İşte MEB’in ‘milli’ öğretmen kriterleri

İşte MEB’in ‘milli’ öğretmen kriterleri

MEB, öğretmenliği adeta köleliğe dönüşterecek olmasıyla tepki çeken çeken Öğretmen Strateji Belgesi kapsamında “milli” öğretmen kriterlerini açıkladı.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), öğretmenliği önümüzdeki 6 yılda adeta “köleliğe” dönüştürecek olmasıyla tepki çeken Öğretmen Strateji Belgesi kapsamında “milli” öğretmen kriterlerini açıkladı.

Cumhuriyet gazetesinden Ozan Çepni’nin haberine göre, bakanlığın yeni “Öğretmenlik Mesleği Genel Yeterlilikleri” kapsamında öğretmenler için belirlenen kriterlerin her alanında “milli ve manevi değerler” vurgusu yer aldı. Yeterlilikler, “mesleki bilgi”, “mesleki beceri”, “tutum ve değerler” olmak üzere üç yeterlik alanıyla, bunlar altında yer alan 11 yeterlik ve bu yeterliklere ilişkin 65 göstergeden oluştu. Bu kriterlerin eğitim fakültelerinden başlayarak bütün öğretmenlik mesleğinin şekillendirilmesi için kullanılması planlandı.

‘DÜRÜSTLÜK’ YOK

Bakanlığın 2006 yılında yayımladığı ve sonraki süreçte güncelleme çalışmalarına devam ettiği yeterlilikler çerçevesinde 10 yılda büyük değişim yaşandı. AKP’nin ilk dönemine denk gelen yeterlilikler ile 15 yıllık iktidar döneminin ardından belirlenen yeterlilikler arasında birçok önemli kriter yer almadı. Bu kapsamda yeni mesleki kriterlerde “Uluslara, bireylere ve inançlara karşı ayrımcılık yapmaz”, “Davranışlarında tutarlı ve dürüsttür”, “Yeni fikirlere ve değişime uyum sağlar”, “Bilimsel araştırma yapmaya isteklidir” göstergeleri yer almadı. Ayrıca, geçmişte öğretmenlerden “sınıf içi ve dışında çocuk haklarının korunması ve uygulanmasında etkin rol” almasını isteyen ve “İnsan haklarına uygun biçimde davranmasını” isteyen MEB, yeni kriterlerde sadece bu hakların ‘gözetilmesi’ noktasına geriledi.

ATATÜRK’TE GERİ ADIM

MEB’in yeterlilik çerçevesinde dikkat çeken bir diğer unsur ise Atatürk konusu oldu. Yeni müfredatta Atatürk’e ilişkin birçok bölümün derslerden çıkartılmasına karşın her fırsatta bunu reddeden bakanlık, öğretmen yeterliliklerinde de Atatürk’ü daralttı. 10 yıl önce öğretmenlerin “her türlü” faaliyetinde Atatürk’ü işaret eden bakanlık, “Eğitim programlarının hazırlanıp uygulanmasında ve her türlü eğitim faaliyetlerinde Atatürk inkılap ve ilkelerini ve anayasada ifadesini bulmuş olan Atatürk milliyetçiliğini temel olarak alır” kriteri yerine yeni yeterlilik belgesinde sadece “mevzuat” başlığı altında “Atatürk’ün eğitim sistemimize katkılarını değerlendirir” demekle yetindi. Önceki dönemde öğretmenlerden “Öğretmen örgütleriyle işbirliği yaparak karar verme sürecine katılmasını”, “ üyesi olduğu meslek örgütüyle işbirliği yapmasını” isteyen MEB, yeni çerçevede bu kriterlerden de vazgeçti.

MANEVİ KRİTERLER

Bakanlık, birçok önemli göstergeyi yeterlik çerçevesinden çıkartırken yerine neredeyse her başlık altında “milli ve manevi” kriterler getirdi. Bu kapsamda öğretmenlerden “Alan bilgisi” başlığı altında, “Milli ve manevi değerlerin alanına yansımalarını” yorumlamaları; “Alan eğitimi” başlığı altında “Alanın öğretiminde milli ve manevi değerlerden nasıl yararlanacağına karar verir”; “eğitim öğretimi planlama” başlığı altında “öğretim sürecini planlarken milli ve manevi değerleri dikkate alır”; “Öğrenme ortamları oluşturma” başlığı altında “Öğrencilerin milli ve manevi değerleri içselleştirmesinde katkıda bulunacak öğrenme ortamları oluşturur”; “Milli, manevi ve evrensel değerler” başlığı altında da “Öğrencilerin milli ve manevi değerlere saygılı, evrensel değerlere açık bireyler olarak yetişmelerine katkıda bulunur” kriterleri yer aldı.

EĞİTİM SEN: ROBOT DEĞİLİZ!

Yeni kriterlere dair gazetemize değerlendiren Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, şunları söyledi: “Öğretmenlik mesleğinin MEB tarafından tamamen piyasacı ve rekabetçi bir mantıkla ele alındığının kanıtı niteliğindedir. Emeğimizin değersizleştirildiği, mesleki itibarımızın ayaklar altına alındığı bir dönemde, ‘masa başında’ ve tamamen piyasacı mantıkla hazırlanmış ‘performans ölçütleri’ üzerinden eğitimin niteliğini arttırmak mümkün değildir. Öğretmen yeterliliklerinde bilimsel, objektif ve evrensel standartlar yerine, öğretmenleri her açıdan baskı altına alacak olan ‘Performans değerlendirme’ uygulamalarının benimsenmesi kabul edilemez. Öğretmenler, önlerine konan bilgileri öğrencilere aktaran mekanik birer ‘bilgi aktarıcısı’ ya da iktidarın milli ve manevi ‘hassasiyetlerine’ göre hareket eden ‘robot’ değildir.” (HABER MERKEZİ)
 

www.evrensel.net