Bak Ali bu sokakta en fazla  oy bize çıkacak!

Bak Ali bu sokakta en fazla  oy bize çıkacak!

Emek Partisi İstanbul İl Yöneticisi Ali Doğan, Memet Kılınçaslan'ı yazdı: Bak Ali bu sokakta en fazla  oy bize çıkacak!

Ali DOĞAN
Emek Partisi İstanbul İl Yöneticisi

 
Ben Memet Başkanı tanıdığımda 17 yaşındaydım. Metin Göktepe davasına gitmek için yola çıkmıştık. İlk mola yerinde gençlerle bir arada duruyorduk. Başkan da gençlerle sohbet ediyordu. Bir abi, bir baba edasıyla her birimize tek tek nerede okuduğumuzu, nerede çalıştığımızı soruyordu. 

Ardında Güngören’de makine kalıp işçilerinin direnişi vardı ve bir bayram sabahıydı. Biz de işçileri ziyarete gitmiştik ve başkanın konuşmasını ilk kez orada dinledim. Başkan o gür sesi ve yapısıyla orada başta işçiler olmak üzere hepimize sınıfa ve davamıza güven duymayı ve patronlarda korkmamamız gerektiğini söylemişti. Ben yanımdaki bazı arkadaşlarıma sordum, başkan nerede okumuş ne mezunudur diye. Ama Tarık ağabey, o deri işçisidir deyince çok şaşırmıştım.

Başkanla çalışma içerisinde en uzun zamanı Tuzla tersanelerinde çalıştığım dönemde geçirdim. Başkanın Tuzla’da işçiler içerisinde önemli bir yeri var. Hangi deri işçisine sorsanız başkanla beraber çalışanlar onun örnek işçiliğinden, kararlı duruşundan ve sınıf sendikacığında durduğu yerden bahseder. Birlikte çalışmayanlar da babalarından ya da o zamanlar deride çalışan ağabeylerinden duymuşlardır Memet Başkanı. 

Deri işçilerinin diyimiyle dik duran, eğilmeyen ve sonuna kadar giden ve kazanan bir sendikacılık varsa o da Kılınçaslan’dır derler. Başkan Tuzla’da toplantı olduğunda, ya da bir etkinliğe geldiğinde “Ben burada nefes alıyorum. İşçilerin olduğu yerler insanın kendini bulacağı yerlerdir” derdi ve çalışmanın içinde olan her arkadaşa nasihat ederdi. 

Tuzla belediye başkan adayı olduğu dönemde, sabahları tersanelere bildiri dağıtırken başkan o saatte bizimle birlikteydi. O zaman CHP’Den Sefa Sirmen de oraya gelmişti. Bizim çalışmamızdan etkilenmiş. Başkana “Sizdeki ekip bizde olsa biz Tuzla’yı da İstanbul’u da alırız” deyince başkan “Bizde tersane işçileri var, sizde de taşeronlar var. Bu işçilerin ciğeri yandığı için böyle emek veriyorlar” demişti. 

Başkan seçim çalışmaları sırasında işçi evlerine ziyaretlere gitmek istediğini söyleyince, Şifa Mahallesi’nde ziyaretleri planladık. Başkan o ziyaretlerden sonra “Bak Ali bu sokakta en fazla oy bize çıkacak” dedi. Ben şaşırdım, “Başkan nereden biliyorsun” dedim, “Bak evine gittiğimiz traktörcü Mehmet’in evinde çay yoktu, biz gittik diye komşudan bir bardak çay alıp bize çay verdi. Bizim diğer partilerden farklı olduğumuzu hepimizin de onun gibi yoksul ve işçi olduğunu görünce derdini döktü. Bu evlerin hepsi de öyle işçi evleri” dedi. Ve seçim sonucunda biz o sokakta kullanılan oyların büyük çoğunluğunu almıştık. Sonrada başkan toplantıda bu durumu anlattı ve “Kimin ekmeğini paylaşırsak o bizimle olur” diyerek önümüze görev koydu. Gerçekten başkan hangi eve gittiyse, hangi işçiyle konuştuysa mutlaka bir etki bırakıyordu. Bu yönüyle genç bir işçi olarak ondan öğrendiğim çok şey oldu en karmaşık meseleyi sakince çözmek. Her meseleye bir işçi gözüyle bakmak, sabretmek, kararlı ve ısrarlı çalışmak ondan bana ve bu genç işçilere kalan mirastır. 

Başkanın dediği gibi içinde geçtiğimiz bu zor zamanda işçi sınıfına bağlanan sınıfın politikasını yapan işçilerin davasıdır bu dava. Elbette tuzu kuruların değil ciğeri yananların davasıdır bu dava. Kılınçaslan işçi iradesi, disiplini ve mücadelesinin partide cisimleşmiş halidir. Senin açtığın yolda yürümeye, öğrenmeye ve partimizde mücadele etmeye devam ediyoruz Başkan. Seni özlemle ve saygıyla anıyoruz.

Son Düzenlenme Tarihi: 02 Aralık 2017 04:40
www.evrensel.net