Hayaller ve hayatlar: Piyangodan 61 milyon lira size çıksa?

İstanbul Şirinevler’de halka 2018’den beklentilerini, piyango hayallerini ve hali hazırda yaşadığı gerçeği sorduk.

Cem ŞİMŞEK
Görkem KINACI
İstanbul

2018’e sayılı günler kaldı. İstanbul’un en kozmopolit meydanlarından biri olan Şirinevler’de hem piyango bileti satanlara hem de vatandaşa mikrofon uzattık; bilet satışlarını, 2018’den beklentilerini, yaşadıkları hayatı anlatmalarını istedik. Gelen yanıtlar hayallerle yaşanan hayatlar arasındaki makası gözler önüne serdi. Vatandaşın kimi parayı bulunca ülkeden kaçmayı düşünüyor; kimi kira borcu altında ezildiğinden ev almak istiyor. Kimileri ise bilet fiyatlarının pahalılığından yakınıp bilet almaya bile parası olmadığını söylüyor.

‘EV ALACAK KADAR OLSA YETER’

Piyango bileti tezgahı çevresinde beklerken çeyrek bilet alan bir kadına uzatıyoruz mikrofonumuzu. ‘Çıkarsa?’ diye sorduğumuzda ‘Çok para çıkmasın, ev alacak kadar olsa yeter’ diyor. Kirada oturduğunu söyleyen kadın, aylık 800 lira kira ödediğini faturalarla bu rakamın 1000 liraya kadar çıktığını söyledi.

2018’DEN BEKLENTİ ASGARİ ÜCRETİN YÜKSELMESİ

Mikrofon uzattığımız bir genç ise; 2018’den beklentisinin asgari ücretin artırılması olduğunu söylüyor. Asgari ücretin 1400 lira olmasını çok saçma bulan genç; ‘Ne kadar olmalı?’ sorusunu 1800-1900 lira diye yanıtlıyor. Ekmeğe, vergiye her şeye zam geldiğini söyleyen genç, “Ama asgari ücret 1400” dedi.

Omzunda halıfleksle yürüyen bir genç yaklaşıyor yanımıza; ve merakla soruyor: “Ne konuşuyorsunuz?” Röportaj sırasında işçi olduğunu anladığımız gence piyango bileti alıp almayacağını ve ikramiye çıkarsa ne yapacağını sorduk. “Belki bir ev alırım, işyeri açarım” diyen genç; röportajın devamında aylık 1000 liraya kirada oturduğunu söyledi. Genç işçinin ‘Çıkmazsa ne yapacaksın?’ sorusuna yanıtı daha dikkat çekiciydi: “Normal asgari ücretle yaşamaya devam edeceğim.” Asgari ücret tartışmalarını sorduğumuz genç işçi de diğer genç gibi “1800-1900 olmalı” dedi. “1000 lira kira öderken bu para yetecek mi?” sorusunu ise şöyle yanıtladı: “Yetmiyor, yetmez...”

BİLET ALACAK PARASI BİLE YOK

Üniversiteden mezun olmuş atama bekleyen üç kişilik genç grubun yolunu kesiyoruz. 2018’den beklentilerini sorduğumuzda atama beklediklerini söylüyorlar. Sağlık mezunu 20 bin gencin atama beklediğini söyleyen gençler, “En azından bir kısmı atansa...” diyor.

Büyük ikramiyeyi sorduğumuz genç üniversite mezunlarından biri arkadaşını işaret ediyor ve “Bayram’la tatile giderim” diyor. Genç işsizin “Bu yıl tatile çıktın mı?” sorusuna yanıtı ise “Yok, bu yaz çıkamadım” oluyor. Ardından hemen Bayram’a dönüyoruz. Bayram, bilet almak istediğini ama hali hazırda yaşadığı maddi sorunlar nedeniyle muhtemelen alamayacağını söylüyor. “Peki 61 milyonun olsa?” diye sorduğumuzda aldığımız yanıt oldukça fantastik: “Her halde krallık falan kurardım.” Bu ‘ütopik’ hayali biraz daha somutlaşmasını rica ettiğimizde ise bu dönemde iş yeri kurmanın riskli olduğunu söylüyor ve en garantisinin gayrimenkul yatırımı olduğunu düşünüyor. “Kirada mı oturuyorsun?” sorusuna yanıtı ise şöyle: “Ben arkadaşlarda misafir olarak kalıyorum. Halimiz o derece yani...”

HİÇ YURT DIŞINA ÇIKMAMIŞ, HAYALİ TÜRKÎ CUMHURİYETLERİ GEZMEK

Orta yaşı biraz geçkin bir ağabeye yöneliyoruz. “Büyük ikramiyeyle ne yaparsınız?” sorusu karşısında önce bir şaşırıyor ve “Kendin için mi?” diye yanıtlıyor. Sonrasında gelen yanıtsa şöyle: “Fazla bir şey yapmazdım, Türkî cumhuriyetleri gezmek isterdim” diyor. Devamındaki sorumuz üzerine öğreniyoruz ki bu ağabeyimiz bugüne kadar hiç yurt dışına çıkmamış.

