Barış akademisyeni hakim karşısında

Barış akademisyeni hakim karşısında

'Bu suça ortak olmayacağız' bildirisine imza attığı için hakim karşısına çıkan Prof. Dr. Melda Tunçay, ‘İnsancıl bir düşünce ile imzaladım’ dedi.

Marmara Üniversitesi’nden emekli Prof. Dr. Melda Tunçay, "Bu suça ortak olmayacağız" bildirisine imza atığı için hakkında "örgüt propagandası yapmak" iddiasıyla Çağlayan'da bulunan İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan dava kapsamında hakim karşısına çıktı. Prof. Dr. Tunçay ile avukatlarının hazır bulunduğu duruşmaya, çok sayıda kişi izledi. Kimlik tespiti ile başlayan duruşmada önce iddianame okundu. 

TUNÇAY: İNSANCIL BİR DÜŞÜNCE İLE İMZALADIM

Ardından savunma yapan Prof. Dr. Tunçay, "Bu metni Barış İçin Akademisyenler adıyla internette gördüm ve imzaladım. Bu metni imzaladığım süreçte Güneydoğu'da yaşanan gelişmeler vardı. Bölgede yaşananlara dair birçok fotoğraf internette yer alıyordu. Bu bende büyük bir üzüntü oluşturdu. Bu bildiriyi imza atarak devlete çözüm sürecine geri dönmesi çağrısında bulundum. Suç olacağı aklıma gelmedi. Benim muhatabım devlettir. Başka da hiç bir yapıyı muhatap almadım. Bir örgütün propagandasını yapmak asla aklımdan geçmedi. Ben yalnızca imza atan bin 28 kişiden biriyim. Tamamen insancıl bir düşünce ile imzaladım" dedi.

AVUKAT'TAN SAVCIYA: TAHİR ELÇİ'Yİ BU SORU ÖLÜME GÖTÜRDÜ

Avukatın savunmasının ardından söz alan iddia makamında bulunan savcı ise, Tunçay'a "PKK terör örgütü müdür?" diye sordu. 
 
Avukat Yeniaras, bu sorunun hukuki bir soru olmadığını belirterek itiraz etti. Bunun üzerine savcı, Mahkeme Başkanı'na dönerek, "Avukat hanım müdahale etmesin" demesi üzerine Mahkeme Başkanı avukata müdahale etmemesini söyledi. Savcının sorusunu tekrar etmesi üzerine Tunçay, "Siyasal bilimci değilim. Bildiriyi barış çağrısı olarak algıladım. İnsancıl bir duyarlılıkla imzaladım" diye yanıt verdi. 
 
Savcının tekrar aynı soruyu sorması üzerine Avukat Yeniaras, "Biz yasaya uygun davranıyoruz. Keyfiyete göre değil" diyerek bir kez daha soruya karşı çıktı. 
 
Avukat Mehmet Ümit Erdem ise, savcı tarafından yöneltilen bu soruya dair "Anayasa 205/2 maddesi uyarında hiç kimse düşünce ve kanaatini açıklamaya zorlanamaz. İddianamede de herhangi bir örgütten bahsedilmemektir. Tahir Elçi'yi ölüme götüren soru bu sorudur" dedi.

SAVCI: SEYİRCİ MİSİNİZ AVUKAT MISINIZ?

Seyirci sıralarından da itiraz seslerinin yükselmesi üzerine savcı, Mahkeme Başkanı’na dönerek "Seyircilerin davaya müdahale etme durumu var mı?" diye sordu. Başkanın seyircilere müdahale etmesi üzerine savcı, "Seyirci misiniz, avukat mısınız" diyerek tepki göstermeye devam etti.

Bildiride bulunduğu belirtilen "planlı ve kısıtlı kıyım", "bölge halklarına karşı uyguladığı katliam", "sürgün politikaları" ifadelerini hatırlatan savcı, Tunçay'a bu kez "Türkiye Cumhuriyeti Doğu ve Güneydoğu'daki halklarında katliam ve sürgün mü yapıyor?" diye sordu. 

Tunçay ise soruyu, "Yazılanlara kelimesi kelimesine katılamam. Ama barış istediğine inandığım için imzaladım" şeklinde yanıtladı.

Ardından duruşmaya ilişkin mütalaasını sunan savcı, dosyaya ani ve arazi görevlendirilmesinden kaynaklı dosyanın kendilerine tebliğ edilmesini talep etti. Bu talebi kabul eden mahkeme, duruşmayı 5 Nisan 2018'e erteledi. (İstanbul/MA)

www.evrensel.net