15. Ulusal Sosyal Bilimler Kongresi ODTÜ'de başladı

15. Ulusal Sosyal Bilimler Kongresi ODTÜ'de başladı

Türk Sosyal Bilimler Derneği tarafından bu yıl 15'incisi düzenlenen Ulusal Sosyal Bilimler Kongresi, Orta Doğu Teknik Üniversitesinde başladı.

Bu yıl 15'incisi düzenlenen Ulusal Sosyal Bilimler Kongresi ODTÜ'de başladı. Kongrenin açılış bildirisini yapan Doç. Dr. Galip Yalman, toplumsal eşitsizliklerin arttığına dikkat çekti ve meselenin kapitalizmin sorunlarına çözüm bulmaya indirgenmesinin, toplumsal gerçekliklere eleştirel bakma ihtiyacının belirleyici olmasını acil ihtiyaç haline getirdiğini söyledi. Türk Sosyal Bilimler Derneği (TSBD) Başkanı Oğuz Oyan kongrede tartışmalarının önemli kısmının emek tamalı olduğuna dikkat çekti.

Türk Sosyal Bilimler Derneği (TSBD) tarafından düzenlenen 15. Ulusal Sosyal Bilimler Kongresi ODTÜ'de başladı. Yüze yakın oturumun olduğu kongre, 3 gün sürecek. Kültür ve Kongre Merkezi (KKM) Kemal Kurdaş Salonu'nda gerçekleşen kongrenin açılış töreninde, açılış konuşmalarını ODTÜ Rektör Yardımcısı Meliha Altınışık ve TSBD Başkanı Oğuz Oyan gerçekleştirdi. Açılış bildirisini Doç. Dr. Galip Yalman sundu. Rektör Yardımcısı Meliha Altınışık, ODTÜ olarak kongreye ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını ifade etti. Kongrenin sosyal bilimlerin gelişmesine yaptığı katkının önemine dikkat çeken Altınışık, kongrenin araştırmacıların aralarında diyalog oluşmasına ve genç sosyal bilimcilerin çalışmalarını sunmasına olanak sağladığını belirtti. 

TSBD Başkanı Oğuz Oyan, kongrenin ilkinin 1980 yılında gerçekleştiğini, 12 Eylül baskıcı darbe yönetimiyle bunun 9 yıllık bir aradan sonra ancak gerçekleşebildiğini dile getirdi. Derneklerinin kuruluşunun 50. yıl dönümünü kutladıklarını kaydeden Oyan, sansürsüz bir biçimde böyle bir kongreyi sürdürebilmenin ancak bağımsız bilimcilerin yönetimde olmasıyla mümkün olduğunu söyledi. Kongrelerini düzenlerken maddi sıkıntılar yaşadıklarına değinen Oyan, başta TÜBİTAK'ın, ardından ise Merkez Bankası ve İş Bankası'nın desteklerini çekmesi sonucu bu sene itibariyle katkı payı almaya başladıklarını belirtti. Dernek üyeleri ve üniversitelerinden uzaklaştırılmış akademisyenlerin katkı paylarından muaf tutulduğunu aktaran Oyan, uzun yıllar buna direnseler de bugünkü noktada kongreleri sürdürebilmek amacıyla bu yola başvurduklarını söyledi. 

OTURUMLARIN ÖNEMLİ KISMI EMEK TEMALI

Oyan, kongre boyunca açılış ve kapanış oturumlarıyla birlikte toplam 95 oturumda 454 imzayla sunum yapılacağını, bunların önemli bir kısmını ise emek temasının oluşturduğunu dile getirdi. Ekim Devriminin 100. yıl dönümü sebebiyle 7, Kapital'in 1. cildinin yazımının da 150. yıl dönümü olması sebebiyle 1 oturum gerçekleşeceğine dikkat çeken Oyan, kongelerinde her dönem sınıf perspektifinin ağırlıklı olduğunu söyledi. Oyan, iki kongre arasında hayatını kaybedenler adına yapılacak oturumlardan bahsederek “Hepsini saygıyla anıyoruz” dedi. Açlık grevindeki eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'yı hatırlatan Oyan, direnişlerinin zaferle sonuçlanması dileklerinde bulundu.

MEDYADA ÖRGÜTSÜZLÜK PROPAGANDASI

Konrenin açılış bildirisini sunan Doç. Dr. Galip Yalman, ülkenin içinde bulunduğu bu zor dönemde üniversitelerin karşılaştığı ve baş etmekte zorlandığı sorunların yığıldığını söyledi. Sayıları gittikçe artan öğretim gorevlileri ihraçlarının, aydınlara yönelik itibarsızlaştırma girişimleri ve sözlü, fiziki şiddet olaylarının arttığı bir dönemden geçtiğimizi ifade etti. Yalman, bir yandan da “Örgütlü mücadeleden bir şey çıkmaz” algısının basın ve medya yoluyla yaygınlaştırılmaya çalışıldığını dile getirdi. Türkiye'de bir devlet sorununun varlığının tartışıldığını aktarak Yalman, ancak bu tartışmaların ekseninin çoğunlukla eksik olduğunu ifade etti. 

TOPLUMSAL EŞİTSİZLİKLER ARTIYOR

Dünya kapitalist sisteminin bir süredir krizde olduğunu söyleyen Yalman, genelde demokratik teamüllerin aşıldığı, toplumsal eşitsizliklerin arttığı, küreselleşme, finansallaşma, neoliberalizm diye içeriği farklı düşünülse de bir güçlünün belirlediği çerçevenin dışına çıkmadan krizi aşma çabalarının yaygın olduğunu vurguladı. Yalman, kriz nedenlerinin kapitalizme içkin ve 80'den bu yana neoliberal politalardan kaynaklı olduğunu yadsıyan bir yaklaşımla çözüm arayışlarının birbirini izlediğini belirtti. Bu çözüm arayışlarının bedelini bir yandan emekçilerin ödediğini söyleyen Yalman, bir yandan da doğanın ve çevrenin talan edilerek gelecek kuşakların yaşanabilir bir dünyadan mahrum edildiğini ifade etti. 

SINIF MÜCADELESİNİ YOK SAYMANIN YETERSİZLİĞİ

Tüm bu risklere karşılık vurdumduymaz bir şekilde hüküm süren iktidarların varlığına dikkat çeken Yalman, meselenin kapitalizmin sorunlarına çözüm bulmaya indirgenmesinin, toplumsal gerçekliklere eleştirel bakma ihtiyacının belirleyici olmasını acil ihtiyaç haline getirdiğini söyledi. Tartışma konularının sınıf mücadelelerinden bağımsız oluşmadığını belirten Yalman, bunları yok sayan yaklaşımların kendi yetersizliklerinin yeniden hatırlatılması gerektiğini söyledi. Konuşmaların ardından Genç Sosyal Bilimciler Ödül Töreni gerçekleşti. (Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net