Ekim Devrimi'nin 100. yılı İstanbul'da şenlikle kutlandı

Emek Partisinin Ekim Devrimi'nin 100. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında düzenlediği şenlikte 'Barbarlık yenilecek işçi sınıfı kazanacak' dendi.

Emek Partisi, Ekim Devrimi’nin 100. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Bostancı Gösteri Merkezi’nde şenlik düzenledi. “Sosyalizm geçmiş değil gelecek” sloganıyla düzenlenen şenlikte, “Barbarlık yenilecek, işçi sınıfı kazanacak” dendi. Şenlikte yapılan konuşmalarda işçilerin iş cinayetlerinde can vermediği, sömürünün olmadığı, kadınların öldürülmediği, gençlerin gelecek kaygısı duymadığı, barış isteyenlerin kana bulanmadığı, halkların kardeşçe yaşadığı bir dünya için mücadeleyi yükseltme çağrısı yapıldı. Şenlikte Emek Barış Korosu, Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu, Luxus ve Hüsnü Arkan sahne aldı.

Saygı duruşu ve devrim marşlarıyla başlayan şenlikte sık sık “Yaşasın devrim ve sosyalizm”, “Barbarlık yenilecek işçi sınıfı kazanacak”, “Yusuf, Hüseyin, Deniz sürüyor sürecek mücadelemiz”, “Gençlik gelecek, gelecek sosyalizm” sloganları atıldı. 

Salona “Bütün ülkelerin işçileri ve ezilen halkları birleşin”, “Yaşasın işçi sınıfının iktidarı”, “Kadın olmadan devrim olmaz, devrim olmadan kadın kurtulmaz”, “Yaşasın Türk ve Kürt halklarının eşit, özgür birliği” ve “Ütopya değil gerçek, Ekim Devrimi 100 yaşında” pankartları asıldı. 

SEMA BARBAROS: YÜZ YIL SONRA YENİ EKİMLERE

Şenliğin açılış konuşmasını Emek Partisi İstanbul İl Başkanı Sema Barbaros yaptı. “Bizim bir hikayemiz var; geçmişin yad edilmediği, gerçekliğinden şüphe etmediğimiz” diyen Barbaros şöyle konuştu: Bizim bir hikayemiz var. Sabahın erken saatlerinden gecenin kör saatlerine kadar işçilerinin çalışmadığı, güvencesiz çalışmanın ne demek olduğunun bilinmediği, iş cinayetlerine her saat, her gün yenisinin eklenmediği. Bizim bir hikayemiz var; insanların evsiz kalmadığı, insan yaşamının hiçe sayılmadığı, gece biterken aç yatmadığımız, Ankara’da barış güvercinlerimizin kana bulanmadığı. Barışı tüm halklara getirmeye andımız var çünkü yoldaşlara verilmiş sözümüz var.

Konuşmasına kadın cinayetlerini ve genç işsizliğini hatırlatarak devam eden Barbaros, “Her işçi grevinde, emekçi semtinde, üniversite ve lisede, gençlerin, kadınların el ele tutuştuğu, halkların barış güvercinleri uçurduğu o hikaye, 100 yıl sonra bugün yeni ekimlere yürüyor” dedi. 

'İSRAİL’LE İŞ TUTARAK FİLİSTİN SAHİPLENİLMEZ'

Daha sonra konuşmasını yapmak üzere sahneye çıkan Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan, hükümetin Filistin açıklamalarına tepki göstererek “İsrail’le iş tutarak sahiplenme olmaz. ABD ile Rusya arasında gidip gelerek anti emperyalist olunmaz. Bu söylemler halkı kandırmaya dönüktür” dedi.

AKP’nin iktidar olurken yoksulluğun, yolsuzluğun, yasakların biteceğini söylediğini, halktan böyle destek aldığını dile getiren Gürkan, geçen sürede bu sözlerin hiçbirinin tutulmadığını, yalan siyaset ve kara propagandanın siyasal tercih olduğunu kaydetti. Hükümetin Kudüs’ü sahiplenmesinin de ikiyüzlüce olduğunu ifade eden Gürkan, “İsrail’le iş tutarak sahiplenme olmaz. Sahiplenmenin nasıl olması gerektiğini görmek istiyorsanız ‘68 gençliğine bakın, Denizlere bakın. ABD ile Rusya arasında gidip gelerek anti emperyalist olunmaz, Bir kere daha anlatalım, anti emperyalist olmak demek ABD’nin, Rusya’nın, bütün emperyalist kampların dayatmalarını yerle bir etmek demektir. NATO gibi savaş örgütlerinin ülkeden defolmasını sağlamaktır. Bu sömürü sisteminin bir parçası olarak ülkede açılan üslerin kapatılması demektir. Sadece söylem, yalandan ibarettir. Bu söylemler halkı kandırmaya dönüktür” dedi.

Erdoğan’ın Deniz Gezmiş’e benzetilmesine de tepki gösteren Gürkan, şöyle devam etti: Denizleri gençlere sormak lazım, gençler Deniz’i 6. Filo’ya karşı mücadele üzerinden tarif eder. Onların tarihlerinde ise yıkım vardır, savaş vardır, sömürü vardır, ülkeyi adeta emperyalizmin sömürü alanı haline getiren Menderesler, Demireller, Özallar vardır. Erdoğan da onların takipçisidir. Bizim tarihimiz Kavel’e, 15-16 Haziran Direnişi'ne, Zonguldak madencilerinin yürüyüşüne, TEKEL işçilerinin, metal işçilerinin isyanlarına, cam işçilerinin kararlılığına, Denizlere, Erdallara, Memet Kılınçlaslanlara yaslanır. Kapitalizmin yıkılacak olan bütün çürümüşlüğünü, AKP siyaseti içinde barındırmaktadır. Bu çürümüşlük mutlaka yıkılacaktır. Sosyalizm onların kabusu olmaya devam edecektir, bütün ezilenlerin geleceğini aydınlatacaktır. Biz yeniden kazanacağız, Sosyalizm yeniden kazanacak.

