KODA'da yurttaşın düşman edilmesinin sonuçları tartışıldı 

KODA'da yurttaşın düşman edilmesinin sonuçları tartışıldı 

Kocaeli Dayanışma Akademisi Çarşamba Seminerleri'nde Nilgün Toker 'Haklardan soyulmak: Yurttaşın düşman edilmesinin sonuçları' başlıklı sunum yaptı.

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Kocaeli Üniversitesi'nden (KOÜ) ihraç edilen akademisyenlerin kurduğu Kocaeli Dayanışma Akademisi (KODA) 2017/18 akademik yılında derslerine devam ediyor. Eğitim-Sen Kocaeli Şube binasında düzenlenen derse bu hafta Ege Üniversitesi'nden ihraç edilen Nilgün Toker konuk oldu. 

"Haklardan soyulmak: Yurttaşın düşman edilmesinin sonuçları" başlıklı sunumunu yapan Toker, "İnsan haklarının tarihi, büyük bir sınıf mücadelesinin tarihidir" diyerek sözlerine başladı. Bugünkü koşullarda kavramının önemli olduğunu belirten Toker, "Bugünkü istibdat koşulları altında yine de hak kavramını konuşmayı tercih ediyorum. Aslında modern devlette hak dediğimiz şeyin bir sınırı yok. Herkesin hak taşıyıcısı olduğuna dair bir bilinç vardır. Hiç kimse bir kimsenin eşitliğini bozacak hakka sahip değildir. Eşitsizlik yaratan her eylem bir şiddet içerir" dedi. 

Hakların doğal ve giydirilmiş olarak iki çeşit elden alındığını belirten Toker, "Türkiye'de doğal haklarımız elimizden alınıyor, soyuluyoruz. Giydirilmiş haklarımızı da üzerimizden çıkartıyorlar, yine soyuluyoruz. Bu da hırsızlık aslında. Türk devleti modernleşmenin başından itibaren bir ortak çıkar için örgütlenmiş bir yapının devlete el koymasıyla oluştu. Türkiye Cumhuriyeti devleti hala böyle bir yapıda oluşmuş çete devletidir ve hala da bir modern devlettir" ifadelerini kullandı. 

Kocaeli Dayanışma Akademisi (Evrensel)

'BÖYLE BİR ORTAMDA MÜZAKERE OLAMAZ'

Bu ortamda hukukun, düşman ceza hukukuna dönüştüğünü vurgulayan Toker, "Böyle tarif ettiğimizde ortada modern bir devlet yok. Modern devlet kendi ceza hukukunda bile bireyi, birey olmaktan çıkartamaz. Böyle bir ortamda müzakere olmaz. Devlet bizzat kendi diliyle toplumunun bir kısmını düşmanlaştırırıyor. Devlet kendi sınırlarını içince bir kısım yerleri düşman bölge olarak tarif ediyor, ona göre hareket ediyor. Bu ortamda hukuk, düşman ceza hukukudur. Hukuk buna dönüşmüş durumda. Böyle bir yapı, modern devlet değildir. Bir iradenin kararı, yasanın yerine geçmiş durumda. Bunun adı diktatöryel faşizm" dedi. 

Ne yapmalı sorusuna cevap da veren Toker, "Bir insan hakları savunucusu olarak ne yapmalı sorusunu sormalıyım. Siyasal ve sivil alan kapalı, müzakere durumu da yok. Toplum ayrıcalıklılar ve mağdurlar olarak iki gruba ayrılmış durumda. Mağduriyet durumundan hızla çıkıp, kendimizi hak mücadelesi alanıma atmamız lazım. Burada siyasal bir alan oluşturmamız gerek. Toplumun yeniden ortak adalet duygusuna kavuşturulması lazım. Kendi odamızdan çıkmamız, diğerinin mağduriyetini görmemiz lazım. Zalimi görmemizi sağlamak için başka mağdurları görmemiz lazım. Yüzleşmemiz, hesaplaşmamız lazım ama bütün bunlar için siyaset lazım" dedi. 

Seminer, soru cevapların üzerinde yaşanan tartışmanın ardından son buldu. (Kocaeli/EVRENSEL)
 

www.evrensel.net