Sizde değilse nasıl satıyorsunuz?

Sizde değilse nasıl satıyorsunuz?

TMSF, satışa çıkardığı ‘Hayatın Sesi’nin malları bizde değil’ dedi. Avukatlar, 'Madem mallar sizde değil, nasıl satıyorsunuz?' diye sordu.

Meltem AKYOL
İstanbul

KHK ile kapatılan ve TMSF tarafından el konulup malları satışa çıkarılan Hayatın Sesi Televizyonu ile ilgili skandal bir gelişme daha yaşandı. Geçtiğimiz ay kanalın mallarını internet sitesine koyduğu ilanla satışa çıkardığını duyuran TMSF, Hayatın Sesi ile MESAM arasında görülen davaya gönderdiği yazıda Hayatın Sesi TV’nin mallarına el koymadığını iddia etti.

Mahkemeye gelen yazıyı yorumlayan Avukatlar Devrim Avcı ve Mustafa Söğütlü, TMSF’nin kanalın mallarına el koyup onları 289 bin lira bedel belirleyerek satışa çıkarıldığını söyleyerek, “Şimdi bize diyorlar ki, ‘Biz bu şirketi kapatılan ya da kayyım atanan şirketler arasında devralmadık.’ Şimdi mallara el konulmuş ve mallar satışa sunulmuşken biz el koymadık, mallar bizde değil diyorlar. El koymadıysanız ve mallar sizde değilse nasıl satıyorsunuz?” diye sordu.

TMSF KANALIN MALLARINA EL KOYUP SATIŞA ÇIKARDI

Hayat Sesi Televizyonu, olağanüstü hal (OHAL) kapsamında çıkarılan 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile yetkilendirilmiş komisyon tarafından İMC TV, Van TV, Gün TV, Azadi TV ve Jiyan TV gibi kanallarında bulunduğu 12 televizyon ve 11 radyo ile birlikte geçtiğimiz yıl Eylül ayında  kapatılmıştı. Kanalın bütün malları öce TRT’ye yedi emin olarak bırakılmış, ardından da TMSF’ye devredilmişti. Geçtiğim ay TMSF tarafından kanalın malları satışa çıkarılmış ve satış bedeli olarak da 289 bin TL konulmuştu.

KHK ile kapatılmadığı iddiasıyla OHAL komisyonuna da başvuruda bulunamayan kanalın açtığı davalara ilişkin ise geçen 13 aya rağmen herhangi bir ilerleme olmadı. TMSF’nin mallarına el koyarak satışa çıkardığı kanala ilişkin skandal bir yazı ortaya çıktı. Yazıya göre Hayat Sesi Televizyonu doğrudan KHK ile kapatılmadığı için mallarına TMSF tarafından el konulmadı. Ellerine ulaşan yazı ile şaşkına dönen Avukatlar Devrim Avcı ve Mustafa Söğütlü ise yaşanan durumun hukukla izah edilemeyeceğini söyledi.

TELEVİZYON KAPATILDI AMA DAVALARA DEVAM

Bir elinde TMSF’nin yazısı, diğerinde TMSF’nin internet sitesinde yer alan satış ilanı ile gazetemize konuşan Devrim Avcı, yazının ellerine nasıl geçtiğini anlatmakla başladı: “Bu belge-yazı elimize bir dava aracılığı ile geçti. Bizim, Hayat Sesi Televizyonunun yani, Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği (MESAM) ile devam eden bir davamız var. MESAM, “Kendisine ait eserleri izinsiz kullandığı” iddiasıyla Sorumlu Müdürü Gökhan Çetin’e dava açmıştı. Bu dava devam ederken Hayatın Sesi kapatıldı. Esas mesele de bundan sonra başlıyor. Normalde kanala kapatıldıktan sonra bu davanın düşürülmesi gerekiyor.

Bu kapatılma işleminin ardından biz mahkemeye dedik ki, “675 No’lu KHK’nin 16. maddesi “KHK ile kapatılan, ya da bir şekilde şu maddeye dayanılarak kapatılan şirketlerin devam eden davaları gerçek ve tüzel kişi ayrımı yapmadan düşürülür, dava ortadan kaldırılır” düzenlemesi var. O nedenle bu davanın düşmesi gerekir” diyor. Bu maddeye dayanarak davanın ortadan kaldırılmasını talep ettik. Ama mahkeme davayı düşürmedi bir de TMSF’ye yazı gönderdi.”

