TMMOB Sur raporu: 'Asıl yıkım operasyonlardan sonra yapıldı'

TMMOB Sur raporu: 'Asıl yıkım operasyonlardan sonra yapıldı'

TMMOB Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu, Sur'da 2 yıldır süren yıkıma ilişkin hazırladığı raporu açıkladı.

Binlerce yıllık tarihe sahip olan Diyarbakır’ın Sur İlçesi, içinde çok sayıda tescilli tarihi ve kültürel yapıları barındırıyordu. Çatışmalı süreçle başlayan yıkım, operasyonlardan sonra büyük boyutlara ulaşarak, neredeyse Sur’un yarısı büyüklüğündeki yasaklı 6 mahallenin yüzde 72 oranında yıkılmasıyla sonuçlandı. TMMOB Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu yıkımadair hazırladığı raporu açıkladı. 

OPERASYONDAN SONRA YIKIM YÜZDE 72’YE ULAŞTI

Yarı resmi devlet organı sayılan TMMOB’un mahallelerde inceleme yapmasına izin verilmediği belirtilen raporda uydu görüntüleri üzerinden Sur’da yaşanan yıkımının boyutu gözler önüne serildi. Açıklanan rapora göre operasyonların bittiği 9 Mart 2016’dan hemen sonra uydu görüntüleri üzerinden tespit edilen verilere göre yasaklı mahallelerin yüzde 15 civarında yıkıldığı görülürken, 5 ay sonra yıkımın yüzde 30 civarına yükseldiği, 16 ay sonra ise yıkımın yüzde 72 oranına kadar yükseldiği görülüyor. Yıkımın daha çok operasyonlardan sonra yapıldığı belirtilen raporda, 59 tescilli yapının yıkıldığına dikkat çekildi. 10 Temmuz  2017 tarihinde kaydedilen uydu görüntülerde ise, Cevatpaşa Mahallesi yüzde 36, Dabanoğlu Mahallesi yüzde 39, Savaş Mahallesi yüzde 40, Cemal Yılmaz Mahallesi yüzde 68, Fatihpaşa Mahallesi yüzde 92 ve Hasırlı Mahallesi’nde yüzde 97’si yıkıldı.

tmmob sur raporu

Çatışmalar olmasa bile Bakanlar Kurulu Kararıyla Sur’un acele kamulaştırma kararı içine alındığı ve bu şekilde yıkılacağı belirtilen raporda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafında revize edilen bu planla Sur’a yapılacak 6 karakol ve genişletme çalışmasıyla da yıkılan tescilli yapıların yine yıkılmak zorunda kalacağı dile getirildi. 

AĞIR HASAR GÖREN TESCİLLİ YAPILAR

Raporda sosyal medyada paylaşılan görüntülere değinilerek, Kurşunlu Camii, Hacı Hamit Camii, Paşa Hamamı, Mehmet Uzun Evi, Ermeni Katolik Kilisesi, Dört Ayaklı Minare gibi kimi tescilli yapıların ağır hasarlı olduğu görüldüğü yapılan bütün açıklamalar, itirazlar, açılan davalara rağmen alana girilemediği ve tahribatlarda artışın önüne geçilemedi aktardı.

Makina Mühendisleri Odası’nda açıklanan rapor öncesi açıklama yapan TMMOB Diyarbakır İKK sekreteri Mehmet Orak, bugün sadece Sur için hazırladıkları raporu açıklayacaklarını, ilerleyen günlerde ise bölge illerinde yıkılan diğer kentler içinde geniş bir rapor hazırlayacaklarını söyledi. Rapor hazırlamalarının görevleri olduğunu belirten Orak, “Bu raporları ortaya çıkarmadığımız zaman tarih önünde bu sorumluluktan kaçmış olacağız”dedi.

‘UYDU GÖRÜNTÜLERİ GERÇEKLERİ ORTAYA KOYUYOR’

Rapora dair değerlendirme yapan Mimarlar Odası Diyarbakır Yönetim Kurulu Üyesi Herdem Doğrul, Sur’daki yasağının 2. yılını doldurulduğunu söyledi. Yasakla birlikte alana hiçbir şekilde girişlerine izin verilmediğini belirten Doğrul, “Doğru’dan tespit yapabilmemiz çok sınırlı oldu. Raporun esas verileri uydu görüntüleri üzerinden hazırlandı. Uydu görüntüleri gerçekliği bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor” dedi. 

