Arabuluculuk nedir?

Uzun süre gönüllülük esasına dayalı olarak uygulanan arabuluculuk bazı davaların şartı haline getiriliyor. Peki nedir arabuluculuk sistemi?

Cem ŞİMŞEK
İstanbul

Arabuluculuk sistemi son dönemin önemli tartışma konularından olmaya başladı. Sistem, Türkiye’de 2012’den bu yana gönüllülük esasına dayalı olarak uygulanıyordu. Onu tartışma konusu haline getiren ise iş hukuku ve boşanma gibi süreçlerde sistemin bir dava şartı olarak uygulanmak istenmesi oldu. Sistem iş hukuku davaları için ilerleyen dönemde dava açabilmenin şartları arasına girecek ve bu nedenle arabulucuya başvurmayan bir işçi dava açamayacak. Boşanma konusunda ise süreç hala tartışma konusu.

Alana ilişkin tartışmaları Av. Devrim Avcı ile konuştuk. Arabuluculuk sistemi nedir, neden zorunlu hale getirilmek isteniyor, işçiler zorunlu arabuluculuk sürecinden nasıl etkilenecek, boşanmada arabuluculuk olur mu gibi pek çok soru yönelttik. Haber dizimizin bu bölümünde arabuluculuk sisteminin temeline ilişkin bilgileri ve genel sorunlarını anlatmaya çalışacağız.

‘ARABULUCULUK GÖNÜLLÜLÜĞE DAYALI BİR SİSTEMDİR’

Arabuluculuğun en temel noktasını gönüllülüğe dayalı olması olarak ifade eden Av. Avcı, sistemi şu şekilde özetledi:
“Arabuluculuk 2012’de yasal olarak hukuk sistemimize girdi. Taraflar tamamen kendi özgür iradeleriyle dava açılmadan önce ya da dava açıldıktan sonra arabulucuya başvurabilirler. Ama arabuluculuğun en temel noktası gönüllülüğe dayanıyor olmasıdır, yani siz kimseyi zorunlu olarak arabulucuya yönlendiremezsiniz. Bu tamamen gönüllülük üzerine kurulu bir sistem. Arabuluculuk Kanunu’nun ilk maddesinde zaten ‘Tarafların serbestçe tasarruf edebilecekleri iş ve işlemlerden doğan özel hukuk ilişkilerinden kaynaklı her türlü olayı arabulucuya götürebilirsiniz’ diye bir düzenleme var. Hemen arkasından da aile içi şiddet iddiasının arabulucuya götürülemeyeceği belirtiliyor.”

HİZMET TESPİTİ VE İŞ KAZASI KAPSAM DIŞINDA

Önümüzdeki dönemde iş hukuku davalarının şartlarından biri haline gelecek olan arabuluculuk sürecinde hizmet tespit davası ve iş kazasından kaynaklı tazminat davalarının bu kapsam dışında tutulacağı bilgisini veren Devrim Avcı, bunun dışında kalan tüm uyuşmazlıklarda arabuluculuğun zorunlu olacağını söyledi.

İŞÇİ ARABULUCUYA GİTMEDEN DAVA AÇAMAYACAK

Arabuluculuk sisteminin genel olarak gönüllülük esasına dayalıyken iş davalarının zorunlu şekilde arabulucuya götürülecek olmasını eleştiren Avcı, bunun sistemle tezat oluşturduğunu söyledi. Avcı, sistemin nasıl işleyeceğini ise şu örnekle açıkladı:
“Örneğin; kıdem tazminatı alacağınız için 1 Ocak 2018’den sonra dava açacaksanız öncelikle arabulucuya başvurmanız dava şartı olarak zorunlu hale getiriliyor. Yani nasıl bir mahkemeye gider avansı olarak para yatırıyorsunuz, imzalı bir dilekçe yazıyorsunuz; arabuluculuğa başvurduğunuza dair belgeyi de mahkemeye göndermek zorundasınız dava açabilmek için. Ama öncelikle yapılan araştırma, inceleme ya da çözüm olmazsa uyuşmazlığın tespiti dava şartı olarak getirildi.”

