Faik Bulut: Kudüs, ABD’nin yeni stratejisinin bir parçası

Faik Bulut: Kudüs, ABD’nin yeni stratejisinin bir parçası

Gazeteci-Yazar Faik Bulut, ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıdıklarını açıklamasını Evrensel'e değerlendirdi.

Şerif KARATAŞ
İstanbul

ABD Başkanı Donald Trump, barış sürecini tehdit eden ve uluslararası anlaşmalara aykırı bir hamleyle Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıdı. Konuyla ilgili gazetemize konuşan Ortadoğu Uzmanı, Gazeteci-Yazar Faik Bulut, Gazze’ye insani yardım götürürken İsrail’in saldırısına uğrayan Mavi Marmara gemisi davasını hatırlatarak, “Filistin davasını destekleme iddiası o zaman kaybedilmişti” dedi. Bulut ayrıca, ABD’nin Kudüs’ü, Ortadoğu’da İran’a karşı yeni bir stratejinin parçası olarak kullanmak istendiğini de vurguladı. 

‘TEPKİLERDEN SONUÇ ÇIKACAĞINI SANMIYORUM’

Faik Bulut, ABD yönetiminin 40-50 yıllık Kudüs planının bugün hayata geçirilmesi için, “Bu aynı zamanda İsrail lobisinin de bir başarısı” yorumu yaptı. Bulut, Trump’un tepkiler nedeniyle geri adım atmayacağını, sadece tansiyonu düşürmeye yönelik hamleler yapacağını belirtti. Türkiye’nin ve İslam-Arap ülkelerinin sert demeçler verdiğine de dikkat çeken Bulut, “Fakat bunların bir sonuç alacağını zannetmiyorum” diyerek şu hatırlatmada bulundu: “Çünkü yaşadığımız iki tecrübe var. Biri, 1973 Arap-İsrail savaşında Suudi Kralı Faysal bin Abdülaziz’in, İsrail’i destekleyen ülkelere karşı petrol ambargosu uygulamış olmasıdır. Çok net söylemişti, ‘Ben Mescid-i Aksa’da yani Kudüs’te namaz kılmadığım sürece barış olmaz’ demişti. Bunun anlamı da şuydu, barış olacaksa, Filistinlilerin hakkı verilecek, ben Kudüs’e gideceğim, bu olmadığı müddetçe ben bu ambargoyu kaldırmam. Adam çok geçmeden öldürüldü. Bir Suudi Prens tarafından katledildi. Ama onun torunları Kral Selman bin Abdülaziz el Suud ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bugün İsrail’le iş tutuyor. Bundan bir şey çıkmaz. Öte yandan 1980’lerdi galiba, İsrail, Mescid-i Aksa denilen Müslümanların ikinci Kudüs dedikleri yerde,  yerin altına tüneller açıldı. Süleyman Peygamberin tapınağı bulunacak denildi. Aslında bu bir çökertme planıydı. Buna tepki olarak İslam İşbirliği Teşkilatına üye olan ülkeler ve Süleyman Demirel de dahil, bir Kudüs komisyonu kurdular. Güya tedbir alacaklardı. O da fos çıktı. Bir netice alınmadı. Zaten netice alınsaydı, bugünlere gelinmezdi.” 

BÖLGEDEKİ CEPHELEŞMENİN BİR PARÇASI

Faik Bulut’un dikkat çektiği bir diğer nokta ise Kudüs üzerinden ABD’nin bölgeye yönelik politikaları oldu. Bulut, bu politikaları da şöyle yorumladı: “Filistin, Kudüs meselesi bugün yeni stratejinin bir parçası sayılıyor. İsrail, Suudi Arabistan, bazı Körfez ülkeleri ve ABD, İran’a karşı, Hizbullah’a karşı Suriye’ye karşı yeni bir cepheleşme içinde, Kudüs de bu cepheleşmenin bir parçası. Buna karşı İran, Suriye, Hizbullah’ın tepkisi nasıl olur, karşı karşıya gelmeye mi yol açar, yoksa başka bir şey mi olur? Filistin örgütleri bir takım eylemler mi yapar, bunu henüz bilemiyoruz. Ama bunları da göz önüne almakta yarar var. Filistinlileri birleştirir. Dağınık olan örgütler birleşir, en azından nasıl bir mücadele edeceklerini belirler” 

MAVİ MARMARA HATIRLATMASI

Gazeteci-Yazar Faik Bulut, hükümetin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD’nin Kudüs kararına yönelik tepkisini ise “söylemsel açıklamalar” olarak değerlendirdi. Bulut, benzer açıklamaların daha önce Arap devletlerinden ve liderlerinden de geldiğini hatırlattı. İslam devletlerin ortak hareket etmediklerini ve “paramparça” bir durumda olduklarını belirten Bulut, bundan dolayı yapılan açıklamaların karşılığının olmayacağını söyledi. 

Mavi Marmara anlaşması sonrası İsrail-Türkiye ilişkilerine dikkat çeken Bulut, “AKP iktidarının Mavi Marmara davasından nasıl vazgeçtiği biliniyor. Bunu da göz önüne aldığımızda Filistin davasını destekleme iddiası o zaman kaybedilmişti” dedi. 

Mavi Marmara sonrası Filistin’e desteğin “teorik ve söylemde kalacak” bir destek olacağını vurgulayan Bulut, halk tepkisi için ise, başta Arap ülkeleri olmak üzere Avrupa ülkelerinde ABD ve İsrail karşıtı eylemler olacağını belirterek, “Bunların devletler arası ilişkilerde alınan kararlar üzerinde çok etkisi olmuyor” diye konuştu. 

Son Düzenlenme Tarihi: 08 Aralık 2017 10:55
www.evrensel.net