SUR’DAKİ ASIL TAHRİBAT OPERASYONLARINDA SONRA YAŞANMIŞ

13 Ekim 2015’te biten yasaktan sonra ara ara Mart ayına kadar devam çatışmalarla beraber yasakla, çatışmalardan sonra bugüne kadar gelinen süreçte Sur’daki yıkımda ciddi farklarının olduğunu ifade eden Doğrul, “Sur’daki yaşanan tahribatın esas kaynağı Sur’da yaşanan çatışma değil, çatışmanın bitmesinden sonra Sur’da yürütülen yıkım çalışmasıdır. 10 Mayıs 2016 tarihli uydu görüntüsü ile 11 Temmuz 2017 arasındaki hasar arasında yaklaşık 7-8 kat bir fark var. Gelinen noktada yasaklı 6 mahallenin alansal olarak yüzde 72’si yıkılmış. Alanda tescilli yapılarla beraber hiçbir şey kalmamış” dedi. 

‘ÇATIŞMALAR SUR’A GİRMENİN YÖNTEMİ OLARAK BELİRLENDİ’

Yıkım çalışmasının çok planlı giden bir çalışma olmadığını dile getiren Doğrul, “Çünkü ciddi bocalama dönemleri oldu. Çatışmalardan hemen sonra Sur’da kepçelerle, harfiyat kamyonlarıyla çalışmalar başladı” dedi. Çatışmaların Sur’a girmenin yöntemi olarak belirlendiğini belirten Doğrul, “Hasırlı Mahallesi’nin tamamı haritadan silinmiş durumda. Hasır Mahallesinde bir askeri yöntem olarak Sur’a girmenin yolu olarak denenen yıkım çalışması o tarihten sonra da aralıksız olarak devam etti. Hasırlı Mahallesi’nde enkazların yola serilerek Sur’a girişin sağlanarak başlayan yıkım önü alınamaz şekilde devam etti. Bu süreçte bu yıkımı durdurmaya gücümüz yetmedi. Sur halkına karşı bunun mahcubiyetle bu raporu hazırlıyoruz. Bunun bize yüklediği çok ağır sorumluluk var. Bu sorumlulukta diğer yasaklarının olduğu yerleri de içine alan daha kapsamlı bir raporu açıklayacağız” dedi.  

‘SUR ÇATIŞMA OLMASADA YIKILACAKTI!’

Sur’daki yeni yapılan yapılaşmaya dair değerlendirmeler yapan Doğrul, “Sur’un öyle bir yapısı var ki diğer kentlere benzemiyor. Sur’da yıktığız şeyin yerine yeni bir şey yapmanız çok zor. Bir defa Sur’un sokaklarının havasını solumuş birinin yeni yapılarla tatmin olması, ikna olması mümkün değil. Dolayısıyla Sur’da çalışma yürütülen Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın Sur’da çok ciddi şekilde bocalayacağını, yapmak istediği şeyin altında kalacağına inanıyoruz. Çünkü Sur’un kendisini buna izin vermeyecek. Örneğin Sur’da yapılan revirze planlarıyla sokak genişletme çalışmaları yapıldı. Sur’da hiç çatışma olmasaydı, sadece bu sokak genişletme çalışmaları yüzünden Sur’un sokak dokusu bozulacak, 59 tescilli yapı yıkılacaktı” dedi. Gelinen noktaya ‘kentsel dönüşüm’ denilse de yıkılan mahallelerin bir daha eski kültürel dokusu inşa edilememek üzere yıkıldığını ifade eden Doğrul, “Acele kamulaştırılma kararıyla Sur’un yüzde 82’si öngörülüyor. Bunun dışında olan kısım ise daha önce kamulaştırılan alanlar. Sur’un tamamının yıkılıp yapılması demek bu” diye konuştu. 

‘SUR HALKININ MENFAATİ DÜŞÜNÜLMÜYOR’

Sur halkının menfaatinin düşünülmediğini söyleyen Doğru, “Kamulaştırma bedellerine ve yeni inşaat edilen satış bedellerine bakınca iktidar nezihinde Sur’dan göç eden Sur halkı Sur’a geri gelmemelidir. 100 metre kare evi olan bir vatandaşın evi 40 bin lira kamulaştırma bedeliyle yeni ev almak isterse 250 bin ödemesi gerekiyor. Zaten mağdur, oradan göç etmiş, elini başına yıkmışsınız” dedi. (Diyarbakır/EVRENSEL)

www.evrensel.net
ETİKETLER SurDiyarbakırTMMOB