Erdoğan: İddia edildiği gibi yurt dışına giden tek kuruş yok

Erdoğan: İddia edildiği gibi yurt dışına giden tek kuruş yok

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yurt dışına giden tek bir kuruş olmadığını öne sürerek Kılıçdaroğlu’nun iddialarını kanıtlayamadığını savundu.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun iddialarına verdiği yanıtta Yurt dışına giden tek bir kuruş olmadığını öne sürerek Kılıçdaroğlu’nun iddialarını kanıtlayamadığını savundu. Erdoğan belgelerde adı geçen 5 kişi ve kendisinin kılıçdaroğlu hakkında dava açacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi’nde Orman Bakanlığı tarafından yapımı tamamlanan projelerin açılış törenine katıldı.

Tören sırasında konuşan Erdoğan IMF borcunun ödenmesine ve Merkez Bankası’ndaki rezervlere değinerek, “Ey Kılıçdaroğlu duy duy. Kulağın var duymazsın, gözün var görmezsin, ağzın dilin var hakikati konuşamazsın” ifadesini kullandı. Göreve geldiklerinde Türkiye’nin 36 milyar dolar ihracat yaptığını, şu an bu rakamın 155 milyar dolara çıktığını, 9 milyon kişiye ilave istihdam sağladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sevgili dostlar, tilki yetişemediği üzüme koruk dermiş. Bunun örneği Kılıçdaroğlu’dur. Bütün bunları şunun için anlatıyorum. 15 yılda ülkemizi büyütmek zenginleştirmek, muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkartmak için gerçekten çok çalıştık, çok mücadele ettik. Bugün ise Türkiye güvenlikten ekonomiye kadar her alanda kritik dönemden geçiyor. Bu tarihi süreçten ülkemizi en güçlü şekilde çıkarmanın mücadelesini veriyoruz. Maalesef ülkemizin bunca sıkıntısı arasında bir de ana muhalefet partisindeki zatın hezeyanlarına cevap vermek zorunda kalıyoruz. Ben milletimin karşısına bu tarz konularla çıkmaktan inanın utanıyorum. Ama karşımdaki zatta aynı kafadaki kesimlerde utanma, arlanma, hakka hukuka riayet anlayışı olmadığı için mecburen bu konulara girmek zorunda kalıyoruz” dedi.

‘BELGE GÖSTEREMEDİ, REZİL KEPAZE OLDU’

Kılıçdaroğlu’nun ‘cumhurbaşkanı ve ailesi yurt dışındaki bir takım hesaplara milyonlarca dolar para gönderdi’ diye bir iddia ortaya attığını öne süren Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Biz de kendisini müfteri ilan ederek, ispata davet ettik. Dün grup toplantısında çıktı, yurt dışındaki bir şirkete şu kişi şu kadar milyon dolar para gönderdi diye bir takım yine sözler söyledi. Elindeki bir tomar kağıdı sallayarak da ‘işte dekontları da bunlar’ dedi. Tabi dekont dediği kağıtları, ne gazetecilere ne adli makamlara vermedi. Avukatlar hemen anında kendisine bunu ilgili savcılığa lütfen veriniz, medyaya veriniz dedi. Ve o kağıtların ne olduğunu şimdilik bir kendisi, bir de onları bu zatın eline tutuşturanlar biliyor. Tabi hadise aynı zatın elinde bilgi, belge olmadan ilk iftira atışı değil. Bir ara şahsımla alakalı İsviçre’de hesaplarım olduğunu söyleyip durdu, ispata davet ettiğimde belge gösteremedi, rezil kepaze oldu. Ben bunun peşinde gidenlere şaşıyorum. Dedim ki ‘İspat et bu görev bırakacağım’ dedim. İspat yok. Bu defa aynısını söylüyorum. İspat ettiğin anda ben cumhurbaşkanlığını bırakacağım, siyaseti bırakacağım dedim, ama sen de CHP’nin başına, bu milletin başına bela olmaktan çekil.

