‘İki ters bir düz’

‘İki ters bir düz’

Hükümetin iki bakanı yaptıkları son açıklamalarla kamuoyunda yeni bir tartışma başlattı. İçişleri Bakanı Şahin, bölge illerinde süren çatışmaları işaret ederek, “Geçimli’de atılan havan mermisiyle burada, Ankara’da yazılan yazıların bir farkı yoktur” dedi.Şahin’in bu açıklaması ge&cce

İlyas Coşkun

Şahin’in bu açıklaması geçtiğimiz günlerde Akit gazetesinde aydınları hedef gösteren yazıyı hatırlattı. Savunma Bakanı Yılmaz ise “Terörle mücadele çok iyi gidiyor” sözlerinin ardından Türkiye’de vatandaşların demokratik yoldan her istediğini söyleyebildiğini öne sürdü. Bakanların açıklamalarını sorduğumuz Prof. Dr. Büşra Ersanlı, “Türkiye siyaseti, örgüdeki iki ters bir düze benziyor” yorumunda bulundu.
Başbakan Erdoğan’ın bir televizyon kanalında Kürt sorununa ilişkin yaptığı güvenlik politikalarının tüm hızıyla süreceği şeklindeki açıklamalarının ardından bakanlarının buna benzer ifadeleri kullanmaları birçok kesim tarafından eleştiri konusu oldu.

BİNLERCE ÖĞRENCİ NEDEN TUTUKLU?
Cezaevlerinde yüzlerce avukat, öğrenci, sendikacı, siyasetçinin olduğunu belirten Emek Gençliği Merkez Yöneticisi Onur Aydın, “Gençlik Merkezi Üyemiz Eren Yurt, İstanbul’daki Newroz’a katıldığı için aylardır cezaevinde. Sadece Eren de değil, protesto gösterisine katılan, hükümeti eleştiren, Kürt sorununun barış ve demokrasi temelinde çözümünü savunan ve bu nedenlerle iktidarın zulmüyle karşılamış, cezaevinde olan binlerce öğrenci var” dedi.

‘BAKAN ERGİN’E TELEFON AÇSIN’
Antidemokratik uygulamalarla tüm kesimlerin maruz kaldığını belirten Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü: “KCK’den yargılanan seçilmiş siyasetçilerin duruşmalarından, KESK’lilere dönük operasyon ve tutuklamalardan da mı haberdar değil Sayın Bakan? Bakana Yılmaz, aynı hükümetin üyesi Adalet Bakanı Sadullah Ergin’e bir telefon etse, demokratik haklarını kullandığı için kaç öğrencinin, aydının, siyasetçinin cezaevinde olduğunu öğrenecektir.”

‘TABLO TOZ PEMBE DEĞİL’
‘KCK’ operasyonları sonucu 9 ay önce tutuklanan ve geçtiğimiz temmuz ayında serbest bırakılan Avukat Hüseyin Çalışçı, Bakan Yılmaz’ın açıklamalarını “toz pembe” olarak yorumladı. Haksız bir tutuklamayla cezaevine konulduklarını belirten Avukat Çalışçı, şunları ifade etti: “Elimize silah almadık, savaş istemedik. Mesleğimizi icra ettiğimiz için tutuklandık. Sayın bakanın bu açıklamalarının ne yazık ki geçerliliği yok. Keşke dediği gibi bir ülkede yaşasaydık, bu akan kan dursaydı, insanlar açıkça kendi fikirlerini söyleyebilse, eşit, özgür vatandaşlık temelinde yaşansaydı. Bakan Yılmaz’ın dediği gibi toz pembe bir tablo yok ortada.”

‘DALGA GEÇMEYİ BIRAKSINLAR’
KESK Genel Sekreteri İsmail Hakkı Tombul, iki bakana da seslenerek, “Dalga geçmeyi bıraksınlar” dedi. Tombul şunları kaydetti: “Bakan Şahin, kendine münhasır bir isim. AKP’nin son dönem icraatlarını temsil ediyor. Bakan Yılmaz’ın açıklamasına döndüğümüzde ise KESK’li 70 isim, gazeteciler, siyasetçiler sadece fikirlerini açıkça ifade ettikleri için tutuklular. Böyle bir ülkede demokrasi tartışması yapılıyor. Türkiye’nin gerçekten düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğüne ihtiyacı var.”

‘FİKİR ÖZGÜRLÜĞÜ HÂLÂ SAĞLANMADI’
Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Ercan İpekçi de Bakan Şahin’in aydınlara yönelik sonİpekçi şunları söyledi: “Basın ve ifade özgürlüğü önündeki engeller kaldırılmadan, gazetecilere, sivil toplum örgütü temsilcilerine, aydınlara terörist muamelesi ortadan kalkmadan bir ülke demokratikleşemez. Cezaevinde 80’den fazla gazeteci var. Hiçbiri de şiddete bulaşmadan, fikirlerini açıkladığı için tutuklandılar.”

BDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Avukat Meral Danış Beştaş, iki bakanın da açıklamalarının Başbakan Erdoğan’ın geçtiğimiz gün yaptığı açıklamalarla birlikte okunması gerektiğini belirtti. Beştaş, “Başbakan çok talihsiz, Kürt sorununa çözümün daha fazla şiddet olduğunu tüm dünyaya ilan etti” dedi. Bakan Şahin ve Yılmaz’a tepki gösteren Beştaş, “İnsanlar aptal yerine mi konuyor? Yaşanan çatışmalar, ölümler görünmüyor mu sanılıyor? Hükümet üyeleri yaptıkları açıklamalarında savaşın topyekün halka dönük olduğunu gösterdi. Bütün bir muhalefeti suçlu ilan eden bir anlayış gazetecileri, aydınları, siyasetçileri düşman olarak nitelendiriyor” dedi.
Bölgede süren savaşa da değinen Beştaş son olarak, “Türkiye’nin çözümü konuşması gerekiyor. Annelerin acılarını konuşmamız gerekiyor. Kanın, göz yaşının durması için, Türkiye kamuoyunun, asker ve polis ailelerinin çaba harcaması gerekiyor” dedi.

SİYASETİ ÖRGÜYE BENZETTİ
‘KCK’den tutuklanan ve daha sonra serbest bırakılan isimler arasında yer alan Prof. Dr. Büşra Ersanlı, Türkiye siyasetini örgü örmeye benzetti. “Türkiye siyaseti, örgüdeki iki ters bir düze benziyor” diyen Ersanlı, şunları söyledi: “Savunma Bakanının dediği gibi Türkiye’de demokrasi olduğuna inanmak istiyorum. Yapılan diğer açıklamaları da Türkiye halkının çok gerisinde görüyorum. Allah yardımcıları olsun, bu kadar azimli bir şekilde geriye doğru gitmek kolay değil.”
(İstanbul/EVRENSEL)


ŞAHİN’DEN AĞIR İTHAMLAR
İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, lüks bir otelde düzenlenen iftar yemeğinde yaptığı konuşmada, “Ülkenin olağanüstü gündemi sadece çatışma alanı ile ilgili değildir, bu çatışma İstanbul’da kalemle devam ediyor, İstanbul’da kitapla devam ediyor. Geçimli’de atılan havan mermisiyle burada, Ankara’da yazılan yazıların bir farkı yoktur” dedi.

500 BİN KİŞİ ÇIKMASIN DİYE YASAKLADIK!
Konuşmasında oldukça gergin olduğu gözlenen Bakan Şahin bir de itirafta bulundu. Newroz’da halka miting yapma izni verilmemesinin nedenini açıklayan Şahin, izinsiz gösterilerde 60-70 bin kişinin toplandığını, eğer mitinge izin verilseydi, bu rakamın 500 bini bulacağını ifade etti.

‘KUKLA PARTİ’
Şahin ayrıca 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün ve 1 Mayıs İşçi Bayramı’nın da “provokasyon” için kullandığını iddia etti. Şahin, BDP’yi de “kukla siyasi parti” olarak niteledi. Bütün bu açıklamalarının üzerine son olarak kendini savunmayı da ihmal etmeyen Bakan Şahin, kendisine yapılan eleştirilerin haksız olduğunu öne sürdü.

‘KCK’Yİ HAFİFE ALMIYORUZ’
“KCK hafife alınacak bir yapı değildir” diyen Şahin, “KCK’ya karşı yapılan devletin çalışmasıdır, benim şahsımın çalışması değildir. Yargı ve güvenlik güçlerinin ortak çalışmasıdır” dedi.
‘ARKA BAHÇE’ AÇIKLAMASI DA VARDI
Bakan Şahin, geçtiğimiz aralık ayında Afyonkarahisar’da yaptığı açıklamada düşünen, yazan, çizen, üreten ne kadar sanatçı ve yazar varsa hedefe koymuştu. Şahin, “Terörü besleyen arka bahçe var. Terör propagandası var. Masum, makul, haklı gösterme gayreti var. Bir kısmı bu yapıyı görmüyor, göremiyor. Yeterli bilgisi olmayabilir. Birileri de ciddi halde saptırma yaparak kendine göre gerekçeler uydurarak makulleştirerek teröre destek veriyor. Resim yaparak tuvale yansıtarak, şiir yazarak şiire yansıtıyor, günlük makale yazarak. Hızını alamıyor, terörle mücadelede görev almış askeri ve polisi, sanatına çalışmasına konu yaparak demoralize etmeye çalışıyor” demişti.

BAKAN YILMAZ: GAYET DEMOKRATİĞİZ!
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Düzce’de yaptığı açıklamada, bölge illerinde süren operasyonları kastederek, “Mücadele çok iyi gidiyor” dedi.
Türkiye’nin “demokratik” bir ülke olduğunu öne süren bakan Yılmaz şunları söyledi: “Türkiye’de herkes demokratik yoldan her istediğini söyleyebilir. Bunu da dile getirebilir. Hangi şeyi söyleyemiyor ki silahla söyleme gereğini hissediyor.”

www.evrensel.net