Jantsa işçileri: Asgari değil, insanca bir yaşam istiyoruz

Jantsa işçileri: Asgari değil, insanca bir yaşam istiyoruz

Çalışma Bakanının asgari ücretliden 'fedakarlık' istemesini değerlendiren Jantsa işçileri, 'Asgari değil, insanca bir yaşam istiyoruz' diyor.

Yoldaş TAŞ
Aydın

Asgari ücret görüşmeleri devam ederken, Aydın OSB’de otomotiv, ağır vasıta ve savunma sanayi için jant üreten, Jantsa metal fabrikasında çalışan işçiler, “Asgari değil, insanca bir yaşam istiyoruz” dedi.

Asgari ücret zammı ile ilgili Çalışma Bakanının yaptığı “İşçiden fedakarlık bekliyoruz” sözlerini değerlendiren bir işçi, “Devletin istatistik kurumu açlık ve yoksulluk sınırını açıklıyor. Biz burada yoksulluk değil, açlık sınırının altında bir ücret alıyoruz, üniversite sınavına hazırlanan iki çocuğum var, aldığım 1650 liranın 850 lirasını dershaneye ödemek zorunda kalıyorum her ay. 800 lira ile geçinmeye çalışıyorum, adına geçinmek denirse. Rezil bir hayat yaşıyoruz adeta. Daha neyin fedakarlığını yapalım biz? Bu durumda bile fedakarlık demek artık açlıktan öl demektir, bunun başka bir anlamı yok çünkü. Biz açlık içinde değil insanca bir yaşam istiyoruz” dedi.

SİZ AZICIK FEDAKARLIK YAPIN

Kendisinin CHP’li olduğunu belirten bir işçi de “Yıllardır bize, dış güçler diyor, savaş var, önce vatan diyor. Evet dış güçlerin ülkemizi tehdit ettiğini ben de düşünüyorum ve bunun için ne yapılacaksa bizler üzerimize düşeni yaparız da ama. Bize kemeri sık diyenler konu kendilerine gelince dış gücü falan hepsini unutuyor. Fedakarlık yap diyorsunuz ama, Man Adası, Reza Zarrab olaylarında görüyoruz fedakarlığın kimin yapması gerektiğini. Siz çok değil azıcık fedakarlık yapsanız milyonlarca işçi ay sonunu düşünmeden yaşayacak. Fabrikada AKP’ye oy veren arkadaşlar da şimdi, elim kırılsaydı da bunlara oy vermeseydim diyor ama CHP’ye de asla oy vermem diyor” diye konuştu.

Fabrikada bir iş kazası geçiren bir işçi de şunları söyledi: “Fabrikanın hemen hemen bütün bölümlerinde kota var. Yani günlük olarak çıkaracağın jant sayısı bulunuyor her işçi için. Geçenlerde bir iş kazası geçirdim ve bundan ötürü kolumu istediğim gibi kullanamıyorum. Bu da doğal olarak günlük kotayı tamamlayamama neden oluyor. Bir iki aydır, fabrikadan işçi çıkarmaları olabileceği konuşuluyor. Benimle birlikte birçok işçi diken üzerinde çalışıyor adeta.”

80 ülkeye ihracat yapan ve geçen yıla göre yüzde 14 büyüyen ve yaklaşık 2 bin işçinin çalıştığı Jantsa’da örgütlü olan Birleşik Metal-İş’in işçilere sorulmadan 3 yıllık sözleşmeye imza atmasına halen öfkeli olan işçiler, “Şimdi arkadaşlar işten çıkarmaların olabileceğini söylüyor ama fabrikada pazar günü olan izin, siparişler ve iş yükü yüzünden fiilen kaldırılmış durumda. Normalde fabrikada pazar günü izin günüydü. Yeni gelen müdür, fabrikanın ihtiyacı doğrultusunda pazar günü de çalışmamız gerektiğini söyleyince bazı arkadaşlar çalışmak istemedi ve bu yöndeki taleplerini sendikaya ilettiler ama durum ortada, hiçbir değişiklik yok. Siparişlerin arttığı bu dönemde işten çıkarmalar demek, daha fazla yükün çalışanlara yüklenmesi anlamına geliyor. Ama kimsede nasıl olsa sendikam var beni işten atamazlar duygusu yok” diye konuştu.

2013 yılında Renault ve TOFAŞ gibi fabrikalarda işçilerin eylemlerinin patrona geri adım attırmasına değinen bir başka işçi de “Biz o eylemleri de takip etmiştik. Bursa ve birkaç yerde yine işçilerin çeşitli eylemleri var bugünlerde, sosyal medyadan takip ediyorum. Bizim de asgari ücrete karşı sesimizi duyurmamız, bir şeyler yapmamız gerekiyor. Ama işten atılma korkusu, aman dikkat edeyim, aman göze batmayalım düşüncesi birçok konuda elimizi, kolumuzu bağlıyor” dedi.

www.evrensel.net