ARTI EKSİ 7 LONDRA – 03 ARALIK 2017
Artı Eksi 7 Londra: İngiltere'nin Brexit faturası kabarıyor

Brexit müzakereleri, Theresa May’in başına bela olan Trump’ın tweetleri ve otobüs şoförlerinin grevleri… İşte İngiltere'nin haftalık panoraması...

 

Orhan DİL
Londra

Artı Eksi 7 Londra, İngiltere'nin haftalık panoramasını sunmaya devam ediyor. Programın bu bölümünde; Avrupa Birliği’nin, Birleşik Krallık’a Brexit bedeli olarak kestiği faturaya ve İrlanda sınırına kilitlenen müzakere, Kuzey Batı İngiltere’de otobüs şoförleri ve bakım çalışanlarının eşit ücret ve zam talebiyle Ekim ayından beri devam ettirdikleri grevler, ırkçı ve aşırı sağcı Britanya Önce Partisi liderinin tweetlerini paylaşan Donald Trump’ın yol açtığı tartışmalar var.

Aralık ayı boyunca Brexit müzakereleri açısından çok önemli görüşme ve toplantılar gerçekleştirilecek. Birleşik Krallık’ın ödeyeceği ayrılık bedeline kilitlenen müzakereleri açmak için başbakan May, 50 milyar avro gibi bir rakamı telafuz etti. May’in, Avrupa Birliği karşısında elini güçlendiren bu adım daha zor çözülecek olan sorunlarında başlangıcı oldu. İrlanda sınırına kilitlenen Brexit tartışmaları, Kuzey Batı İngiltere’de iki aydan beri devam eden otobüs şoförlerinin grevleri ve Trump’ın Theresa May’i zor durumda bırakan tweetleri ve tepkiler bu hafta Artı Eksi 7 Londra’da.

BREXIT’İN FATURASI KABARIYOR

Theresa May, Brexit müzakerelerinde önemli bir aşamayı temsil eden Aralık ayı ortasındaki Avrupa Birliği zirvesine hazırlık için Eylül ayında açtığı kesenin ağzını iyice araladı. AB’de den ayrılık için Birleşik Krallık’a kesilen fatura için yapılacak ödemeyi 50 milyar euroya kadar çıkartan May, kilitlenen müzakereleri yeni yıl öncesi bir sonraki aşamaya taşıma hedefinde.

Başbakan Theresa May, Birleşik Krallık’ın ödeyeceği faturanın miktarında düğümlenen Brexit müzakerelerini çözmek için AB’ye 50 milyar euro teklif etti. Önümüzdeki haftadan itibaren, 14 ve 15 Aralık günlerinde gerçekleşeşek olan Brexit zirvesi öncesi Avrupa’da mesaiye başlayacak olan Theresa May, görüşmeleri ilerletebilmek için AB’nin isteği doğrultusunda hareket ederek ödeyeceği tazminatı artırdı. Bazı medya kuruluşları, Birleşik Krallık’ın ayrılık bedeli olarak ödeyeceği meblağ üzerinde anlaşma sağlandığını iddia ederken Theresa May ve AB adına görüşmeleri yürüten Michel Barnier, pazarlıkların hala devam ettiğini ifade etti. Şimdiye kadar basına yansıyan bilgiler, Birleşik Krallık’a kesilecek olan faturayı belirleyecek olan giderler ve bu giderlerin nasıl hesaplanacağına dair bir formül üzerinde çalışıldığına işaret ediyor. Yine bu bilgilere göre üzerinde anlaşılmaya varılacak olan meblağ bir seferde değil, bir kaç yıla yayılan bir süreç içinde parça parça ödenecek.

