Kavurmacı: Topbaş'ı FETÖ'yle yan yana koymak istediler

Kavurmacı: Topbaş'ı FETÖ'yle yan yana koymak istediler

Ömer Faruk Kavurmacı: Kadir Topbaş'ın adı FETÖ ile yan yana konulmak için adeta bir fırsat oluşturuldu.

‘FETÖ’nün iş dünyası yapılanması davasında işadamı Ömer Faruk Kavurmacı savunmasını yaptı. Savunmasında "2014 yerel seçimlerinde şirketimin ön cephesine başbakanımızın ve Kadir Topbaş'ın fotoğraflarını astım. AK Parti'yi destekledim" diyen Kavurmacı, "İlgisi ve alakası olmayan kayınpederim Kadir Topbaş'ın adı FETÖ ile yan yana konulmak için adeta bir fırsat oluşturuldu" dedi.

Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) ve  üye şirketlerine yönelik 21'i tutuklu 86 sanık hakkında açılan davanın 9. duruşmasında İstanbul Büyükşehir Belediye eski Başkanı Kadir Topbaş'ın damadı tutuklu sanık Ömer Faruk Kavurmacı savunmasını yaptı.  

TÜM SUÇLAMALARI REDDEDİYORUM 

İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nin karşısında bulunan duruşmada savunmasını işadamı Ömer Faruk Kavurmacı “Tüm suçlamaları reddediyorum" ifadelerini kullandı. 

52 yıl önce kurulmuş, 4200 çalışanı olan, 500 adet perakende satış mağazası olan ve yıllık 1 milyon cirosu bulunan  bir şirketin yönetim kurulu başkanı olduğunu söyleyen sanık Kavurmacı şunları söyledi: “FETÖ'ye finans sağlamadım. Şahsi mal varlığım bulunmamaktadır. Hanlarım, yatlarım, katlarım olsun istemedim. Kazancımı ülkemizin hizmetine sundum, istihdam imkanı sağladım. Kazandığımızı yatırıma dönüştürdük, hep daha fazla üretim ve istihdam için çalıştık. Kayıt dışı bir tek işlemim bulunmamaktadır. 2013-2015 yılları arasında vergi denetimlerinde eksiklik ve usulsüz bir tek işleme rastlanılmamıştır. Gerek vergi dairesi, MASAK raporlarında da terör örgütü FETÖ /PDY ile işbirliğime rastlanılmamıştır. Suç sayılacak işleme rastlanılmamıştır"       

‘KADİR TOPBAŞ'IN ADI FETÖ İLE YAN YANA GETİRİLMEK İÇİN FIRSAT OLUŞTURULDU’

Yazılı ve görsel basında ve sosyal medyada kendisinin ‘FETÖ’cü ilan edildiğini ve iftira atıldığını belirten Kavurmacı, “Aile şirketlerim terör örgütü FETÖ'ye finans sağladığı iddia edildi. İlgisi ve alakası olmayan kayınpederim Kadir Topbaş'ın adı da terör örgütü FETÖ ile yan yana getirilmek için adeta bir fırsat oluşturuldu. Bu yargılamalarda tüm gerçekler ortaya çıkacaktır. Toplum vicdanı arkasına gizlenenler, beni karalamak isteyenlerin umudu boşa çıkacaktır.  Damadı FETÖ'cü diye bana ve aileme iftira atıldı. Kendimi ifade edemeden suçlu ilan edildim"  diye konuştu.  

MAHKEME BAŞKANI: ALGIYA DEĞİL OLGUYA BAKARIZ 

Kavurmacı savunmasında “Medyada gerçekle ilgisi olmayan suçlamalarda bulunuldu. Toplum vicdanlarında mahkum edilmem için yapıldı" demesi üzerine mahkeme başkanı Ali Öztürk, “Basının manşetleri bizi ilgilendirmez. Algıya değil olguya bakarız" diyerek sanığın savunmasına devam etmesini istedi. 

