KESK Heyeti Kocaeli’de: OHAL değil, demokrasi istiyoruz

KESK Heyeti Kocaeli’de: OHAL değil, demokrasi istiyoruz

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin başlattığı ‘OHAL değil, demokrasi istiyoruz’ başlıklı kampanya kapsamında KESK MYK üyeleri Kocaeli’deydi.

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin başlattığı ‘OHAL değil, demokrasi istiyoruz’ başlıklı kampanya kapsamında KESK MYK üyeleri Kocaeli’deydi.

Gün boyu Kocaeli’de temaslarda bulunan heyet, dün akşam saatlerinde Eğitim-Sen Kocaeli Şubesinde açıklama yaptı. Açıklama öncesi konuşan KESK Dönem Sözcüsü ve SES Kocaeli Şube Başkanı Gökhan Bektaş, Kocaeli Valisi Hüseyin Aksoy ile yaptıkları görüşmeden notlar aktardı. 

Taleplerini Valiye ilettiklerini aktaran Bektaş, “Vali Beye geçmiş zamanlarda yaşadığımız sıkıntıları anlattık. Aslında kendisi buraya yeni atandı. Yürüyüş ve basın açıklamalarına getirilen yasaklara değindik, taleplerimizi ilettik. Önümüzdeki dönemde eskiden var olan baskının yaşanmaması gerektiğini ifade ettik. Bunun nasıl sonuç alacağını da ilerideki günlerde göreceğiz” ifadelerini kullandı. 

Vali ile görüşmenin ardından işyeri üye ziyareti yapan KESK heyeti, ardından sırasıyla CHP, ÖDP, EMEP, SYKP ve HDP’de ziyarette bulundu. 

Akşam saatlerinde Eğitim-Sen’de görüşlerini basın ile paylaşan KESK Kadın Sekreteri Gülistan Atasoy, 20 Temmuz 2016’da ilan edilen OHAL ve onun yarattığı KHK rejiminin AKP’nin fiili darbesine dönüştüğünü belirtti. Bir rejim değişikliğine giden yolun OHAL ile açıldığınıvurgulayan Atasoy, “AKP, siyasal projesinin önünde engel gördüğü kesimleri OHAL hukuksuzluğu ve keyfiyetinden faydalanarak ihraç etmekte, susturmakta ve cezaevine göndermektedir. Basın yayın organları, dernekler kapatılmış, gazeteciler tutuklanmış, OHAL tek sesli bir Türkiye yaratmak için kullanılmıştır. Yine bu hedefe uygun olarak her türlü hak arama mücadelesi keyfi biçimde yasaklanmaktadır” dedi. 

‘25 BİN İŞÇİNİN HAKKI GASP EDİLDİ’

İş güvencesinin OHAL döneminde tümüyle ortadan kaldırıldığının da altını çizen Atasoy, “Darbe girişimi ile ilgisi açık-seçik kurulmaksızın, hiçbir somut delile dayanmadan, adil yargılama süreçleri işletilmeden 130 binin üzerinde kamu emekçisi işinden, geleceğinden edilmiştir. 50’nin üzerinde emekçi bu süreçte intihar etmiştir. Anayasal güvence altında olan çalışma ve yaşam hakkı gasp edilmiş, devlet iş güvencesinin teminatı olmak bir yana, iş güvencesine karşı en büyük ‘tehdit’ halini almıştır. OHAL, iş güvencesinin yanı sıra işçilerin en temel haklarına da bir tehdittir. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, grevleri engellemek için OHAL’i kullandıklarını açıkça söylemiştir. Bu sözlere uygun olarak 2017 yılı boyunca beş grevi engelleyerek yaklaşık 25 bin işçinin hakkı gasp edilmiştir. Bugün DİSK üyesi 2000’e yakın işçi, KESK üyesi 4099 kamu emekçisi, 3315 hekim ve TMMOB üyesi 3000’in üzerinde mühendis, mimar ve şehir plancısı ihraç edilmiş durumdadır. Devletin tüm sosyal yönleri tasfiye edilirken, direnen/direnecek olan herkes etkisizleştirilmek istenmektedir” diye konuştu.

Öncelikli amaçlarının OHAL’in bir kez daha uzatılmaması için mücadele etmek olduğunu vurgulayan Atasoy, “Kampanyamızı 81 ilde emek ve meslek örgütleri ve yerel demokrasi güçleriyle ortaklaştırarak yaygınlaştıracağız.Öncelikli amacımız 20 Ocak 2018 tarihinde OHAL’in bir kere daha uzatılmamasıdır. Bu amaçla demokratik birçok etkinliği hep beraber, omuz omuza hayata geçireceğiz.Emekçilerin yüzyıllardır süren mücadele ile kazandığı hakları ve özgürlüklerini OHAL’e, AKP’nin tek adam rejimine terk etmeyecek, demokrasi, barış, eşitlik, özgürlük ve laiklik için mücadeleyi büyüteceğiz” dedi. (Kocaeli/EVRENSEL)
 

www.evrensel.net