Akit Yazarı Karahasanoğlu aydınları hedef gösterdi

Akit Yazarı Karahasanoğlu aydınları hedef gösterdi

Yeni Akit Gazetesi Yazarı Ali İhsan Karahasanoğlu dün yayınlanan “Şehidlerimizin katili sadece PKK’lılar mı?” başlıklı yazısında “Dün 2 korucu ve 6 asker olmak üzere, 8 şehid daha verdik. Düşünüyorum da, 8 insanımızı şehid edenler, sadece PKK’lı teröristler mi? Sadece kurşunu sıkanlar mı, fail..” dedi.

HASAN CEMAL Yazısında gazetecileri, aydınları ve politikacıları hedef gösteren Karahasanoğlu, şöyle devam etti: “Mesela, daha iki gün önce, PKK’dan ömür boyu hapse mahkum edilen bir tutuklunun mektubunu, pişmanlık içeriği ile değil de, sanki bir kahramanı tanıtıyormuş gibi sunan Milliyet’ten Hasan Cemal için, ‘Bu vahşi saldırıda hiçbir moral desteği yoktur’ deme imkanınız var mı?  

TUĞLUK, TÜRK, KIŞANAK, TUNCEL, HAKAN, ERSANLI Teröristbaşı Apo için ‘Önderimiz’ diyen Aysel Tuğluk’lar, Ahmet Türk’ler, Gülten Kışanak’lar, Sabahat Tuncel’lerle halay çeken Ahmet Hakan’ların, onlarla masada oturup eğlenen Büşra Ersanlı’ların hiç günahı yok mudur?  

BAYRAMOĞLU, İNSEL, SANCAR, ALKAYA ‘İki dilli örnek ülke: Galler’ diyerek, Apo’nun avukatı Kerim Yıldız’ın öncülüğünde geziler düzenleyen Ali Bayramoğlu’ların, Ahmet İnsel’lerin, Mithat Sancar’ların, bu asker cenazelerinde, hiç sorumluluğu yok mudur? İstanbul’da Şehir Tiyatroları’ndaki ballı ekmekleri kesilince kızılca kıyametler kopartan, dün de ‘Şemdinli, Kamışlı’ya selam duruyor” diye başlık attığı yazısı ile, adeta Türkiye’nin Suriye’ye dönmesini arzuluyormuşcasına, halkı isyana tahrik eden Orhan Alkaya’ların, bu asker şehadetlerinde hiçbir günahı yok mudur?”  

ENGİN, MERT, ARAKON, ÇAKIR Yazısında katledilen ve cinayetinin perde arkası hâlâ aydınlatılmamış olan Hrant Dink’e de dil uzatan Karahasanoğlu yazısını şu ifadelerle sürdürdü: “Çok vicdanlı çoook. Çok vicdanlı bir Ermeni, diye takdim edilen Hrant’ı tanırsınız. Onun yakın adamı Aydın Engin vardır.. İki gün önce bakın ne yazdı, o Engin: ‘Bir anı: 1994’de medya patronları (yöneticileri değil, patronları) acilen Ankara’ya çağrıldı. Genelkurmaydaki brifingte tebliğ edildi: Bundan böyle Güneydoğu haberlerinde askerlerimiz şehit düşecek, korucular ölecek, PKK’liler ölü ele geçirilecek...’ Engin, yazısının devamında da ‘Çatışmalarda 34 PKK’li terörist ölü ele geçirildi, 4 askerimiz şehit düştü’ şeklindeki haberleri eleştirip, ‘Görüyorsunuz savaşta ilk vurulan sadece gerçek değil. Savaşta vicdan da vuruluyor ve kör oluyor...’ ifadeleri ile, ‘PKK’lıların ölü ele geçirildikleri” şeklindeki haberden ‘vicdansızlık’ çıkarması yapıyor.. Şimdi sormamız gerekmez mi, ‘Askerlerimizin şehid edilmesinde, Engin’in teröristlere verdiği bu desteğin, hiç mi payı yoktur?’ Maya Arakon’un ‘Neden onlar bunca yıllık Bask sorununu çözdü de biz hâlâ Kürt sorununda gerçekten demokratik bir noktaya varamadık?’ diye yazarak, suçu devlette bulan, teröristin hiç kabahati yokmuş gibi sorgulayan yazılarının, asker şehadetlerinde hiç katkısı yok mu? Nuray Mert’in, ‘Tarihin hangi noktasında, dünyanın neresinde isyan edenler kusursuz bir yoldan gittiler, isyan ettiklerinin önüne dört dörtlük toplum tasarımları sundular, karşılarındakileri böylece ikna edip evlerine döndüler?’ diye yazarak, teröristlerin askerleri katletmesine adeta onay veren yazısının, o hain cinayetlerde hiç mi payı yok? ‘PKK’nın Şemdinli’de çok kritik bir hamle yaptığını ve bunun doğru okunmamasının bedelinin çok ağır olabileceğini düşünüyorum. Bu gidişle, şimdilik ‘Arap baharı’ ve Suriye ile kıyaslama yapmak abes kaçabilir ancak yakın bir zamanda bir mecburiyet halini alabilir” diye yazan Ruşen Çakır’ın, bu yazıları ile askerleri katleden PKK’ya fikirsel destek verdiği, apaçık ortada değil mi?” (MEDYA SERVİSİ)

www.evrensel.net