'İÇİNE DÜŞTÜĞÜMÜZ KARANLIĞI AYDINLATACAK, YÜZ YILLIK İŞÇİ DEVRİMİNİN IŞIĞI, ÖNDERLİĞİDİR'

Yazar Adnan Özyalçıner, sözlerine işçileri, emekçileri selamlayarak başladı. "Bugün içine düştüğümüz karanlığı aydınlatacak, yaşadığımız haksızlıklara, adaletsizliklere, zorbalığa, özgürlüksüzlüklere dur diyebilecek olan yüz yıllık işçi devriminin ışığı, önderliğidir" diyen Özyalçıner, sözlerini şöyle sürdürdü: Barışın egemen olduğu, el emeği göz nuru ile yaratılan uygarlığın her türlü getirisinin bütün yararlılıkları, güzellikleri, zenginliklerinin eşitçe bölüşükdüğü, savaşsız, sömürüsüz, özgür bir dünyanın, sapına kadar demokrat olacak bir dünyanın kurulmasında işçi sınıfının yüz yıllık kavgası kavgamızdır artık. Öyledir. Öyle olmak zorundadır. Hep birlikte...

Özyalçıner, sözlerine Şair Sennur Sezer'in "Sabah Türküsü" şiirini okuyarak son verdi.

'YAŞASIN İŞÇİLERİN BİRLİĞİ'

Son konuşmayı Maltepe Belediyesi İşçisi Ali Sönmez gerçekleştirdi. Sönmez, "Gelmiş geçmiş iktidarlar işçilerin sorunlarını çözmek yerine daha çok sorunlar çıkardılar. Şu an yaşadıklarımız gibi. Şimdi de kazanılmış haklarımıza göz dikildi. Kıdem tazminatı olmak üzere birçok hakkımız elimizden alınmak isteniyor. Biz işçiler artık buna son vermek zorundayız. Patronların elinde yatlar, katlar var. Bizim hiçbir şeyimiz, kaybedecek hiçbir şeyimiz yok ama kazanacak çok şeyimiz var. Yaşasın işçilerin birliği" dedi.

DAYANIŞMA VE KUTLAMA MESAJLARI OKUNDU

Şenlikte kürsüden okunan mesajlardan bazıları şöyle:

Aydın Engin (Cumhuriyet Gazetesi yazarı): Paris Komünü 146 yaşında. Dersler çıkardık, çıkarıyoruz. Ekim Devrimi 100 yaşında. Çok ders çıkardık, çıkarıyoruz.

Şükrü Erbaş (Şair): Sonsuza kadar sürecek bu devrim. Ekim Devrimi, ne bir başına siyasi bir devrimdir ne de bir başına ekonomik devrim. Bunların odağında kültür devrimidir. O güne kadar tarih, edebiyat, felsefe insanı ve dünyayı anlamaya çalıştı, yorumlamaya çalıştı, bu çabalar sonucu bir eleştiri de gelişti. Ama insanı, dünyayı dönüştürme, yeniden kurma ve yaratma Ekim Devrimi ile insanın meselesi ve edebiyatın felsefesi haline geldi. Ekim Devrimi sonsuza kadar sürecek bir kültür devrimidir.

Mahmut Temizyürek (Şair-Yazar): Ekim Devrimi, insanlık tarihinin en büyük hamlesiydi; şu ya da bu nedenle sönümlendi. Ama ne gam; bu devrimin adandığı ütopya bugün apaçık bir gerçekliğe somut bir zorunluluğa dönüştü. Bize düşen doğanın ve insanın tek umudu olan bu büyük idealin ebesi olmak. Yaşasın dünya sosyalizmi.

Ercan Karakaş (Siyasetçi): Ekim Devrimi siyasi bakımdan 20. yüzyılın dönüm noktasıydı. Dünyada o güne kadar geçerli olan politik güçler dengesini tamamen değiştirdi. Özgürlük, eşitlik, kardeşlik ve barış ilkelerinin yaşama geçmesi için tarihi bir adım olarak değerlendirildi. Sosyalizmin öldüğünü, solun bittiğini ileri sürenler yanılıyorlar. 1991'den bu yana yaşananlar; ekonomik, siyasi, ekolojik krizler ve savaşlar, çıkış yolunun solda olduğunu gösteriyor.

Mustafa Köz (Şair-Yazar): Yeryüzü devrimlerinin eşsiz şiiri Ekim Devrimi, insanın özgürlük ve eşitlik tutkusuyla 100 yıldır sürüyor ve büyüyor. İnsanlığın emek savaşımı, sosyalizme bağlılığı, halkların biricik kurtuluş yolu hâlâ. Sovyet halkının 100 yıl önce tutuşturduğu çoban ateşi yeryüzünün her yerinde yanıyor şimdi.

Akın Birdal (Siyasetçi): Ekim Devrimi, özgürlüğün doğuşudur. Ekim Devrimi, aynı zamanda büyük insanlığın umudunun ve geleceğinin de doğuşudur.

Şenlikte ayrıca İspanya Komünist Partisi ML'nin temsilcisi Raul Marco'nun görüntülü mesajı gösterildi. (İstanbul/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 18 Aralık 2017 13:35
www.evrensel.net