CHP'li Erdal Aksünger: Bu dava Türkiye'yi de etkileyecek

CHP'li Erdal Aksünger: Bu dava Türkiye'yi de etkileyecek

CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdal Aksünger, Reza Zarrab davası sonrası Evrensel'e konuştu: Sürecin daha sıkıntılı hal alacağını düşünüyorum

Ekim KILIÇ
New York

Türkiye'deki ve ABD'de iş insanı Reza Zarrab'ın tanık olarak ifade verdiği "İran'a yaptırımları yasa dışı yollarla delme" davasını New York'ta takip eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdal Aksünger, dava sonrası Evrensel'e açıklamalarda bulundu. Davanın Türkiye'yi derinden etkileyeceğini belirten Aksünger, "Siyasi fatura ödemekten kaçınan, hiçbir zaman kendini borçlu olduğunu düşünmeyen bir hükümet bence bu faturaya halka ödetmeye çalışıyor" ifadelerini kullandı.

Zarrab'ın davaya getirilmesiyle birlikte sürecin biraz daha açıklığa kavuştuğunu belirten Aksünger; ' Bugün Zarrab’ın getirilmesiyle birlikte her şey bütün davanın nasıl akacağı noktası, süreç biraz daha açıklığa ulaştı gibi gözüküyor. Zarrab, tüm detaylara kadar anlatıyor. Anlatımlarında özellikle eski ekonomi bakanı Zafer Çağlayan ile diyaloğu gerçekten korkunçtu. 63 milyon doları verdiğini anlattı bunlarla ilgili konuyla. Bankalarla işleri yaparken ne kazanıyorsan yarısını alırız tarzında bir yaklaşım sergiledi. Bunları konuştuklarını ve ispat edilebileceğini de söylüyor. Öğleden sonra da Süleyman Aslan ve Halkbankası ve diğer bankalarla ilgili konuları anlattı. Bu şartlar altında tabi süreç başka bir yere gidiyor. Çünkü diyaloglarla ilgili özellikle bir tapenin bile, bunlar evet gerçek bizlerin aramızda yaptığı gerçek konuşmadır diyor. Bu da aslında bu işin özellikle bundan sonraki sürecinde çok daha sıkıntılar olacağını gösteriyor. O bankanın yanı sıra iki-üç banka daha dillendirdi. Finansbank’ı, Denizbank’ı dillendirdi. Tabii süreç bundan sonra başka türlü gelişir. Çünkü oraya eklenecek olan diğer konular çıkacak. Türkiye açısından çok sıkıntılı bir süreç görünüyor." dedi.

Reza Zarrab duruşmanın ilk gününde neler söyledi?

Egemen Bağış’ın ve rüşvet aldığı iddiası ile Zafer Çağlayan’ın öne çıkmasının dava sürecini nasıl etkileyeceği konusuna ilişkin de değerlendirmede bulunan Aksünger; "Bundan sonra tabi daha bu neler anlatılacak, neler konuşulacak.. Çünkü bugün gerçekten hakimin ona şema ile bunu tarif et dediğinde, çıkıp şema ile işi nasıl yaptıklarını çok detayına kadar anlattı bunların hepsini. Şimdi bunlarla ilgili uluslararası bankacılık sistemini nasıl deldiğini, neler yaptıklarını anlattığı hikayenin yanı sıra bence daha bir sürü konu var. İçeride tabi, birincisi şu; normalde Türkiye’nin İran’a mal satması yasak değil zaten. Yani Birleşmiş Milletler kararı 2010’dan beri böyle. Burada Milli davaya döndermek isteyenler şöyle söylüyorlar: Siz İran’a mal satıyorsunuz, biz niye satmayalım? Öyle bir şey yok. Sadece şu var. Siz İran’a zaten aldıklarınız karşısında mal satın diyorlar. Problem şu: Para ödemeyeceksiniz diyorlar. Burada da şöyle yapılıyor: Türkiye’nin aleyhine olan bir şey yapılıyor. Yani eğer biz İran’a doğalgaz ve petrol karşılığında ihracat yapmış olsaydık, Türkiye kazanacaktı ve cari açık aslında kapatılacaktı. Bu şartlar altında Türkiye hem %30 zarar etti. Normalde doğalgazın karşılığında altın vererek büyük bir zarara uğratıldı. Bu taraftan baktığınızda Türkiye bir zarara uğratılmıştır. İkincisi bakanların rüşvetleri konusunu anlattı. Uluslararası meselelerde onların kendisine rüşvet alarak nasıl yardımcı olduğunu anlattı. E bunların hepsine baktığınız zaman hükümetin istifa etmesi lazım. İstifa etmiyorsa en hızlı bir şekilde erken seçime gidilmesi lazım. Ama ne yazık ki üzülerek söylüyorum. Bunları hala kabul etmediği gibi insanları tahrik ediyorlar şu anda. Bunu bir milli dava olduğu noktasına getiriyorlar. Ve bu daha da kamplaşmaya neden olacak. Yani bu sürecin daha sıkıntılı gideceğini görüyorum.

