'Vergisini veren halka hesap verin'

'Vergisini veren halka hesap verin'

Kılıçdaroğlu'nun Man Adası belgeleri açıklaması ile ilgili siyasi partiler Erdoğan'ın istifasını isterken adı geçenlerin yargılanmasını talep etti.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan’ın yakınlarının Man Adası’na yaptığını öne sürdüğü para transferlerini belgelemesine ilişkin tartışmalar devam ediyor. Siyasi partiler Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın istifasını isterken adı geçen tüm isimlerin yargılanmasını talep etti.

Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan ortaya çıkan belgelerin ardından hükümetin bütçe açıklarının yükünü taşıyan, bunun için her gün dolaylı vergi ödemek zorunda kalan emekçilere hesap vermesi gerektiğini belirtti ve “Cumhurbaşkanı, Başbakan başta olmak üzere meşru olmayan ilişkilerde adı geçen tüm siyasiler istifa etmeli, kirli ilişkilerin tamamı halka açıklanmalı; adı geçenler yargılanmalıdır” dedi.

HDP Grup Başkan Vekili Ahmet Yıldırım ise, Erdoğan’ın istifa sözlerini anımsatarak, “Kendi sözünün eri midir, değil midir, 80 milyon insanın takdirine bırakıyorum” dedi. ÖDP Başkanlar kurulu tarafından yapılan açıklamada ise, “Halktan fedakarlık isteyen, vergileri zorunluluk olarak sunanların hiçbir inandırıcılıkları olmadığı bir kez daha ispatlanmıştır” ifadesi kullanılarak hükümetin istifası istendi.
 

EMEP'TEN MAN ADASI BELGELERİ AÇIKLAMASI: İSTİFA EDİN

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Selma Gürkan, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'ın oğlu, eniştesi, dünürü, kardeşi ve eski özel kalem müdürünün vergi cenneti Man Adası'na milyonlarca dolarlık para transferi yapmasına ilişkin belgeler üzerine yazılı açıklama yaptı. “Off-shore hesap belgeleri, gemilerinin nasıl yürütüldüğü bir kez daha açığa çıkarmıştır” diyen Gürkan, “Cumhurbaşkanı ve Başbakan başta olmak üzere meşru olmayan ilişkilerde adı geçen tüm siyasiler istifa etmeli” dedi.

GEMİLERİNİN NASIL YÜRÜTÜLDÜĞÜ TEKRAR ORTAYA ÇIKTI

Gürkan, açıklamasında, “Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan'ın oğlu, eniştesi, dünürü, kardeşi ve siyasi yandaşlarının ortaya çıkan off-shore hesap belgeleri, ücretinin önemli bir kısmı vergi için kesilen, alınan her hizmete dolaylı ek vergilerin bindirildiği bir ekonomik sistemde iktidara yakın olanların, akrabaların, yandaşların gemilerinin nasıl yürütüldüğünü bir kez daha açığa çıkarmıştır” ifadelerini kullandı.

RÜŞVETLER, AYAKKABI KUTULARI

“Bu gemilerin nasıl yürüdüğü 17-25 Aralık’ta ve Binali Yıldırım’ın oğlunun vergiden muaf ticari ilişkilerinde de görüldü” diyen Gürkan, ABD’de açılan Reza Zarraf davasında da aynı kirli işlerin uluslararası boyutu iddianamelere yansıtıldığını belirterek, “İran ambargosunu delmek için ulusal yasalar ve uluslararası anlaşmalar bypass edildi. Bunun karşılığı ise dağıtılan rüşvetler, ayakkabı kutularında saklanan paralar, bakanlara hediye edilen yüz binlerce lira tutarındaki saatler olmuştur” dedi.

‘ADI GEÇEN HERKES BULAŞTIĞI KİRLİ İŞLERİN HESABINI VERMELİDİR’

Gürkan, açıklamanın devamında şu ifadeleri kullandı:

“Öyle anlaşılıyor ki, rüşvet, yolsuzluk ve irtikap bir devlet “yönetme sanatı” ve diplomasi haline getirilmiştir.

