Yan yana gelmekten başka çaremiz yok

Yan yana gelmekten başka çaremiz yok

Çiğli Organize Sanayi Bölgesi'nden metal işçileri, Man Adası belgelerine ve iktidar medyasının belgelere dair haberlerine ilişkin görüşlerini yazdı.

Çiğli Organize Sanayi Bölgesi'nden Metal İşçileri
İzmir

Merhabalar bizler Çiğli organizede çalışan metal işçileriyiz. Ülkemizin gündemi o kadar yoğun ve hızlı değişiyor ki, yine gazetemizin köşe yazarlarından İhsan Çaralan’ın tespit ettiği gibi, “Bizler bunların günlük politikalarına ne yetişebilir ne de bunlara laf anlatabiliriz” (Yanlışım varsa ya da yanlış anlamışsam affınıza sığınıyorum). 

Sermaye basınını, tüm ajitasyon ve propaganda aygıtlarını ellerinde tutuyorlar ve istedikleri gündem üzerinde işçileri, emekçileri sarhoş edebiliyorlar. Ancak anlaşılıyor ki artık deniz tükenmek üzere.

Son günlerde ortaya çıkan ve açıklanması beklenen Man Adası belgeleri çok ciddi sorunlar yaratacak gibi. Bizler ay sonunu getirebilmek için nelerden kısmamız gerektiğini tartışırken, beyefendiler ve etraflarındaki nezih akraba ve eş topluluğu, “yerlilik ve millilik” adına bizlere “Altın ve dolarlarınızı bozdurun” diyenlerin dolarları nerelere ve ne amaçla gönderdiklerini öğrenmiş olduk.

İşyerimizde yemekte, çayda ya da makine başında konuşma fırsatı bulduk. Evet bizler asgari ücretle hayatımızı idare edip ay sonunu yakalamak isterken ya vergi dilimi belasına ya da her sabah alışılagelmiş zamlarla boğuşup duruyoruz. Evet işçilerin kafası karışık doğrudur. “Belgeler sahte mi? Neden basına verilmiyor? Neden savcılara verilmiyor? Yine Kılıçdaroğlu ve yalan belgeler mi?” gibi havuz medyası üzerinden kafaları karışıyorlar. Ama en önemlisi ve belki de tehlikelisi şu tez gibi; bizi zaten sevmiyorlar; ABD, AB ve dış mihrakların oyunu; Erdoğan düşmanlığı ve bizi yıpratmak istiyorlar.

O zaman soruyoruz arkadaşlarımıza ya doğru ve gerçekse belgeler? İşte şifre bu, ya doğru ise her şey altüst olsa dahi kesinlikle yargılanmalı diyorlar. Bizlerin 14 bin yıl çalışıp elde edemeyeceğimiz paralar tek kalemde tek bir kişiye veriliyor. Daha maaş elimize geçmeden vergimiz kesiliyorken, her yakaladıkları fırsatta yerli ve milli olmaktan, birlik beraberlikten bahsedenler, borsa uçuyor derlerken ekonomi saat gibi tıkır tıkır çalışıyor diyenlere soruyoruz. Madem her şey yolunda da neden dolar durdurulamıyor? Neden gaza, benzine ve temel tüketim maddelerine zam durdurulamıyor? Neden eğitimde cebimize uzanan eller çekilmiyor? Neden sağlık parasız olmuyor? Neden asgari ücret vergi dışı bırakılmıyor? Neden halk için bütçe yapılmıyor? Bu ve bu gibi sorular çoğaltılabilir. 

İşçiler, eğer bu belgeler ve söylenenler doğruysa bugün basın ile paylaşılmış belgelerin gereği yapılmalı ve ülkemizi bu hale sokan her kim olursa olsun hesap vermelidir diyor.

Öyle Türkiye düşmanları diyerek, öyle Erdoğan düşmanları diyerek bu sorulara cevap veremezsiniz. İşçiler, emekçiler, gençler, kadınlar yani tüm halk olarak bu haksızlıklardan, yolsuzluk ve hukuksuz işlerden hesap sorulmasını ve kim hatalı ise kesinlikle yargılanmasını talep ediyoruz.

Ancak biliyoruz ve görüyoruz ki işin asıl mağduru olan işçi ve emekçiler birlik olmaz ise kendi kurdukları bir düzenden bizden yana bir sonuç çıkmayacaktır.

Pir Sultan’ın da dediği gibi “Bozuk düzen de sağlam çark olmaz.”

En acil taleplerimiz için yan yana, omuz omuza gelmekten başka çaremiz yok. Alın terimiz ve gözyaşımız için yan yana gelerek ancak kazanabiliriz.

www.evrensel.net