Almanya’dan yepyeni filmler: Özgürlük

Almanya’dan yepyeni filmler: Özgürlük

İstanbul Modern Sinema, Almanya'dan Yepyeni Filmler seçkisiyle sinemaseverleri Alman sinemasıyla buluşturmaya hazırlanıyor.

İstanbul Modern Sinema, Almanya’dan Yepyeni Filmler seçkisiyle izleyicileri günümüz Alman sinemasının öne çıkan yapımlarıyla buluşturmaya devam ediyor.

Program bu yıl “Özgürlük!” başlığını taşıyor. Seçkideki filmler tarihin farklı dönemlerinden farklı hikayelerle özgürlük temasına bağlanıyorlar. Hem toplumsal kurallar bağlamında hem de coğrafi anlamıyla sınırlar programdaki filmlerin ele aldığı temalar arasında dikkat çekiyor. Ayrıca bu yılki seçkide sanat ve sanatçılarla ilgili çok sayıda film de yer alıyor. Bazıları belgesel bazıları kurmaca tarzdaki bu filmler de seyircileri sanatsal üretim çerçevesinde özgürlük üzerine düşünmeye çağırıyorlar.

ÖZGÜRLÜK’ÜN YÖNETMENİ GELİYOR

Programın başlığı, açılış filmi Özgürlük’ten (Freiheit) gelmekte. Yönetmenliğini Jan Speckenbach’ın üstlendiği film, bu yıl Locarno Festivali’nde Altın Aslan ödülü için yarışmıştı. Özgürlük, hiçbir açıklama yapmadan eşini ve çocuklarını terk eden Nora’nın yeni bir hayat kurma çabasını konu alıyor. Beş yıl önce ilk filmi Kayıp Aranıyor (Die Vermissten) ile Almanya’dan Yepyeni Filmler’in konuğu olan Jan Speckenbach, Özgürlük’ün 2 Aralık günü saat 15.00’te gerçekleşecek gösterimine katılacak ve seyircilerin sorularını cevaplayacak.

STEFAN ZWEİG’İN  SON YILLARI

Geçtiğimiz yıl boyunca pek çok ödül ve övgü toplayan, Maria Schrader imzalı Şafak Sökmeden (Vor der Morgenröte) de bu yılki programda yer alıyor. Ünlü Avusturyalı Yazar Stefan Zweig’ın Amerika kıtasındaki son yıllarını konu alan film, Avrupa Film Ödülleri’ne de En İyi Erkek Oyuncu dalında aday oldu. Filmin bugün saat 17.00’deki gösterimi sonrasında Yazar ve Çevirmen Fatih Özgüven ile bir söyleşi gerçekleşecek.

ORYANTASYON BOZUKLUĞU SUÇ DEĞİLDİR

Marita Neher ve Tatjana Turanskyj’nin birlikte yönettikleri Oryantasyon Bozukluğu Suç Değildir (Orientierungslosigkeit ist kein Verbrechen) de iki kadın arasındaki dostluk üzerinden güncel politik ve sosyolojik sorunlara birey olarak aldığımız tavırları irdeliyor. Sınır güvenliği ve göçmen politikaları üzerine araştırma yapan Gazeteci Lena ve Aktivist Amy, zaman zaman oryantasyonu kaybetmenin faydalı bir şey olabileceğini öneren bu yol filminin başkarakterleri. Filmin yönetmenlerinden Marita Neher, 7 Aralık günü saat 17.00’deki gösterime katılacak ve seyircilerin sorularını cevaplayacak.

UNUTULMAYAN AŞK

Programda bu yıl öne çıkan yapımlardan birisi Usta Yönetmen Volker Schlöndorff’un yeni filmi Unutulmayan Aşk (Return to Montauk). İsviçreli Yazar Max Frisch’in ülkemizde de yayımlanan uzun hikayesi Montauk’tan uyarlanan bu film, 60’lı yaşlarındaki Yazar Max Zorn’un yeni kitabının tanıtım turnesi sırasında eski sevgilisi Rebecca’yla karşılaşması üzerine gelişen olayları konu alıyor. 

YER ALAN DİĞER FİLMLER

Bu yıl Altın Ayı için yarışmış, 20. yüzyıl sanat tarihinin en önemli figürlerinden Joseph Beuys’un hayatını ve yapıtlarını konu alan Andres Veiel imzalı Beuys da yine program kapsamında seyircilerle buluşacak. 

Televizyon filmlerinin kamera arkasını ve oyunculuk mesleğinin inceliklerini konu alan ve Nicolas Wackerbarth’ın yönettiği Kasting (Casting), seyirciyi elektronik müzik dünyasına davet eden Romuald Karmakar’ın yeni belgeseli Geceleri Almanya’yı Düşündüğümde (Denk ich an Deutschland in der Nacht) ve her geçen yıl zorlaşan bir meslek olan öğretmenliği mercek altına alan Jakob Schmidt imzalı Öğretmenlik Zor Zanaat (Zwischen den Stühlen) de programda yer alan filmlerden. (KÜLTÜR SERVİSİ)

www.evrensel.net