Seçme ve seçilme hakkı 83 yıl sonra ne durumda?

Seçme ve seçilme hakkı 83 yıl sonra ne durumda?

Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi Türkiye’de kadınların seçme ve seçilme hakkını elde etmesinin 83. yılında kadının siyasetteki durumunu tartıştı.

Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi, Türkiye’de kadınların seçme ve seçilme hakkını elde etmesinin 83. yılında ‘Siyaset ve Kamuda Kadın’ başlıklı açık oturum gerçekleştirdi.

Türkiye’de ve dünyada oy hakkı mücadelesiyle kadın hareketlerinin dinamiklerinden bahsedilen oturumda, kadınların mücadelelerine ve kazanımlarına değinildi.

AKP VE MHP KATILMADI

Oturum başkanlığını Ankara Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Avukat Tülay Çelikyürek’in yaptığı etkinliğe Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza Hukuku Öğretim Üyesi Doç. Dr. Güneş Okuyucu Ergün, HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, Bağımsız Milletvekili Aylin Nazlıaka, CHP Milletvekili Mahmut Tanal konuşmacı olarak katıldı. Etkinliğe parlamentodaki tüm partilere davet ettiklerini belirten Çelikyürek, AKP ve MHP’nin katılmadığını söyledi.

‘KADINLARA ENGEL OLMAYIN’

Avukat Tülay Çetinyürek, Cumhuriyet Dönemi devrimleri ile kadınların erkeklerle eşitliğinin sağlanmasının amaçlandığını söyleyerek “Toplumda kadın ve erkek eşitliğinin sağlanması, omuz omuza mücadele etmesi ve evden çıkmasının bir kolaylaştırıcısı da 5 Aralık 1934’de kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınması oldu. İlk uygulamada parlamentoda kadın milletvekili oranı yüzde 4 iken şimdi yüzde 14. Ancak bu durum hâlâ yeterli değil, bakanlar kurulu ve kamuda da kadın temsiliyeti oldukça az. Artık kadınlar önlerindeki engellerin kaldırılmasını değil, kendilerine engel olunmamasını istiyor. Cinsiyet eşitsizliği sorunu kadınların yaşamını her alanda olumsuz etkiliyor” diye konuştu.

Seçme ve seçilme hakkının kadını söz sahibi olması ve varolmasında oldukça önemine dikkat çeken Doç. Dr. Güneş Okuyucu Ergün de “Kadın hakları meselesi, insan hakları meselesidir. Her kanaldan kadına ayrımcı, cinsiyetçi söylemler varken hukuk alanında ne yapılırsa yapılsın çözüm olmayacaktır” dedi.

‘KADINLAR OY HAKKINI MÜCADELE İLE KAZANDI’

Kadınların kazanımlarının mücadelelerle elde edildiğine dikkat çeken HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, seçme ve seçilme hakkının da tanınmış değil mücadelelerle kadınların kazandığı bir hak olduğuna dikkat çekerek şöyle konuştu: “Tarihteki kadın mücadeleleri oy hakkını gündeme getirmiştir. Oy hakkını elde etmek için insan hakları sözleşmeleri yeterli olmadığı için birçok ulusal ve uluslararası sözleşme yapılmıştır. İstanbul Sözleşmesi de bunlardan biridir.” Kadınlara ve kadınların kazanılmış haklarına saldırıların devam ettiğini söyleyen Kerestecioğlu, “mücadele eden kadınlar zorla aldıkları haklarını kolay kolay bırakmayacak” dedi.

‘SEÇİLMİŞ KADINLAR HAPİSHANEDE’

Bağımsız Milletvekili Aylin Nazlıaka, “Köklü bir mücadele ile yıllara dayanan kadın kazanımları oy hakkını elde etmiştir. Çağdaş, laik, demokratik Türkiye’nin aydınlanmasında kadınların emeği büyüktür. 1923’te kadınların oy hakkı meclis gündemine gelmiş, kabul edilmemiş ancak kadınlar bunun peşini bırakmamıştır. Günümüz Türkiye’sinde seçilmiş bazı kadınlar hapishanede, bazılarınınsa vekilliği düşürülmüş durumda. Bugün TBMM’de ne yazık ki kadını kadına kırdırma politikası izleniyor. Biz; çocukların istismara uğradığında ‘Bir kereden bir şey olmaz, çocuklarınıza çığlık atmayı öğretin’ diyenlerle de emeği ve mesleği için mücadele edenlere terörist diyenlerle de aynı gemide değiliz. Her yerden baskılandığımız bu karanlığı yılmadan, yorulmadan, teslim olmadan yırtmak zorundayız” dedi.

CHP’li Mahmut Tanal ise, “Kadınları geri bırakan bir toplumun ilerlemesi mümkün değildir. Kadın erkek birlikte bu mücadelenin bir parçası olacağız” dedi. (Ankara/EVRENSEL)
 

www.evrensel.net