Kürt gençliği umudunu yitirmiyor!

Kürt gençliği umudunu yitirmiyor!

Suriye’nin kuzeyinde Kürtlerin kendi kaderini tayin hakkını kullanma yönünde attıkları adımlarla gelişen olayların Ortadoğu’yu ve Türkiye’deki Kürt hareketini nasıl etkileyeceğini Başbakan’ın son günlerde bu gelişmelerle ilgili yaptığı açıklamaları Kürt arkadaşlarımızla konuştuk.     

Makbule Esgin

Suriye’nin kuzeyinde Kürtlerin kendi kaderini tayin hakkını kullanma yönünde attıkları adımlarla gelişen olayların Ortadoğu’yu ve Türkiye’deki Kürt hareketini nasıl etkileyeceğini Başbakan’ın son günlerde bu gelişmelerle ilgili yaptığı açıklamaları Kürt arkadaşlarımızla konuştuk.     

Suriyede ki son gelişmeler hakkında ne düşünüyorsunuz?
Mizbah Atala : Ortadoğu’da özgürlükleri kısıtlanan ve mağdur edilen ülkelerdeki halkların taleplerini elde etmek için ayaklandıkları ve devrimsel olarak sonuç aldıkları başarı gibi Suriye’de de muhalif olarak devletçi ve diktatör rejime karşı mücadele eden halk, kökten ve devrimsel olarak, emek ve özgürlük hakları için şu an mücadele veriyor. Çünkü rejim yüzyıllar boyunca hep baskı ve sömürü ile varlığını sürdürmüştür ve Esad şahsında ise 40 yıllık diktatörlüğü ile hep halkları ezmiştir. Bundandır ki Suriye’de ki halklar artık ‘’Edi bese’’ (yeter artık) diyerek haklı ve meşru talepleri için ayağa kalkmış,  şehirleri tek tek ele geçirmektedirler.
Berivan Takar : Ortadoğu da domino taşlarına benzeyen bir isyan dalgası söz konusudur. Mısır’ın devrilmesinden sonra Libya, Tunus ve şimdi Suriye karıştı. Diktatör Esad rejiminin sonlanması ve daha demokrat bir rejiminin(hükümetinin) olmasını isteriz elbette. Suriye’deki diktatör rejim Kürt halkına ettiği kadar kendi halkına da zulüm ediyor. Orada yaşayan Kürt halkına kimlik bile vermeyen zihniyet devriliyor ve yerine Kürdistan Federasyonu kuruluyor. Bu Kürt halkı için tarihi bir süreçtir.
Abdurrahman Taşkesen : Türk hükümeti son olarak Hevler’de bir görüşme yapıldığı ve herhangi bir sonuç alamadığı görülüyor. Kürtler pozisyonlarını hem Suriye içerisinde hem de dışarıda güçlendirirken Suriye’de ki muhalif gruplar arasında ayrışma yeni bir hayat kazandı. Batı Kürdistan’da birçok Kürtün yönetimini 19 Temmuz’dan itibaren eline geçiren ve aralarında birlik sağlayan Kürt’ler mevcut durumda Suriye’de ki en organize güç durumdalar. Pozisyonlarını hem içerde hem de dışarda güçlendiren Kürt’ler, Suriye için demokratik özerklik projesiyle ortaya çıkarken, Kürtlerin kazanımlarından rahatsızlık duyanların başında gelen Türk hükümeti müdahale taktiklerinde bulunmaya ve Kürt örgütlenmelerini terörist yapılanma olarak suçlamaya devam etmektedir. Bu, Suriye’deki Kürt’ler in özgürlüğü almaları ve Tür güçleri tarafından bir korku olarak sonuç görmektedir.