Altından klozet iddialarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Grubumuzda bilmem kaç tane FETÖ’cü milletvekili açıklayacağını söylemiş, bu sözünü yutmuştu. Şimdi Amerika’da FETÖ’cü vekillerin hangi partiden olduğu ortaya çıkıyor. CHP’nin FETÖ’cü milletvekilleri şu anda yargının yakalama kararı verdiği CHP’li iki tane milletvekili. ABD’de kurulan kumpasın bizzat içindeler. Bunun adı, siyaset, muhalefet olamaz, bu insanlık dahi değil, bunun adı daha ileri gitmeyeyim. Ana muhalefet bunun yükünü daha çekemez, çekmemeli. Bunun adı ana muhalefet değil, ana hıyanettir” dedi.

‘İSPAT EDEMEZSEN DE O YERDE DURMA ARTIK, ÇEKİL GİT’

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarının ardından avukatların açıklamalarda bulunduğunu söyleyen Erdoğan ,sözlerine şöyle devam etti:

“Tüm milletime sesleniyorum, iddialar yalanlanarak belge olduğu öne sürülen kağıtların derhal savcılığa verilmesi, en azından medyayla paylaşılması çağrısında bulunuldu. Bir saat öncesine kadar avukatlara sordum, durum nedir? ‘Henüz bu yönde bir gelişme olduğunu duymadık’ dediler. Aynı çağrıyı tekrarlıyorum. Madem tüm belgelerin elinde olduğunu söylüyorsun, kürsüden sallamayı bırak. Milletimizle paylaş, git savcılığa teslim et. Öyle mi? suçlu varsa ortada git teslim et. Ondan sonra çok daha rahat tepinirsin. O kürsüden salladığın her kağıt, ya yalan ya yanlış çıktı. Bu defa kendisini kimin nasıl, hangi sahte belgelerle aldatıp o kürsüye çağırdığını bilmiyoruz. Bizim için önemli olan şahsımıza ve ailemize yapılan bu saldırının cevapsız kalmamasıdır. İfade edilen isimlerin çoğu, 30-40 yıldır ticaretle uğraşan, şirketler kuran iş adamlarıdır. Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı değilken, başbakan değilken de bu insanlarla ticaretle uğraşıyor, milyonlarca liralık işler yapıyordu. Bu zat önce, şahsımın, çocuklarımın, eniştemin, dünürümün, eski özel kalem müdürüm diye ifade ettiği o şahıs benim özel kalem müdürüm hiçbir zaman olmadı. Böyle bir yalan olur mu? Zerre kadar sende şahsiyet varsa, Mustafa Gündoğan bana ne zaman özel kalem müdürlüğü yapmış, çık bunu ispat et. İspat edemezsen de o yerde durma artık, çekil git. Ve bu zat bir işadamıdır, ve bir şirkete milyonlarca dolar para gönderdiğini iddia etti. Bir takım isimler, tarihler ve rakamlar zikretti. İddiası da bu paraların yurt dışındaki şirkete gönderildiği. Aslında ticaretle uğraşan birisi yurt içinde olduğu gibi yurt dışında da şirket alır satar, para havale eder, havale alır. Ömründe tuğla üstüne tuğla koymamış, sadece her işe taş koymayı görev edinmiş birisine bunları anlatmanın zorluğunu elbette biliyorum.

Bu 5 isim, asla o zikrettiği şirkete ve yere para göndermiş de değil. Tam aksine mevcut şirketlerini satmaları sebebiyle onlara para geldi. Az buçuk ticareti, tüccarlığı, girişimciliği bilenler için bu yapılan işlerde hiçbir sorun yoktur. Buradaki tek sorun ortada bu zatın ifade ettiği gibi yurt dışına giden tek kuruş para olmayışıdır. Belki anlamamış diye bu zat bir kez daha tekrarlıyorum. Yurt dışına giden tek kuruş yok. Dolayısıyla bu zatın söylediği yalan mı? Yalan. Bu zat bir kez daha müfteri durumuna düştü mü? Düştü. Peki yüzü kızaracak mı? Hiç sanmıyorum. Maşallah kendisinde manda derisi gibi yüz var. Özür dileyecek mi? Gereğini yerine getirecek mi? Bugüne kadar yapmadı, yapacağını da sanmıyorum. Çamur at tutmasa da izi kalır anlayışını siyasetinin merkezine yerleştirmiş bu zat hızla siyaset çöplüğüne doğru yuvarlanıyor.”