İktidar gücünü kullanarak kişisel zenginleşme, kaynağı şaibeli kazancı vergiden kaçırma bunu da ticaret olarak adlandırmak AKP döneminin ekonomi politikası olmuştur.

Halk milli ve yerli ekonomik hamlelerin yapıldığı iddiasıyla oyalanırken yandaşlar ve akrabalar gayrı milli kazançlar elde etmişler, vergi kaçırmışlardır.

Ortaya çıkan belgeler hesap vermeyi gerektirmektedir. Bütçe açıklarının yükünü taşıyan, bunun için her gün dolaylı vergi ödemek zorunda kalan emekçilere hesap verilmeli, yasadışı yollarla “ticaret” yapan sorumlular yargılanmalıdır.
 
Demokratik bir ülkede bu kirli ilişkilerin açığa çıkması hükümetleri düşürür. Ancak AKP son beş yılda açığa çıkan yolsuzluklardan bir biçimde sıyrılmayı başarmıştır. Fakat artık mızrak çuvala sığamaz olmuştur.

Cumhurbaşkanı, başbakan başta olmak üzere bu meşru olmayan ilişkilerde adı geçen tüm siyasiler istifa etmeli, kirli ilişkilerin tamamı halka açıklanmalı; adı geçen herkes bulaştığı kirli işlerin hesabını vermelidir.”

ÖDP: HÜKÜMET İSTİFA

ÖDP Başkanlar Kurulu da ortaya çıkan belgelere ilişkin şu açıklamayı yaptı: “Erdoğan’a soruyoruz: Man Adası’na gönderilen dolarların kaynağı nedir? Ticari ilişkiden çok rüşvet ve avanta aktarımı izlenimi veren bu işlemlerin niteliği nedir? Oğlun, kardeşin, özel kalem müdürün niye aynı tarihlerde aynı şirkete para gönderiyor? Bunların icraatları seni bağlamaz mı? Bu soruların yanıtları da verilmelidir... Bu iktidarın millilik ve yerlilik iddiasının Amerikan dolarına kadar olduğu görülmüştür! Halkı vergi ve zamlarla inim inim inletenlerin vergi cenneti adalarda dolarları nasıl istiflediği ortaya çıkmıştır. Halktan fedakarlık isteyen, vergileri zorunluluk olarak sunanların hiçbir inandırıcılıkları olmadığı bir kez daha ispatlanmıştır” dedi ve hükümetin istifasını istedi. 

HDP’Lİ YILDIRIM: ORTADA BELGE VAR

HDP Grup Başkan Vekili Ahmet Yıldırım, “Ortada belge var mı? Var. Karşılıklı okunan sıralamalı tutanakları var mı? Var. Ortada milyon dolarlık para transferleri var. Vergiden kaçırılan paralar var” dedi.
HDP Hakkari Milletvekili Abdullah Zeydan’ın Diyarbakır’da görülen duruşmasının ardından gazetecilere açıklama yapan HDP Grup Başkan Vekili Ahmet Yıldırım, şöyle dedi: “Erdoğan geçtiğimiz cuma günü, ‘Bu belgeyi mahkemeye sunarsanız, mahkeme kabul ederse istifa edeceğim’ dememişti. ‘Belgeyi gösterirseniz istifa edeceğim’ demişti. Bir de hangi yargı? Erdoğan’ın ‘Kararına saygı duymuyorum’ dediği yargı mı? ‘Burada bir vesayet bürokrasisi oluşturulmuş’ dediği yargı mı? 6.5 milyon insanın iradesini derdest eden, bugün de komedisinin bir parçasını gördüğümüz yargı mı? Türkiye’de yargı mı var, AKP hukuk komisyonu mu var? Belge var mı? Var. Karşılıklı okunan sıralamalı tutanakları var mı? Var. AKP’nin Grup Başkan Vekili dün çıkıp itiraf etti, ‘Biz ülkeye dışarıdan para getirdik, ticaret yaptık’ dedi. Man Adası’nda kurulan şirkette, o para transferi yaptıklarını iddia ettikleri ve bu halkın aklıyla alay ettikleri şirketin sermayesi 1 sterlin. Ortada milyon dolarlık para transferleri var. Vergiden kaçırılan paralar var. Biz kendi deyimiyle söylüyoruz, kendisine iftira atmıyoruz. Cumhurbaşkanı çok fazla haysiyet cellatlığı yapıyor. Bu anlamda gururu, onuru, haysiyeti ortaya atan biri, kendi sözünün eri midir, değil midir, 80 milyon insanın takdirine bırakıyorum. Kaldı ki, dünkü belgeler ortaya sunulmazsa da bu toplumun büyük çoğunluğu, yolsuzluğun, rüşvetin, vergiden para kaçırmanın çok olağan bir devlet işleyişi haline getirildiğini AKP iktidarı marifetiyle zaten biliyor. Bu ülkede yargı mı kalmış? Yargıyı kendileri derdest etmedi mi? Böyle bir ortamda hangi yargıdan söz ediyoruz.”