Başta bazı muhafazakar milletvekilleri olmak üzere Brexit yanlısı ve karşıtı olan çevrelerden gelecek tepkileri göze alarak ‘cömert’ bir teklifte bulunan Theresa May, Avrupa Birliği ile gümrük ve ticari ilişkilere dair müzakereleri bir an önce başlatmak istiyor. AB ise, May’in önceliği olan ticari ve gümrük düzenleme müzakerelerine geçmek için, maddi anlaşmanın yanı sıra Birleşik Krallık’ta yaşayan AB üyesi vatandaşların konumu ve İrlanda sınırına ilişkin düzenlemenin netleştirilmesinde  ısrar ediyor. Sadece kabinesini ikna ederek alacağı bir karar için yaklaşık 6 ay harcayan May, İrlanda sınırına dair müzakerelerin başlıca tarafları olan, kendisine azınlık hükümeti için destek veren DUP , İrlanda Cumhuriyeti ve AB’yi ikna edecek bir formül bulabilmiş değil. İrlanda Cumhuriyeti, Brexit sonrası Kuzey İrlanda’da AB gümrük düzenlemesinin devamı garantisi isterken, başta DUP ve Muhafazakarlar, Birleşik Krallık’ın gümrük sınırlarının İrlanda Denizi’ne çekilmesi önerisine şiddetle karşı çıkıyorlar. Yaklaşık 310 mil uzunluğundaki sınır hattındaki kontroller, 1998 yılında imzalanan Good Friday Anlaşması ile ortadan kaldırılmıştı. İki tarafında barış anlaşmasını tehlikeye sokacak bir yaklaşımdan uzak durma çabası, İngiltere’nin AB ile sınırlarını net olarak ayırma tutumu yüzünden zorda.

Kasım ayının son haftasında Birlişik Krallık ve Avrupa’da etki bıırakan karar ve tartışmaların Avrupa Birliği adına müzakereleri yürüten Micheal Barnier’i ne kadar ikna ettiği, Aralık ayının ilk haftasından itibaren Theresa May’in AB Komisyonu ve yetkilileri ile yaptığı görüşmeler esnasında netleşek. Eğer, bu görüşmelerde Brexit faturası, İrlanda sınırı ve Avrupa Birliği vatandaşlarının konumlarına ilişkin bir ilerleme sağlanabilirse, 14 ve 15 Aralık’ta toplanacak olan AB liderlerinden müzakereleri bir sonraki aşamaya geçirmek istenecek.

KUZEY BATI İNGİLTERE’DE ŞOFÖRLER GREVDE

Kuzey Batı İngiltere çapında 2 binden fazla otobüs şoförü ve bakım çalışanı, ücret eşitliği ve zam talebiyle Ekim ayında başlattıkları grevleri Aralık ayı boyunca devam ettirecek. Şoförlerin saat ücretine 1 peni gibi komik bir zam öneren Arriva North West, grevleri engelleyebilmek için yolcularla şoförleri karşı karşıya getirmeye çalışıyor.

Ücret artışı ve eşit ücret talebiyle Ekim ayından itibaren her pazartesi 24 saat grev gerçekleştiren Arriva North West otobüs işletmesi şoförleri Aralık ayında 9 gün greve çıkacak. Kuzey Batı İngiltere’nin 11 ayrı şehrinin ulaşımını sağlayan Alman ulaşım şirketi Deutsche Bahn AG’ye ait Arriva North West için çalışan 2 binden fazla şoför ve bakım çalışanı hak arayışını grevlerle devam ettiriyor.

Aynı otobüs firmasının çalıştırdığı 11 depoda ayrı ücret uygulaması var. Arriva North West’in 2013 yılında otobüs işletme ihalesini kazanması ile başlayan ücret farkları yıllık olarak 4 bin 500 sterline kadar çıkıyor. Ücretleri müdürler ve yöneticiler için eşitleyen otobüs işletmesi şoförlerin ücretlerini ise eşitlemeye yanaşmıyor. Aynı işi yapmalarına rağmen farklı ücret almalarına itiraz eden şoförler hem zam hem de ücret eşitliği taleplerinin karşılık bulmaması sonucu Ekim ayında ilk grevlerini gerçekleştirdi. UNITE ve GMB sendikalarına üye şoförler her pazartesi gerçekleştirdikleri grevleri, işverenin 23 Kasım’da önerdiği 1 penilik zamma grevlerin sayısını artırarak karşılık verdi. Önerilen 1 penilik saat ücreti artışını, taleplerinin ciddiye alınmayışı olarak değerlendiren şoförler, Noel tatili günlerini de içeren yeni grevlerle kararlılıklarını gösterecekler.