‘KAFAYI PARAYLA BOZMUŞ OLMASINA ŞAŞMAMAK LAZIM’

Kılıçdaroğlu’nun Suriyeli mültecilere harcanan 30 milyar doları da gündeme getirdiğini anımsatan Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun Gezi olaylarında ekonomideki dalgalanma nedeniyle Türkiye’nin uğradığı kayıpları veya çukur eylemlerinin yol açtığı milyar dolarlık zararı sorduğunu duymadığını ifade etti.

Erdoğan, “Ha şunu da söyleyeyim. 15 Temmuz darbe girişimiyle alakalı da bu zatın en ufak bir derdi yoktur, bunu da biliniz. Bu zatın son günlerde, ülkemizin maruz kaldığı aleni ekonomik saldırılar karşısında milletimizin hakkını savunan iki çift laf ettiğine de şahit olmadık. Kafayı neye takmış? Suriyelilere harcanan paraya takmış. Madem bu kadar merak ediyor, biz de söyleyelim. Türkiye Suriyeliler için AFAD eliyle yaklaşık 2.3 milyar dolar. Belediye hizmetleri 6 milyar dolar. STK vasıtasıyla 1.2 milyar dolar. Sınırlarımız içinde ve dışında verilen eğitim ve sağlık hizmetleri ki bunlar sınırsız olmuştur. Bu hizmetler için görevlendirilen personelin maliyeti vardır. Kamu düzeni için işlerin maliyeti vardır. Amortisman ve diğer maliyetler vardır. Suriyelilere sadece sadece kamu kuruluşları, STK’lar yardım etmiyor. Asıl büyük yardımı milletimiz yapıyor. Tüm bunları topladığımızda karşımızda uluslararası standartlara göre yapılmış 30 milyar dolarlık meblağ çıkıyor. AFAD, Maliye Bakanlığı’nın hesaplama yöntemleriyle ortaya çıkmaktadır. Dünyanın neresine gidersek gidelim, hangi liderle görüşürsek görüşelim, Türkiye’nin sığınmacılarla ilgili işlerini konuşuyor. Bir tek bu zat, meseleye harcanan para gözüyle bakıp hesap sormaya kalkıyor. En insani konulara bile böyle yaklaştığına göre, diğer hususlarda kafayı parayla bozmuş olmasına şaşmamak lazım” dedi.

‘BEN DE AYRICA TEKRAR BUNA YENİDEN BİR DAVA AÇACAĞIM’

Hakikatlerin gün gibi ortada olduğunu, ticaretle uğraşmanın, kazanırken ülkene de kazandırmanın asla utanılacak şey olmadığını savunan Erdoğan, “Asıl utanılması gereken, böyle bir geçmişe sahip olduğu halde, yalanla sahtekarlıkla insanları itham etmektir. Bizim de milletimizin de eli her zaman bu müfteri zatın yakasında olacaktır. Şu anda beş kişilik, ismi geçen beş kişi, beş arkadaşımız onlar en üst düzeyden zaten davalarını açacaklar ve hukuki olarak bu işin mücadelesini verip yakasından bu adamın düşmeyecekler. Yargı da bu hak aranacaktır. Ve ben de ayrıca tekrar buna yeniden bir dava açacağım. Ben de hukukta hakkımızı yeniden aramanın peşinde olacağım. Sizlerin ve milletimin vaktini böyle bir konuyla ve zatla aldığım için haklarınızı helal etmenizi istiyorum” diye konuştu. (ANKA)
 

Son Düzenlenme Tarihi: 29 Kasım 2017 18:29
www.evrensel.net