Çocukluğa dokunan şiirler!

Çocukluğa dokunan şiirler!

Nazife Yaşar, çocuklara şiiri sevdirmek için yılmadan emek veren kalemlerden Cahit Ökmen'i ve 'Portakal Yıldızı' kitabını yazdı.

Nazife YAŞAR
İstanbul

Dünyaca ünlü şairler yetiştirmiş bu topraklarda şiir hak ettiği ilgiyi neden bulamıyor? Ya da neden yazar çok yetişiyor da şair az yetişiyor? 

Bu soruların yanıtı bence okul sıralarında saklı. Her bir mısrasından kan damlayan, bağıra bağıra okutulan kahramanlık şiirlerinde. Ne yazık ki durum hâlâ anlattığım gibi, hatta daha da beter. Milli bayramlar öncesinde bütün sınıfa zorla ezberletilen ve tek tek okutulan korkunç şiirler. Ne anlattığını bilmeden ne kadar bağrılır ve sese ağlamaklı nidalar eklenirse o kadar alkış alan şiirler. Şiir yazmayı da okumayı da bu nedenle başaramadık galiba. Oysa çocuklara şiiri sevdirmek dünyanın en kolay işi. 

Yarım saatte bunu başaran şairler tanıdım. Örneğin Sennur Sezer. Kızımın okulunda düzenlediğimiz bir imza gününde Yaramaz Babaanne şiirini okumuştu çocuklara. Etkinlikten sonra çocuklar annelerine yalvarıyordu, şiirin yer aldığı kitabı kastederek: ‘O kitabı al’ diye. 

Sevindirici olan, çocuklara şiiri sevdirmek için yılmadan emek veren kalemler var. Bunlardan biri de Cahit Ökmen. Behçet Aysan ve Orhan Murat Arıburnu gibi önemli şiir ödüllerinin sahibi olan Ökmen, Günışığı Kitaplığı’ndan çıkan Portakal Yıldızı kitabında çocukların dilinden, onların duygularından sesleniyor.  

Çocukluğun neşeli seslerini yansıtan 27 şiire, Sanatçı Sadi Güran’ın özgün desenleri eşlik ediyor.  İşte, o mısralardan bir kuple:

Sevinç 

Babamın çilek kokusuyum ben
Annemin kuşlokumu

Babam bulut tüylü bir kedi çıkarır göğsünden
Hayal peşine koşarız gündüz gece
Rüyamda pati izleri

Annemin kollarından yapraklar akar
Kuşlarla buluşturur beni
Göğe buluşturur beni 
Göğe yükselir rekli odalar 
Annem bana uçmayı öğretir

Annem bir mızıka örer sesinden
Babam saçlarımdan şarkılar...

1.    mum
pastamda bir mum
muma üflemek ne ki
kuş tüyünü kıpırdatmaz dudağımdaki esinti

ben de kremaya daldırmışım
bir yıllık dünyalı olmanın
parmaklarımdaki sevincini


lll. Mum

iyi ki doğdun
diye havalanıyor
anneannemin sesindeki
şeker kelebeği
işte pastamın lezzeti


iyi ki doğdun
diye seriliyor göğe
babaannemin sesindeki 
gökkuşağı demeti
işte pastamın renkleri


bana küçüklüğümü anlat

ne tuhaf
bebekliğimi hatırlayamamak

bana küçüklüğümü anlat diyorum babama
anlatıyor
o hatırlıyor

üzeri kelebek desenli 
minik patiğimi
içlerinde
öpmeye doyamadığı
beş bezelyeyi

cemal süreya parkındaki salıncağa
ilik binişimi
kuğulu parkta güvercinlere verdiğim ilk yemi

www.evrensel.net
ETİKETLER edebiyatşiir