‘ADETA GÜNAH KEÇİSİ İLAN EDİLDİM’

9 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildiğini söyleyen Kavurmacı, “Tahliye gerekçelerinden biri olan sağlık konusu medyada tek gündem haline getirildi. Epilepsi hastasıyım. İçerde tutuklu kaldıktan 21 gün sonra epilepsi krizi geçirdim. 2 defa hastaneye kaldırıldım. Halen ilaç kullanıyorum. Tahliye edildim. Kaçtığım haberleri yapıldı. Tutuklanıncaya kadar bu haberler devam etti.”

Kavurmacı, 1 Mart 2014'te TUSKON 5. Olağan Genel Kurulu'nda hükümeti alenen tehdit ettiği belirtilen Başkan Rızanur Meral'in konuşmasına da değinerek, “TUSKON Genel kuruluna katıldım. Rızanur Meral'in konuşmasını ayağa kalkmayarak alkışlamayarak protesto ettim. Rıza Nur Meral'in hükümeti alenen tehdit ettiği konuşmayı önceden bilmiyordum" dedi. 

‘İLK İSTİFASINI SUNAN BENİM’

Kavurmacı savunmasını şu sözlerle tamamladı: Tüm mal varlıklarıma el konulmuştur. Devletimden ve milletimden kaçıracağım tek kuruşum yoktur. Ben bu milletin bir ferdiyim. Gelirim yok. Yaşam hakkımız elimizden alındı. Tüm deliller toplanmıştır. Şüpheli işlem yoktur. Çekilmez hal alan tedbir kararlarının ve kayyum kararlarının kaldırılmasını talep ediyorum. FETÖ üyesi değilim. Bylock kullanmadım. Bylock'u tutuklandıktan sonra öğrendim. 17-25 Aralık'dan sonra iki oğlumu da Fatih Koleji'nden aldım. Eğitim hayatımda FETÖ'nün yurtlarında kalmadım, okullarında okumadım. Digitürk iptal işlemi gerçekleştirmedim. 2014 yerel seçimlerinde şirketimin önce cephesine Başbakanımızın ve Kadir Topbaş'ın fotoğraflarını astım. AK Partiyi destekledim. Rızanur Meral'i alkışlamadım. TUSKON'dan ilk resmi olarak istifasını sunan benim. 15 Temmuz'dan sonra kaçmadım. Milletimin hizmetinde kalmayı tercih ettim. Pasaportum alınmamasına rağmen pasaportumu emniyete giderek teslim ettim. Vatanını seven, milletini seven bir neferim öylede kalacağım. Beraatimi ve tahliyemi talep ederim.”

‘REKLAM HİZMETİ BEDELİ’

Mahkeme Başkanı Öztürk, “MASAK raporuna göre Zaman Gazetesi FEZA A.Ş.'ye 6 bin 481 bin TL para transferi tespit edilmiş" demesi üzerine Kavurmacı, “Reklam hizmeti bedeli" diye cevap verdi. Mahkeme Başkanı Öztürk, “Belli bir şekilde seçilmiş yayın organı mı?" diye sorması üzerine sanık Kavurmacı, “Bizde kesinlikle öyle bir şey yok" diye yanıt verdi. 

Mahkeme Başkanı Öztürk, “7 Renk Dergisi'ne 156 bin liralık ödeme yapılmış. Bu ödeme nedir?" diye sorması üzerine sanık Kavurmacı da "Bu para 3 yıllık reklam bedelidir" diye cevap verdi. Mahkeme Başkanı Öztürk, “Bu parayla bu dergi kökten satın alınır" diye cevap verdi. Duruşma Kavurmacı'nın hakimlik ve savcılık ifadelerinin okunmasıyla devam ediyor. (İstanbul/DHA)

Son Düzenlenme Tarihi: 06 Aralık 2017 16:55
www.evrensel.net