Zarrab davası | Murat Emir: Rüşveti alanlar bedelini ödesin

Zarrab davası | Murat Emir: Rüşveti alanlar bedelini ödesin

CHP Milletvekili Murat Emir ile Reza Zarrab'ın tanık sandalyesine oturduğu 'ABD Atilla’ya karşı' davasına dair izlenimlerini konuştuk.

Birkan BULUT
Ankara

CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, New York’ta Reza Zarrab’ın itiraflarda bulunduğu “ABD Atilla’ya karşı” davasını yerinde izledi. Davayı gazetemize değerlendiren Emir, “Bir elin parmaklarını geçmeyecek kişiler rüşvet yemişler, Türkiye’yi zarara uğratmışlar. Bu 80 milyonun ödemesi gereken bir bedel değil. Ayakkabı kutularının, piyanoların, saatlerin bedelini onları alanlar ödemeliler” dedi.

“ABD Attila’ya karşı” olarak adı değiştirilen davada Reza Zarrab’ın tanık sandalyesindeki itirafları geniş yankı buldu. Türkiye’nin ABD’ye iki kez nota verdiği Zarrab, bakanlara rüşvet verdiğini anlatmasıyla birlikte Türkiye tarafından casus ilan edildi. 7 gündür tanık sandalyesinde İran’a yönelik ambargoyu nasıl deldiklerini, bakanlara ve Hakbank’a nasıl rüşvetler verdiğini anlatan Zarrab, Dönemin Başbakanı Erdoğan’ın da davada adını anmıştı. 

CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, New York’ta görülen davayı 7 gün boyunca izledi. Ankara’ya dönüşünde konuştuğumuz Emir, gözlemlerini anlatarak sorularımızı yanıtladı. Savcılığın özellikle eldeki delillerle Reza Zarrab’a sorular sorduğunu anlatan Emir, Zarrab’ın oldukça hazırlıklı olduğuna dikkat çekti. Zarrab’ın en incelikli detaylarına kadar yapılanları anlatan bir durumda olduğunu dile getiren Emir, “Jüriyi ikna etmek için her şeyi yapıyor” dedi. Davada söz konusu sahte işlemlerin Halkbank üst yönetimi tarafından bilinmesinin ortaya konduğunu kaydeden Emir, Atilla’nın avukatlarının rüşveti tam olarak reddetmediğini, sadece müvekkillerinin suçsuzluğunu kanıtlamaya çalıştığını aktardı. Avukatların Zarrab’ın güvenilemez biri olmasıyla jüriyi etkilemeye çalıştığını belirten Emir, davanın ilerleyen seyrinde de avukatların Atilla’nın “Sadece emirleri yerine getiren kişi” olarak savunulacağını söyledi.

MESELE HALKBANK ELİYLE AMBARGONUN DELİNMESİ

Hükümetin ABD’nin İran ambargosunu delip delmeme tartışmalarına ilişkin Emir, “Türkiye ambargolara uyacağını defalarca açıklamış. Halkbank yetkilileri 2013’te uyarılmış. Ancak banka ambargonun delinmediğini ısrarla savunmuş” dedi. Ancak İran’nın parasının aklanarak sahiplerini ulaştırıldığını ve bunun için bakanlara rüşvetler verildiğini söyleyen Emir, “Bu mahkemenin odak noktası yaptırımların Halkbank ile deliniyor olması. Biz Türkiye’ye etkisinin az olmasını arzu ediyoruz. Bir elin parmaklarını geçmeyecek kişiler rüşvet yemişler, Türkiye’yi zarara uğratmışlar. Bu 80 milyonun ödemesi gereken bir bedel değil. Ayakkabı kutularının, piyanoların, saatlerin bedelini onları alanlar ödemeliler” dedi.

DELİLLER SAHTECİLİĞİ ORTAYA KOYUYOR

Davanın bundan sonraki bölümünde yeni tanıklar ve itirafların söz konusu olduğunu belirten Murat Emir şöyle konuştu: “Doğru mu yanlış mı orası yargının işi. Burada elektronik kayıtlar, tapeler var ve önemli bir sahtecilik yapıldığını ortaya koyuyor. Bunu 17-25 Aralık’ta görmüştük. Bunların bir kısmının FETÖ’cüler eliyle ortaya çıkarılması meselenin özünü etkilemez. Bu yolsuzluklar yapılmıştır” dedi. Bu sürecin işletilmesinin en doğru yol olduğunu ifade eden Emir, Tükiye’nin dünyada saygın olmasının yolunun yolsuzlukların yargılanmasından geçtiğini söyledi. 

HER SIKIŞTIKLARINDA DARBE DİYORLAR

Murat Emir iktidarın “ABD Atilla’ya karşı” davasını Türkiye’ye karşı bir komplo olarak yansıtmasını da eleştirdi. Emir, kendilerinin de içinde oldukları bir yolsuzluk olduğu için bunu yaptıklarını söyledi. Emir, “17-25 Aralık’ta bunu halının altına süpürmeyi tercih ettiler. Olması gerektiği gibi dürüstlük ve hukuk içerisinde yaklaşmadılar. Bir yanıyla işin içine girmişti hükümet. Reza Zarrab tanık sandalyesine oturup itiraf etmeye başlayana kadar muteber vatandaş görevi görüyordu. Hükümet her sıkıştığında, her konuyu kendilerine yönelik darbe girişimi olarak gösteriyor” diye konuştu.

Son Düzenlenme Tarihi: 09 Aralık 2017 05:33
www.evrensel.net