İşsizliğin sorumlusu kadınlar ve gençler değil, sizsiniz!

İşsizliğin sorumlusu kadınlar ve gençler değil, sizsiniz!

Kadınlardan Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan'a açık mektup: İşsizliğin sorumlusu kadınlar ve gençler değil, sizsiniz!

Feray YAĞMUR

Müjdeler olsun, yüzde 10’un altına inmeyen işsizliğin sorumlusunu bulmuş Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan. Her konunun bilirkişisi şöyle buyurmuş: “Aklınıza niye işsizlik çift hanede sorusu gelebilir. 9.2 milyon yeni istihdama rağmen kadın ve gençlerin katılımıyla işsizlik yüksek oluyor.”

İşsizliğin sorumlusu kadın ve gençlermiş. Kadınlar ve gençlerin iş gücüne katılımının artması nedeniyle işsizlik çift hanelerdeymiş. 
Kusura bakmayın ama işsizliğin sorumlusu kadınlar ve gençler değil, sizsiniz! Türkiye’yi son 15 yıldır yöneten bir numaralı siyasetçi olarak bugün resmi rakamlarla yüzde 10’un, gerçek rakamlarla yüzde 20’nin üzerinde olan işsizlikten doğrudan sorumlusunuz! 

İşsizliğin sorumlusu sizsiniz ve bu sorumluluğu dört elle sarıldığınız rant ekonomisi ile paylaşıyorsunuz. Türkiye’de üretilen zenginliğin vergi cennetlerine aktarılmasına müsaade eden kim? Emekçilerin, halkın sırtından dünyanın dört bir yanına kaynak transfer edilirken; kadınları ve gençleri işsizliğin sorumlusu ilan edebiliyorsunuz. Bu kaynakların yatırım ve istihdama dönüşmemesini hiç dert etmiyorsunuz. İşte tam da bu yüzden işsizliğin vebali boynunuzdadır Bay Erdoğan! 

Rant ekonomisi, “Paradan para kazanmak” isteyenlerin iştahını kabartıyor. Döviz kurunu dengelemek adı altında attığınız her adım Türkiye’de istihdam olanaklarını daraltıyor. 2017 yılının ilk 6 ayında yurt dışından gelen her 5 dolardan 4’ünün sıcak para olarak geldiğini sadece 1’inin yatırıma yöneldiğini biliyor olmalısınız. Uluslararası kapitalizme göbekten bağlı ve bağımlı hale getirilen Türkiye ekonomisi, dış kaynaklara “yatırım-üretim-istihdam” yerine paradan çok tatlı paralar kazanılabilen bir cennet vadediyor. Yüksek faiz getirisi ile Türkiye’ye çektiğiniz sıcak para, vurgununu yapıp, kârını cebine koyup çekip gidiyor, bedelini biz ödüyoruz! Giderek artan işsizlikle ödüyoruz mesela... Oysa siz çıkıp, işsizliğin sorumluluğunu işsizlerin sırtına yükleyebiliyorsunuz.  

İNSANCA ÇALIŞMA SAATLERİ OLSA İŞSİZLERE İŞ BULUNUR

Danışmanlarınız size Türkiye’deki çalışma sürelerinden hiç söz etti mi? Türkiye’nin fiili çalışma sürelerinde Avrupa ve OECD birincisi olduğunu söylediler mi mesela? Fiili çalışma sürelerinin iktidarınız boyunca giderek yükseldiğini aktardılar mı? Bugün Türkiye’de özel sektörde her 10 tam zamanlı çalışan işçiden 6’sı, yasal azami çalışma sürelerinin üzerinde çalıştırılıyor. Fazla mesai ücreti hak getire! Patronlar, yeni işçi istihdam etmek yerine, mevcut işçilerini haftada 50 saat, 60 saat, 70 saat çalıştırıp, vahşice sömürüp, karşılığını vermiyor. Bugün Türkiye’de İş Yasası’ndaki kurallara uyulsa, yasal sınırların üzerinde fazla mesai yaptırılmasa; bu yasa dışı fazla mesai süreleri için yeni işçi istihdam edilse tam 1 milyon 679 bin tam zamanlı yeni istihdam elde edilebilir. Yani iki işsizden birine iş bulunabilir. 