ARABULUCLUK SİSTEMİNE RAĞBET YOK

2012’de hayata geçirilen arabuluculuk sistemine fazla rağbet olmadığını da vurgulayan Av. Devrim Avcı, “Aslında arabulucuya başvurma gibi bir eğilimi yok halkımızın. Zaten çok uygun olmadığını da düşünüyor. Öyle yoğun bir şekilde ‘Arabulucuya başvuralım, uyuşmazlıklarımız arabulucuda çözümlensin’ gibi bir istatistik de yok” dedi. Avcı bu sebeple iş hukuku davalarında uygulamanın zorunlu hale getirildiğini; boşanma süreci açısından da tartışmaya açıldığını söyledi.

‘İŞ YÜKÜNÜN AZALTILMASI ADALETLİ OLMAYA YETMİYOR’

Hukuki uyuşmazlıklarda öncelikli çözüm adresinin mahkemeler, adliyeler olduğunu söyleyen Avcı, arabuluculuk sistemiyle adliyelerdeki iş yükünün hafifletileceği yönündeki savunmalara da yanıt verdi:
“Yaptığınız bu düzenlemeyle mahkemelerin iş yükünü kaldırıyor olmak halka ve vatandaşa adalet sağladığınız, arabuluculuk süreci de dahil, yargılama süreci de dahil, adil bir çözüm bulduğunuz anlamına gelmiyor maalesef. Yani iş yükünü kaldırmak adaletli karar vermek demek değil.”

‘TARAFLARIN EŞİT OLDUĞU ALANLARDA UYGULANABİLİR’

Tarafların eşit olmadığı uyuşmazlıklarda arabuluculuk sisteminin zorunlu hale getirilmesinin yanlış olduğunu vurgulayan Avcı, sistemin ticari uyuşmazlıklar, tüketici mahkemeleri, ve asliye hukuk mahkemeleri sürecinden önce uygulanabileceğini söyledi:
“Özel hukuk uyuşmazlıkları dediğimiz alan çok geniş bir alan. Yani iş mahkemelerinde yapılan bu değişikliği bu alanlarda uygulayabilirsiniz. En temel itiraz noktalarından biri zaten tarafların eşit olmadığı uyuşmazlıkların arabulucuya gönderilmesi. Yani siz iş yükünü azaltmak istiyorsanız mahkemeler nezdinde, tarafların eşit olduğu uyuşmazlıklar açsından buna başvurabilirsiniz. Örneğin ticari uyuşmazlıklar, her ne kadar taraflar eşit olmasa bile tüketici kaynaklı uyuşmazlıklar, asliye hukuk mahkemelerinde görülen davalardan kaynaklı uyuşmazlıklar olabilir. Ama özellikle, iş mahkemelerinden işçinin işveren karşısında eşit konumda olmadığı iş mahkemelerinde özel işçi lehine yorum ilkesinin gözetildiği özel yargılama mekanizmaları olan bir sistemden başlamanız doğru değil tabi ki.”

‘ARABULUCULUK SÜRECİNDE GİZLİLİK ESAS’

Arabuluculuk açısından getirilen en önemli düzenlemelerden birinin de ‘gizlilik esası’ olduğunu anlatan Avcı, bu süreçte öne sürülen iddia, belge ve görüşmelerin mahkeme aşamasına bile yansımayacağını söyledi:
“Taraflar arabuluculuk sürecindeki yaptıkları görüşmelerdeki teklifler, öne sürülen iddialar, vs… gizli kalmak zorunda. Diyelim ki, arabulucuya gittiniz ve anlaşamadınız. Daha sonra dava açtığınız zaman dahi arabulucu aşamasındaki evraklar, belgeler, talepler mahkeme tarafından istenemiyor. Herhangi bir idari kurum tarafından da istenemiyor. Bunlar gizli kalmakla yükümlü.”

Son Düzenlenme Tarihi: 04 Aralık 2017 06:43
www.evrensel.net