‘TİCARET YOK, AÇIKÇA PARA KAÇIRMA VAR’

HDP Grup Başkan Vekili Filiz Kerestecioğlu, Mecliste düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kerestecioğlu, “Amerika’da yargılanan Reza Zarrab’ın iş birliğini kabul etmesi başta Erdoğan olmak üzere AKP Hükümetinin uykularını kaçırıyor. Geçtiğimiz sene ortaya çıkan Panama Belgeleri, ortaya saçılan Malta Cennet Belgeleri ve şimdi de Man Adası Belgeleri açıkça gösteriyor ki Erdoğan ve Binali Yıldırım’ın aile yakınları vergi vermemek için adalara paralarını kaçırmışlar. Adına ticaret diyorlar ama ne ticareti olduğunu açıklayamıyorlar. Çünkü ortada ticaret yok, açıkça para kaçırma var” dedi.   

CHP ‘MAN ADASI BELGELERİ’ İÇİN MECLİS ARAŞTIRMASI İSTEDİ

CHP, “Man Adası belgeleri” için Meclis’te araştırma komisyonu kurulmasını istedi.

CHP Grup başkanvekilleri Engin Altay, Engin Özkoç, Özgür Özel imzasıyla TBMM Başkanlığına sunulan araştırma önergesinde, şu ifadeler yer aldı:

“Bilindiği üzere CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili olarak ‘Çocuklarının, dünürünün, eniştenin, kardeşinin, eski özel kalem müdürünün, yurt dışında, vergi cennetinde bir şirkete milyonlarca dolar para gönderdiklerini biliyor muydun? Sen misin yerli ve milli, ben miyim yerli ve milli? Bunun cevabını bekliyorum’ şeklinde açıklamaları üzerine başlayan tartışma karşılıklı beyanlar, açılan tazminat davası ve CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun söz konusu belgeleri açıklaması ile yeni bir aşamaya gelmiş bulunmaktadır. 

CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun söz konusu belgeleri açıklamasından hemen sonra Adalet ve Kalkınma Partisi yöneticileri, yandaş medya ve Sayın Erdoğan’ın avukatı daha belgeleri görmeden araştırmadan sahte ve yalan oldukları yönünde beyanlarda bulunarak kamuoyunda yanlış algı oluşturma gayreti içine girmişlerdir. Bu aşamadan sonra söz konusu belgelerin doğru olup olmadığının, yurtiçi ve yurtdışında bu transferlere aracılık eden bankalar ve ilgili şirket kayıtlarında gerekli araştırma ve yazışmaların TBMM nezdinde oluşturulacak Komisyon güvencesinde yapılarak açıklığa kavuşturulması ve halkımızın aydınlatılması bir zorunluluk haline gelmiştir.

Açıklanan nedenlerle Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çocuklarının, dünürünün, eniştesinin, kardeşinin, eski özel kalem müdürünün ve oğlunun yurt dışındaki şirketlerle olan para hareketlerinin ve CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu tarafından açıklanan belgelerin araştırılarak kamuoyunun aydınlatılması amacıyla Anayasanın 98., İçtüzüğün 104. ve 105’inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.” (HABER MERKEZİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 29 Kasım 2017 16:46
www.evrensel.net