OHAL: İŞ DÜNYASINA KIYAK, İŞÇİYE DAYAK

Mevcut istihdam olanaklarını vahşi sömürü engelliyor. Ama bu durum 15 yıllık iktidarınızın umurunda bile değil. Bırakalım çalışma sürelerini azaltıp istihdamı artırmayı, bırakalım fazla mesaileri engelleyip istihdamı artırmayı, kanun dışı fazla mesaileri engellemek için bile kılınızı kıpırdatmıyorsunuz. Siz bir şey yapmıyorsunuz, bırakın bari işçiler yapsın, sendikalar yapsın. İşçiler sendikalarda örgütlenip, hakkını alıp, daha kurallı bir çalışma yaşamı inşa etsin. Ancak buna da müsaade etmiyorsunuz. 12 Eylül mirası sendika yasanız işçilerin sendikalaşmasını, haklarını almasını engelliyor. Bu yasalar yetmediğinde devreye siz giriyorsunuz, yeni grev yasakları getiriyor, ilan edilmiş grevleri yasaklıyorsunuz. “OHAL’i iş dünyamız daha rahat çalışsın diye yapıyoruz. OHAL’i grev tehdidi olan yere müdahale için kullanıyoruz” diyorsunuz. Bu vahşi sömürü düzeninin hamiliğine soyunuyorsunuz. Sonra çıkıp işsizliğin faturasını gençlere ve kadınlara kesiveriyorsunuz. 

AKP’NİN KADINLARLA DERDİ: İŞÇİYKEN DE İŞSİZKEN DE SUÇLU HEP KADIN!

Biliyoruz ki kadınlarla alıp veremediğiniz çok şey var. Demecinizde “2 milyon yeni istihdama rağmen kadın ve gençlerin katılımıyla işsizlik yüksek oluyor. Bu durum zaaf değildir. Kadın ve gençlerin iş gücüne katılması bizi daha güçlü kılmıştır” demişsiniz. Ancak kadınların iş gücüne katılmasından, çalışma yaşamına girmesinden aslında hazzetmediğinizin farkındayız. Aslında kadınlar evinde otursun, 3-5-7 çocuk büyütsün istiyorsunuz. Çocuğu olmayan kadınlara “Eksiktir, yarımdır” dediğinizi unutmuş değiliz. Eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanınızın“Annelerin, annelik kariyerinin dışında bir başka kariyeri merkeze almamaları gerekir” sözleri de hâlâ hafızamızda. TRT’ye çıkardığınız akıl hocalarınızın “Bir kadın çalışmayı tercih ederek fuhşa hazırlık yapmış olur”sözlerini istesek de unutamayız. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan
Cumhurbaşkanı Erdoğan

İktidara geldiğinizde kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 27.9’du. Bugün bu oran yüzde 32.5. Bu cüzi artışa bakıp sonuca varıyorsunuz, sadece matematik değil, coğrafya dersinden de sınıfta kaldınız! Türkiye kadınların iş gücüne katılımı ve istihdamı bakımından hem Avrupa hem OECD sonuncusu. Türkiye dünyada 189 ülke arasında sondan 20’nci. Türkiye, kadın istihdamında sadece Suriye, Irak, Yemen, Pakistan, Moritanya gibi bazı Orta Doğu, Asya ve Afrika ülkelerini geride bırakabiliyor. Ama çıkıp kendi kabahatinizden kadınları sorumlu tutuyorsunuz! 

İŞSİZ BİLE SAYILMAMAK NE DEMEK BİLİYOR MUSUNUZ?

Türkiye’de tam 1 milyon 106 bin üniversite mezunu kadın, iş gücünün dışında Bay Erdoğan. İş aramadığı için işsiz bile sayılmayan 1 milyonun üzerinde üniversite mezunu kadından söz ediyoruz. Türkiye’de 11 milyondan fazla kadın, kadınların sorumluluğu olarak gördüğünüz ev işleri ve çocuk bakımı nedeniyle çalışma yaşamının (iş gücünün) dışında Bay Erdoğan. 15 yıldır üzerine ahkam kesmediğiniz mesele kalmadı ama bir gün çıkıp da ücretsiz kreş hakkından söz etmediniz. 

Türkiye’de sadece 3 kadından biri iş gücünde olmasına rağmen, kadınların resmi işsizlik oranı yüzde 13.7; gerçek işsizlik oranı ise yüzde 26.2. Bu kadar az oran ve sayıda kadın iş gücünde olmasına rağmen kadın işsizliğinin bu kadar yüksek olduğu bir ülkede, hiç sıkılmadan artan işsizlikten kadınları sorumlu görebiliyorsunuz.

İşsizler iş aradığı için, işsizliğin sorumlusu işsizler değildir. Çalışma yaşamına girmek her yurttaşın anayasal hakkıdır. 

“İşsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak” ise anayasa gereği sizin ve iktidarınız sorumluluğudur. 

