Özgür Ülke'nin bombalanması 23. yılında lanetlendi

Özgür Ülke'nin bombalanması 23. yılında lanetlendi

Özgür Ülke'nin bombalanmasının 23. yılında yapılan etkinlikte 'Gerçeklerden taviz verilmeyecek' denildi. (Fotoğraf: Eylem Nazlıer)

Özgür Ülke gazetesinin İstanbul Kadırga’daki binasıyla Cağaloğlu ve Ankara bürosunun bombalanmasının 23’üncü yıl dönümünde anma yapıldı.
Özgürlükçü Demokrasi gazetesinin çağrısıyla, Özgür Ülke’nin Kadırga’daki eski teknik binası önünde yapılan anmada gazeteciler, “Özgür basın susturulamaz” pankartı açtı. Saldırıda hayatını kaybeden Ersin Yıldız ve katledilen gazeteciler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

‘TOPLUMA KARŞI İŞLENMİŞ BİR SUÇ'

Dönemin tanığı Gazeteci Yazar Hüseyin Aykol, “O gün bu binayı gördüğümde her şeyin bittiğini düşündüm. Bu sefer tamam dedim. Öğlene doğru çalıştığım Hedef gazetesinin telefonu çaldı. Arayan Gültan Kışanak idi. ‘Gazeteyi biz çıkarıyoruz hemen buraya gel’ dedi. Ertesi gün gazete ‘Bu ateş sizi de yakar’ manşetiyle çıktı. Çok doğru bir manşetti. Daha sonra bu ateşin başka kesimleri de yaktığını gördük. O olaydan sonra gazetelerimizi çıkarmaya devam ettik. O gün yanıldığımı anladım. Ne olursa olsun biz gazetelerimiz çıkarmaya devam edeceğiz. Yeter ki siz okumaya devam edin” diye konuştu.

HDK Eş Sözcüsü Onur Hamzaoğlu ise şunları aktardı: “Bugün Türkiye'de halklara karşı işlenmiş suçlardan  bir tanesinin daha unutulmaması için bir araya geldik. Bu suçlar giderek çoğalıyor. Hafızaları taze tutmak hepimizin görevi. Bu olay topluma karşı işlenmiş suçtur.”

Özgür Ülke
Fotoğraf: Eylem Nazlıer

‘MGK KARARIYDI’

Basın açıklamasını Özgürlükçü Demokrasi gazetesi çalışanı Reyhan Hacıoğlu yaptı. Özgür Ülke gazetesinin 23 yıl önce bombalandığını hatırlatan Hacıoğlu, “Bugüne kadar ne failler bulundu ve ne de gerçek anlamda bir hukuksal yargı süreci başlatıldı. Oysa tüm dünya biliyor ki, Özgür Ülke gazetesinin susturulması MGK kararıydı. Dönemin Başbakanı Tansu Çiller imzalı ‘gizli ibareli’ belgeyi, yine Özgür Ülke bombalanmasından iki hafta sonra sayfalarına taşıdı” diye konuştu. Hacıoğlu, “AİHM Türkiye'yi mahkûm etse de, bugün olduğu gibi özgür basın üzerinde devletin baskı politikaları farklı şekillerde sürmektedir” dedi. MGK’de 30 Kasım 1994’te kararlaştırılan ve dönemin başbakanı Tansu Çiller tarafından imzalanan belgeye değinen Hacıoğlu, gazeteye yönelik bombalı saldırıların gerçekleştiğini belirti.

Özgür Ülke
Fotoğraf: Eylem Nazlıer

‘SUÇLARIN KAYDINI TUTMAYA DEVAM EDECEĞİZ’

Bu karar ve uygulamaların olduğu dönemdeki yetkililerin konuşmalarını hatırlatan Hacıoğlu, “OHAL’i biz kaldırdık diye övünen, varsa bir Kürt sorunu benim sorunumdur diyen, özgürlük vaadiyle iktidara gelen bir AKP dönemindeyiz. AKP, eskiden eleştirdiği iktidar kalıntılarını kendine danışman yaparak, yeniden görevlendirmeler yapıp, ‘düşman’larıyla ittifak yaparak bir süreç yürütüyor. Eski ortakları düşman, rakipleri müttefik, vatanseveri de hain oldu” diye konuştu.  AKP’nin darbe girişimini, “Allah’ın lütfü” olarak değerlendirerek, OHAL ilan ettiğini dile getiren Hacıoğlu, “Sadece memleketteki değil, yeryüzündeki tüm Kürtleri kendine hasım belleyerek ittifak geliştiriyor, diplomasi yürütüyor, sınır ötesi operasyon yapıyor” dedi.

Özgür Ülke
Fotoğraf: Eylem Nazlıer

Devletin suçlarına karşı cezasızlık politikasını sürdüren iktidarların OHAL sürecinde suçların katmerleşmesine neden olduğunu anlatan Hacıoğlu, özgür basın çalışanları olarak bu suçların kaydını tutmaya devam ettiklerini söyledi. Ersin Yıldız şahsında basın mücadelesinde yaşamını yitirenleri bir kez daha anan Hacıoğlu, “Yaşam ve mücadele değerlerine bağlı kalarak, özgür basının gerçeklerden taviz vermeyen özgürlük çizgisinin takipçisi olacağımızın sözünü yineliyoruz” dedi.

Açıklamadan sonra Özgür Ülke gazetesinin bombalanan eski binasına karanfil bırakıldı. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net