Termik santralden örnek alınmasına mahkeme izin vermedi

Termik santralden örnek alınmasına mahkeme izin vermedi

Aliağa'daki İZDEMİR Termik Santrali 2. ünitesine karşı açılan davada mahkeme santralin içinden örnek alınarak analiz yapılmasına izin vermedi.

Özer AKDEMİR
İzmir

Aliağa yakınlarında çalışmasını sürdüren İZDEMİR Termik Santrali 2. ünitesine karşı açılan davada mahkeme santralin içinden örnekler alınarak analiz yapılmasına izin vermedi. Aylarca süren davalarda Bu hukuksuzluğa tepki ve itirazlar sürerken, 2. ÇED raporuna karşı açılan davadaki bilirkişi incelemesinde de başka bir hukuk skandalı gündeme geldi. 

HUKUKU KATLEDEN GENELGE DEVREDE

İzmir Tabip Odası, İzmir Barosu, Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) ve yurttaşların bireysel katılımı ile İZDEMİR Termik Santraline karşı açılan dava süreci tamamlanmadan termik santral çalışmalarına başladı. 2.5 yıldır üretimine devam eden termik santral bu arada 2. bir ünite kurmak için de ÇED sürecine başladı. Bu ikinci üniteye karşı açılan dava da aylarca sürdü ve mahkeme termik santralin izinlerini iptal etti. ÇED olumlu kararının iptal edilmesinin ardından 30 gün içinde kapatılması gereken termik santrale 22. günde 2009/7 Genelgesine dayanılarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yeni bir ÇED Raporu verildi. 

TAHLİL YOKSA BİZ DE YOKUZ

İkinci rapora karşı da dava açıldı ve mahkeme bilirkişi keşfi yapılmasına karar verdi. 10 Kasım 2017 tarihinde yapılan bilirkişi keşfinde EGEÇEP ve bireysel olarak dava açan Yurttaşların Avukatı Arif Ali Cangı, termik santralin kül, alçı taşı gibi atıklarından örnekler alınmasını ve bilirkişi raporunun da bu tahlil sonuçları gözetilerek hazırlanmasını talep etti. Cangı, hakimin, bakanlık temsilcilerinin karşı çıkması ile bilirkişi heyetinin yöntemine göre tahlil alamayacağı gerekçesiyle bu talebi reddetmesi üzerine başlayan tartışmalar sonrası EGEÇEP’in keşiften çekilmek istediğini aktardı. Hakimin bilirkişilerle yaptığı görüşmelerin ardından “...Tarafların ve bilirkişi heyetinin talepleri doğrultusunda; tesiste yakılan kömürün ve külün tam analizinin, taban ve uçucu külün tam analizinin yaptırılması hususunun heyetçe değerlendirilmeye alınmasına...” kararını tutanağa yazdırılması ile EGEÇEP’in keşiften çekilme kararından döndüğünü ifade eden Cangı, verilen bu sözün yerine getirilmediğini belirtti. 

BİLİRKİŞİLER DE TAHLİL İSTEDİ AMA...

Keşifte yer alan bilirkişilerden Prof. Dr. Hayati Olgun da bilirkişi heyeti adına tesisin külünden, yakılan kömürden örnekler alınması ve baca gazı ölçümünün yapılarak TÜBİTAK tarafından değerlendirilip verilerin dosyaya eklenmesi gerektiğini belirtmiş olmasına rağmen mahkeme ara kararında bu talepleri reddetti. İzmir 5. İdare Mahkemesi 17.11.2017 tarihli ara kararında “Kullanılan kömürden ve faaliyet sonrası oluşan atıklardan örnek alınıp tahlil yaptırılması taleplerinin reddine” karar verdi. Mahkeme kararına gerekçe olarak işletmede kullanılan kömür ve faaliyet sonrası oluşan kül, alçı taşı gibi atıklardan örnek alınıp tahlil yaptırılması konusunun “Uyuşmazlığın çözümü için gerekli olan teknik konulara ilişkin olmadığı”na dayandırdı. 

‘ARA KARARDAN DÖNÜN’

Mahkemenin bu ara kararına gönderdiği bir dilekçe ile itiraz eden EGEÇEP Avukatı Cangı, ara kararın usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu belirterek, mahkemeye karardan dönme çağrısı yaptı. Dilekçesinde bilirkişi keşfine başvurulması ve keşifle ilgili esaslara dair kanun ve yönetmelik maddelerini hatırlatan Cangı, “Tesiste kullanılan kömürden ve faaliyet sonrası oluşan atıklardan örnek alınıp tahlil yaptırılması teknik bir konu olduğu halde, ara kararındaki ‘uyuşmazlığın çözümü için gerekli olan teknik konulara ilişkin olmadığı’ tespiti yasal düzenlemelere açıkça aykırıdır” dedi. 

Kömürün yakılması ile büyük miktarlarda sera gazı, özelliķle karbondioksit ve sülfürdioksit, açığa çıktığını hatırlatan Cangı, “Bu nedenle termik santraller iklim değişikliğine katkıda bulunan sanayi tesislerinin başında gelmektedir. Dolayısıyla bu dava çevre hakkının korunmasına dair bir davadır. O nedenle bilirkişi incelemesi ve diğer yargılama usullerinin bugünkü kuşakların ve gelecek kuşakların hakları gözetilerek daha hassas yapılması gerekir” dedi. 
 

www.evrensel.net