürüttüğü diplomasi açısından da zarar verici açıklamalardır” yanıtını verdi. Davutoğlu, resmi görevdeyken İranlı yetkililerden gelen açıklamaların kabul edilemez olduğunun altını çizerek, “Görüş ayrılıklarımız olabilir her ülke arasında görüş ayrılığı olur. Ama her şeyden önce Türkiye ve İran gibi köklü iki devlet geleneğine sahip ülkelerin yetkililerinin açıklama yaparken bir çok kere düşünmeleri bu açıklamaları ciddi bir süzgeçten geçirmeleri gerekir. Bu konu açık bir şekilde Sayın Salihi’ye dostane bir şekilde kendisine açıklandı” dedi. Suriye konusunda da Türkiye’nin tutumunun açık olduğunu ve Türkiye ile İran arasında görüş ayrılıklarının olduğunu ifade eden Davutoğlu, İran Genel Kurmay Başkanı Tümgeneral Hasan Firuzabadi’nin Suriye’de akan kandan Türkiye’yi de sorumlu tutmasına karşılık, Suriye’de dökülen kanın sorumluluğunun birinci derecede kendi halkına karşı silah kullanmayı tercih eden Suriye yönetimi olduğunu iddia etti. Davutoğlu, “Bu konuda sorumluluğu başka yerde aramanın bir anlamı yoktur. İran’ın da bu konuda artık bölgedeki değişimleri de gözeterek ve Suriye’de Ramazan ayında akan Müslüman kanını da göz önüne alarak açık ve net bir tutum takınmasını beklemek bizim hakkımızdır. Bunu yapmayıp sorumluluğu Türkiye’de başka ülkelerde aramaya dönük açıklamalar hiç bir şekilde yapıcı sonuçlar doğurmaz” ifadelerini kullandı. Suriye’de kaçırılan İran vatandaşları konusunda da Türkiye’nin tutumunun ilkesel olduğunu belirten Davutoğlu, “Dünyanın neresinde olursa olsun insani bir durum söz konusuysa yardımda bulunuruz, katkıda bulunuruz” diyerek, “Türkiye, siyasal sorunlarla insani sorunları ayırt eden ahlaki bir tutumu her zaman benimsemiştir” ifadelerini kaydetti Tahran’da yapılacak Suriye ile ilgili uluslararası toplantıya ilişkin bir soruya ise Ahmet Davutoğlu, resmi davetin ulaştığını ancak uluslararası toplantıların yapılması kadar formatı ve hedeflediği amaçların da önem taşıdığı yanıtını verdi. (DIŞ HABERLER)

www.evrensel.net