Sizce, yaşanan bu sıcak gelişmeler Ortadoğu’yu ve Türkiye’deki Kürt hareketini nasıl etkiler?
Mizbah Atala : Lozan’la beraber dört parçaya ayrılan Kürdistan halkı, bu gelişmeler ile kendi özgürlük ve yaşam mücadelesi ile biraz daha özgürlüğe yaklaşmış bulunmaktadır ve yaşanan bu sıcak gelişmeler ve devrimsel anlamda ki mücadele ile birlikte Kürt hareketi artık sınırları kabul etmeyerek birlikte ortak bir yaşamı karma yoluna girmiştir. Suriye’deki Kürt halkının bu başarı mücadelesi ile birlikte Türkiye’deki Kürt halkı da bu meşru ve haklı taleplerini daha da yükseltmişlerdir ve Suriye’de yıllarca kimliksiz kalan ve bu anlamda mücadele edip kendi bulunduğu coğrafyaları ele geçiren halkı desteklemiş bulunmaktadır.
Berivan Takar : Gün gelecek çark dönecek misali yukarıda ki saydığım ülkelerde mağdur halkların kendi yaşam koşullarını düzelttiği gibi kendi hak ve özgürlüklerine kavuşmaya yaklaşmıştır. Yani ezen iktidarlar kendi yerlerini mağdur edinilen ve ezilen halka bırakmıştır. Ortadoğu’da bu gelişmeler yaşanırken Türkiye’de de yaşayan mağdur halkların özgürlüklerini elde etmek için verdikleri mücadele güçleniyor. Türkiye sırası geldiğini hissettiği için kaynıyor ve ne yapacağını bilmez vaziyette ama çark döndü ve ezilen halkın hesap günü geldi.
Abdurrahman Taşkesen : Yaşanan bu gelişmeler hem Ortadoğu için hem de Türkiye’de bulunan Kürt halkı için önemli bir çıkış oldu. Yüzyıllar boyu hep ezilen muhalif olarak tarihi seferlerinde yer alan Kürtler kendi temel hak ve özgürlüklerini etnik kimliklerini elini aldığı süreçte bu gelişmeler sonuçlanana kadar devam edecek. Çıkan bu olaylar daha öncesinde planlanmış ve Kürtlerin, Suriye’deki süreci takip ederek öncesinde yapılanmaya çalışmışlardır.

Henüz Türkiye kendi iç sorunlarını çözememişken geçtiğimiz günlerde Başbakan açıklamalarının birinde ’’Gerekirse Suriye’nin iç sorunlarına bile karışırız’’ demişti. Siz bir Kürt genci olarak bu yargıyı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Mizbah Atala : Suriye’deki muhalif halklardan biri olan Kürt halkı yıllarca kimliksiz mağdur edildiği için, Kürtler burada ayaklanmış, özgürce yaşamak için burada Kabant, Amüde, Derik, Kamuşlo, vb. yerleri ele geçirip özgürlüklerini elde etmiş bulunmaktadırlar. Türkiye’ de yaşayan Kürt halkı ve Türk halkı beraber demokratik Cumhuriyet, demokratik özgür, özerk Kürdistan şeklinde yaşamak için sesini yükseltmiştir. Bunun mücadelesini de Kuzey Kürdistan’ın her yerinde vermiş bulunmaktadır. Suriye’deki tüm Kürt partileri Yüksek Kürt konseyi bünyesinde birleşerek Demokratik Suriye ve Demokratik özerk Kürdistan diyerek bulunduğu Batı Kürdistan’da özerk yaşama kararını vermiştir.
Abdurrahman Taşkesen : Türkiye’ye bakacak olursak bu süreçte derhal olmasını isterim çünkü Suriye’deki Kürt hareketinin başlaması ve bazı bölgeleri ele almaları onlar için Kürtlerin kendi haklarına önem verdiği ve yaşanan son gelişmeler üzerine oluşturulacak bir konsey tarafından görüşülmesi ve artık Kürtler üzerindeki hakların verilmesi tartışılmalıdır. Oysa Türkiye’nin şu aşamadaki süreçte izlediği askeri müdahale olması bunun nedeni hep böyle dile getiriyorlar. PKK’nin Suriye üzerinden yapılanması ve gerçekleşen saldırılar daha öncesinden bu sorunu müzakere yoluyla çözseydi hiçbir müdahale ve başka bir yönteme başvurulmazdı.

www.evrensel.net