KİMİSİNİN HAYALİ PARAYI BULUP SIRRA KADEM BASMAK

Yine bilet tezgahında kazı-kazan oynadıktan sonra yanına gittiğimiz orta yaşlı bir kadın, büyük ikramiyenin kendisine çıkması durumunda parayı alıp kaçacağını söylüyor. ‘Nereye kaçacaksınız?’ diye yönelttiğimiz soruya “Amerika’ya...” diye yanıt verirken de hızlıca uzaklaştı. Yine benzer yaş grubundan bir başka kadın ise bilet almayı düşünmediğini söylüyor. Gerekçesi ise ilginç: “Zengin olmak istemiyorum, çünkü mutluluk bozuluyor.”

HAYALİNİ SORDUK, BORÇLARI SIRALADI

Emekli bir esnaf kadın da uzattığımız mikrofonu geri çevirmiyor ve başlıyor anlatmaya. Henüz bilet almadığını söyleyen kadın, “Para çıkarsa...” diyor ve peşi sıra sayıyor borçları: “Vergi borcum var. Muhasebeciye 10 yıldan beri 5 kuruş vermemişiz, onla helalleşelim. Dededen para almıştık, döviz, o parayı ödeyeyim... Borçlar bekliyor ama ödeyemiyoruz, para yok pul yok.”

Bağ-Kur emeklisi olduğunu söyleyen kadın, 1000 lira aylık aldığını onun da dükkana gittiğini söylüyor. “Peki geçim?” diye yönelttiğimiz soruya ise “Geçimi sağlayabilsek Bağ-Kur girmezdi dükkana. Demek ki kazanmıyoruz. Bir de bankadan para çektik” diye isyan ediyor.

Üniversite için Van’dan İstanbul’a gelen genç bir kadın ise “İstanbul büyük bir şehir, ne kadar şansım var bilmiyorum ama alırım, belki zengin olurum” diyor. Büyük ikramiyeyle ne yapacağı sorusuna ise şöyle yanıt veriyor: “Ev alırım, o kadar para çıkarsa bir sürü inek alırım” diyor. Ayda ne kadar süt tükettiğini sorduğumuz sorusunu pas geçiyor; “Ya et?” diye sorduğumuzda ise “Burada yiyemiyorum, ya eşek eti, ya at eti kim yer” diye güvensizliğini dile getiriyor.

‘2018’DE ÖNCE ÜLKEDEKİ SAVAŞ BİTSİN’

Meydanda mikrofon uzattığımız bir başka ağabey ise 2018’den en büyük beklentisini şöyle özetliyor: “Bizim beklentimiz bütün dünya insanları için, güzel şeyler olsun istiyoruz. İlk önce ülkemizdeki savaş ortamının bitmesini bekliyorum.” Piyango biletine de karşı olduğunu söyleyen ağabey, yılbaşı biletlerinin insanları avutma amacı taşıdığını düşünüyor. “Peki sizce bu kadar insan neden yılbaşı biletine rağbet ediyor?” diye sorduğumuzda ise ülkenin içinden bulunduğu ekonomik tabloyu anlatmaya başlıyor: “Ülkede hiçbir şey düzenli gitmiyor. Yani işsizlik vs... İnsanlar umut ediyor. Hayal dünyasını süslemek için...”

BİLET FİYATLARI GEÇEN YILLA AYNI, SATIŞLAR DÜŞÜK

Bilet tezgahlarına da mikrofon uzatmayı ihmal etmedik. Bilet satıcıları bilet fiyatlarının geçtiğimiz yılla aynı olduğunu ancak satışların yaklaşık yüzde 40 daha düşük olduğunu söylüyor ve ay sonuna doğru artış olmasını umuyor. Bilet satıcılarına göre düşüşün gerekçesi ekonomideki kötü gidişat. En çok çeyrek bilet satıldığını söyleyen bilet satıcıları, bunu iki şekilde gerekçelendiriyor. Bir ikramiyenin çeyrek bilete daha çok çıkması; iki ve daha önemlisi ise insanların yarım ve tam bilet fiyatlarını ödemekte güçlük çekmesi. Meydandaki küçük tezgahında sattığı biletlerle geçimini sağlamaya çalışan bilet satıcılarının vatandaşa sitemi de var: “Akşama kadar Nimet Abla’nın önünde bekliyorlar. Oradan çıkacağı ne malum. Kaç yıldır oradan çıkmadı. Biz akşama kadar burada bekliyoruz, ekmeğimizi çıkaramıyoruz.”

Son Düzenlenme Tarihi: 15 Aralık 2017 04:46
www.evrensel.net