TMSF KANALIN MALLARINI SATIYOR AMA ‘EL KOYMADIK’ DİYOR

İstanbul 1. Fikri ve Sınai Mahkemesi hakiminin bunun üzerine TMSF’ye yazı göndermesinin sorunlu bir uygulama olduğunu söyleyen Avcı, TMSF’nin mahkemeye verdiği yanıta ilişkin şunları söyledi: “TMSF gönderdiği yanıtta bir takım alıntılar yaparak ‘İkinci Kanal Yapım Organizasyon Şirketi 664 Sayılı KHK’nin 19. maddesi ve 677 sayılı KHK’nin 7. maddesinde TMSF’ye devredilen ve ya TMSF’nin kayyım olarak atadığı şirketlerden biri değildir’ diyor. Bu yazıya göre Hayatın Sesi Televizyonu KHK ile kapatılmadığı için malları TMSF’ye devredilmemiş. Yani TMSF yazdığı yazıda diyor ki bu şirkete biz el koymadık... Ama TMSF’in internet sitesine bakıyorsunuz, kanalın malları satışa çıkarılmış, mallara kalem kalem fiyat biçilmiş, ek liste ile eklenmiş bunlar da. Şimdi gel de çık işin içinden.”

‘HAKİM BAŞIMA BİR ŞEY GELİR DİYE KENDİ BAŞINA KARAR VEREMİYOR’

TMSF’ye hiç yazı yazılmadan davanın düşürülmesi gerektiğini belirten Devrim Avcı, “KHK’deki düzenleme çok açık. Orada KHK ile getirilen emredici bir düzenleme var. Kapatılan kurumlarla ilgili davalar gerçek ya da tüzel kişiler bakımından düşme kararı verir hakim diyor. Bunu göre hakimin sağa sola yazı yazmadan kendiliğinden karar vermesi lazımdı, biz de davanın düşürülmesini talep ettik. Ama hakim yazı yazmaya karar verdi. İşte gele gele de bu geldi. Orada hüküm çok açık, ‘gerçek kişiler var ama acaba tüzel kişi de düşer’ diyor ama hakim karar vermek yerine TMSF’ye yazı göndermeyi tercih etti. Yani bu hakimim böyle basit bir davada bile yazı yazmaya ihtiyaç duyması üzerinde hissettiği baskının da göstergesi aynı zamanda. İşte hukuk bu hale geldi. Burada mesele hukuku bilip bilmemek değil, yani en ufak bir meselede bile ‘üzerinde hissettiğin baskı ile’ tek başına karar vermemem meselesi aslında” diye konuştu.

O ZAMAN NEYE DAYANARAK SATIYORSUNUZ MALLARI?

Burada söze giren Avukat Mustafa Söğütlü ise, “Şimdi bize diyorlar ki, ‘Biz bu şirketi kapatılan ya da kayyım atanan şirketler arasında devralmadık.’ Ama bir taraftan da 668 No’lu KHK ile kapatıldığı için kanalın satış işlemlerini yapabiliyorsunuz. O zaman ya bu satış işlemleri hukuka aykırı, siz bu el konulan şirketler arasında yer almadığı için satış işlemlerini de yapamazsınız, ya da bu gönderdiğiniz yazı doğru değil. Çünkü diyorsunuz ki ‘Bu şirket bana devredilmedi, ben buna Kayyım da atamadım.’ O zaman biz de soralım, neye dayanarak satıyorsunuz malları? Ortada bir yasal boşluk var. İkinci kanal kapatıldığında, yani Hayatın Sesi Televizyonu, geldiler, kapattılar, mühürlendi, mallarına el konuldu ve son olarak malları satışa sunuldu. Biz hepsinde oradaydık. O zaman bunları nasıl açıklayacağız?” diye sordu.

EL KOYMADIYSANIZ MALLARI NEDEN SATIYORSUNUZ?

Televizyon ilk kapatıldığında KHK ile kapatılmadığı için ilgili hüküm gereği mallarına el konulmaması gerektiğini söyleyen Söğütlü şunları ifade etti: “O zaman demiştik, mallara el koyamazsınız, şirketi kapatamazsınız. KHK diyor ki “ekli listede yer alan şirketlerin mallarına el konulup hazineye bedelsiz devredilir.” Ama siz şimdi televizyonu bu hükümle kapatmıyorsunuz, başka bir bir komisyon kuruyorsunuz ve bu komisyon kapatma kararını veriyor. Ama kanalı kapattık, mallara el koydular. Biz de buna itiraz ettik, davalar açtık. O zaman bunu yok saydılar. Şimdi mallara el konulmuş ve mallar satışa sunulmuşken biz el koymadık, mallar bizde değil diyorlar. El koymadıysanız ve mallar siz de değilse nasıl satıyorsunuz? Mallar  nerede?”

www.evrensel.net
ETİKETLER Hayatın SesiTMSF