Reza Zarrab'tan skandal ifadeler: Zafer Çağlayan'a 45-50 milyon avro arası rüşvet verdim

Türkiye'de siyasi faturasının ağır olacağını niteleyen Aksünger, iktidarın bu faturayı halka ödetmeye çalıştığını belirtti. 

"Normalde gelişmiş ülkelerde böyle bir şey olsa ertesi gün hükümet düşer. Yani bizdekilerin böyle bir fatura ödemek gibi bir niyetleri yok. Yani Türkiye’de olağanüstü şeyler oluyor. Hiçbir bakan kendi üstüne alınmıyor zaten. Bence halk bunun karşılığını verecektir. En kısa sürede verecektir bence. Burada önümüzde 2019’da görünen seçimin erkene alınması bence bu işin faturasının ödenmesi anlamına gelmesi lazım. Türkiye’de soruşturma komisyonu tekrar kurulması gerekir. Ama bu şartlar altında bunu kabul etmeyen bir iktidarın bunu kurucağını hiç zannetmiyorum. Üstelik de o soruşturma komisyonundan 15 üyeden oluşan milletvekillerinin 9 tanesi iktidar partisinden olduğu zaman bu iş daha da, aslında yeniden kendilerini aklamaya götürmeye çalışacaklardır. Ama siyasi fatura ödemekten kaçınan, hiçbir zaman kendini borçlu olduğunu düşünmeyen bir hükümet bence bu faturaya halka ödetmeye çalışıyor şu anda."

TÜRKİYE'Yİ DE ETKİLEYECEK

"Kurumlara cezalar kesilmesi, diplomatik olarak krizlerin çıkması, burada hukuk sisteminin Birleşmiş Milletler’e taşınması gibi bir sürü ihtimal var ortada. Bunların hepsi gerçekten sıkıntılı ve sakıncalı konular. Süreç yaşanacak göreceğiz. Bundan sonra ayın 22’sine kadar bu dava bu şekilde devam edecek. Zarrab'ın daha çok anlatacağı konular olduğunu düşünüyorum. Tabi burada Hakan Atilla tarafında da baya bir sıkıntı olduğunu düşündüğüm için o da nasıl davaranacak onu bilmiyorum. Ama onun da bir an önce bence kendine pozisyon alacak durumu var gibi görünüyor. Çünkü onun avukatları da suçu kabul ettiler. Böyle bir suç işlenmiştir. Ama Hakan Atilla bu suçu işlemeyen kişidir. O emir eridir tarzında yaklaşımları ile Hakan Atilla’yı savunmaya çalıştılar. Zarrab’da Hakan Atilla’yı ve Süleyman Aslan’ı suçladı zaten.

NE OLMUŞTU?

www.evrensel.net