Kadınları ve gençleri suçlamayı, işsizliğin sorumluluğunu kadınlara ve gençlere yüklemeyi bırakın. 

GERÇEK RAKAMLAR ERDOĞAN’I YALANLIYOR

İktidara 2002 yılında geldiniz, ama bugün ile iktidarınız döneminde istihdamın en düşük olduğu 2005 yılı verilerini kıyaslıyorsunuz. Öte yandan oranlar yerine rakamları karşılaştırıp sanki istihdamda büyük adımlar atmış gibi gösteriyorsunuz kendinizi. Oysa istihdam verilerinde gerçekçi bir karşılaştırma rakamlarla değil oranlarla yapılır. Gelin 2002 ile bugünü kıyaslayalım. Elimizdeki son yıllık veri 2016’ya ait. 2002’de istihdam oranı yüzde 44.4’tü. 2016’da ise yüzde 46.3. Dolayısıyla iktidarınız döneminde istihdamda sadece 2 puanlık bir artış yaşandı. 

İktidara geldiğinizde ülke 2001 krizinin etkilerini yaşıyor, istihdam hem rakam hem oran olarak geriliyordu. Gelin kıyaslamayı bir de kriz öncesi ile, 2000 yılı ile yapalım. 2000’de istihdam oranı yüzde 46.7’ydi Bay Erdoğan. Bugün yüzde 46.3. Demek ki 15 yıllık iktidarınız boyunca 2001 krizinin istihdamda yol açtığı düşüşü bile gidermeyi başaramamışsınız. Demek ki istihdamda sahici bir büyüme gerçekleştirememişsiniz Bay Erdoğan. İstihdamda gerçek bir artış olmadan, işsizlikle mücadele edilemiyor. İstihdamda gerçek bir büyümeyi gerçekleştirme sorumluluğu sizde ve iktidarınızda. Oysa bu sorumluluğunuz yokmuş gibi davranıyorsunuz, işsizlikteki artışı, gençlere ve kadınlara bağlıyorsunuz. Oysa sorumlu sizsiniz; siz ve rakamları maniple edip, sanal zaferler yaratan iktidarınız! 

İKTİDARA GELDİĞİNİZDE HER 5 GENÇTEN BİRİ İŞSİZDİ, BUGÜN DE ÖYLE

Gençlere alıp veremediğiniz nedir? Niye gençleri suçluyorsunuz? Kaldı ki neye dayanarak suçluyorsunuz? İktidara geldiğiniz 2002 yılında gençlerin (15-24 yaş arası nüfusun) iş gücüne katılım oranı yüzde 40.9’du. 2016 yılında bu oran yüzde 42.4’tü. Yani gençlerin iş gücüne katılımında çok düşük bir artış yaşandı. Yani gençler akın akın çalışma yaşamına girip, iş gücüne katılıp işsizliği artırmış falan değil. Ancak değişmeyen bir gerçek var. İktidara geldiğinizde de her 5 gençten biri işsizdi, bugün de her 5 gençten biri işsiz. İşsizliğin sorumlusu olarak gençleri göstereceğinize, genç işsizliği ile mücadele edin Bay Erdoğan!

işsizlik

GENÇ İŞSİZLERİN YÜZDE 63’Ü KADIN!

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) tarafından yapılan araştırmadan çarpıcı notlar şöyle:

*Genç kadın işsizler, toplam genç işsizliğinin yüzde 63’ünü oluşturuyor. Erkeklerde ise düşük eğitimlilerin işsizliği yüksek.

*Toplamda genç kadın işsizlerin yarısının (yüzde 49.9) ön lisans ve lisans (2-3-4 yıllık fakülte mezunu) olması dikkat çekiyor.  

*İŞKUR’a başvurma oranları kadınlarda yüzde 32 iken, erkeklerde yüzde 28. Özel istihdam ofisleri ve çevrim içi portallara başvurulara bakıldığında yine kadınların erkeklere göre daha fazla başvuruda bulunduğu görülüyor. Bu ofislere ve portallara eğitimli genç işsiz kadınların yüzde 47’si, erkeklerin yüzde 38’i başvuruyor. Mülakata girme oranları da kadınlarda biraz daha yüksek: Kadınların yüzde 18’i, erkeklerin yüzde 13’ü mülakata giriyor. 

*Erkeklerle benzer özelliklere sahip, onlardan daha aktif iş arayan kadınlarda işsizlik neden daha büyük sorun? Çünkü patronlar, doğum izinleri, analığa bağlı haklar nedeniyle kadın çalışan istihdam etmek istemiyor!

www.evrensel.net