İşverenin 1 penilik ücret artışı önerisi sonrasında yeniden grev oylaması için sandığa giden şoförler, % 85 katılımla gerçekleştirdikleri oylamada grev kararını % 83 gibi ezici bir çoğunlukla aldılar. Şimdiye kadar 24 saatlik grev gerçekleştiren şoförler; 4, 7, 12, 13, 14, 20, 21, 22 ve 23 Aralık'ta grevde olacaklar. Şoförler ücret eşitliğinin yanı sıra % 3.1’lik ücret artışı talep ediyor. Şoförlerin giderek artan kararlılığı ile köşeye sıkışan ama anlaşmaya yanaşmayan işveren, medyaya servis ettiği alakasız ve çarpıtma iddialarla şoförleri yolcularla karşı karşıya getirmeye çalışıyor. Grev günü olmamasına rağmen, Manchester United ve Manchester City’nin karşı karşıya geleceği Manchester Darbesi’nin gerçekleşeceği 10 Aralık’ın greve dahil edildiğini iddia eden Arriva North West, UNITE sendikası tarafından yalanlanarak uyarıldı.

MAY’DEN, TRUMP’IN TWEETLERİNE TEPKİ

Twitter hesabından İngiltere’nin aşırı sağcı partisi Britain First’in lideri Jayda Fransen’in Müslüman karşıtı videolarını paylaşan Amerika Birleşik Devletleri Başbakan’ı Donald Trump, Theresa May ile karşı karşıya geldi.

İngiltere Başbakanı sıfatı ile ilk yurt dışı ziyaretini, Amerika Birleşik Devletleri’ne gerçekleştiren ve Donald Trump’ı İngiltere’ye resmi olarak davet eden Theresa May, Trump’ın paylaştığı müslüman karşıtı tweetlerle zor durumda kaldı. Theresa May’ın Müslüman ülkelere yaptığı gezi esnasında İngiltere’nin aşırı sağçı partisi Braitain First’in lideri Jayda Fransen’in müslüman karşıtı videolarını paylaşan Trump, May tarafından uyarıldı.

Donald Trump tarafından 29 Kasım’da paylaşılan üç tweet de ırkçı ve aşırı sağcı Önce İngiltere partisi lideri Jayda Fransen’ın Twitter hesabında yayınladığı 3 ayrı video içeriyor. Videolardan ilki Hollanda’ya sığınan bir müslümanın koltuk değnekli bir Hollandalı gence saldırısını, ikincisi Hırıstiyanların kutsal saydığı Bakire Meryem anıtına yönelik saldırı, üçüncüsü ise müslüman bir grubun, bir genci ölesiye dövüp çatıdan aşağıya attığı görüntülerini içeriyor.

Paylaşımların tüm dünyadan tepki almasının ardından Amman’da bir açıklama yapan Theresa May, Trump’ın ‘Önce Britanya’nın tweetlerini paylaşmasının yanlışlığına dikkat çekti. May, Önce Britanya’nın nefret dolu, toplumu bölmeye ve güvensizlik yaratmaya çalışan bir örgüt olduğunu da ifade etti.

May’in eleştirisine Trump yine Twitter üzerinden yanıt verdi. "Bana değil, Birleşik Krallık’ta cereyan eden yıkıcı radikal islamcı teröre odaklan. Biz gayet iyiyiz" tweeti atan Trump, May’i bir kez daha zor durumda bıraktı.

İktidar ve muhalefet de dahil İngiltere parlamentosunda yer alan tüm partilerin tepki gösterdiği paylaşımlar parlamentoda tartışma konusu oldu. İktidar ve muhalefet, Trump’ın ırkçı ve aşırı sağcı Önce İngiltere partisinin liderinin ırkçılığı ve nefreti körükleyecek tweetlerini paylaşmasının yanlış olduğu fikirinde anlaştı. Muhalefetin, tweetlerin silinmesi talebini sahiplenen Muhafazakarlar, Trump’ın İngiltere’yi ziyaret etmesi için yapılan daveti iptal etmesi çağrısını ise dikkate almadılar.

Basının da büyük tepki gösterdiği paylaşımlar, Londra ABD Büyükelçiliği önünde yapılan bir gösteri ile de protesto edildi. Irkçılığa Karşı Ayağa Kalk kampanyası tarafından yapılan protestoda Trump’a İngiltere ziyareti için yapılan davetin iptal edilmesi çağrısı yapılırken, sosyal medya platformlarının ırkçılara ve aşırı sağçılara göz yuman tutumu da eleştirildi.

Haberler: Orhan Dil
Kamera: Orhan Dil
Sunucu: Semra Demirci
Seslendirme: H. Murat Sermet, Semra Demirci
Montaj: Mehmet Göztaş, Rıza Çetinkaya

Son Düzenlenme Tarihi: 03 Aralık 2017 16:46
www.evrensel.net