Mahkeme: Sempati duymak 'örgüt üyeliği' suçu oluşturmaz

Mahkeme: Sempati duymak 'örgüt üyeliği' suçu oluşturmaz

Diyarbakır'daki bir davada mahkeme, 'sempati duymak örgüt üyeliği suçu oluşturmaz' dedi.

Felat BOZARSLAN

Diyarbakır'ın merkez Bağlar ilçesinde çıkan olaylar sonrası tutuklanan ve hakkında, 'Devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak' suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis istemiyle dava açılan 28 yaşındaki Y.E.E.'ye, 'terör örgütü üyeliği' suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Mahkeme, gerekçeli kararında "terör örgütü üyeliği" ile ilgili ayrıntılı değerlendirmelerde bulunurken, "sempati duymanın örgüt üyeliği suçu oluşturmayacağını" belirtti.

Merkez Sur ilçesinde 2015 yılındaki çatışmalar devam ederken, 14 Mart 2016 günü Bağlar ilçesi Kaynartepe mahallesinde güvenlik güçlerine karşı silahlı saldırı başlatıldı. Günler süren olaylardan 1 gün sonra operasyonun devam ettiği Kaynartepe mahallesi 233'üncü sokak içerisinden çıkan sivillerin arasında bulunan 28 yaşındaki Y.E.E., elleri ve pantolonu çamurlu olduğu için gözaltına alındı.

PKK'lilerin kendisini tehdit ederek, zorla hendek kazdırdığını öne süren şüpheli tutuklanırken soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında ifadesi alınan başka bir şüpheli, Y.E.E.'yi hendek kazarken gördüğünü söyledi. Gözaltına alındıktan sonra sağ ayağının kırık olduğu ortaya çıkan Y.E.E.'nin elbiselerinde saf halinde beyaz, kristal bir madde görünümündeki kuvvetli patlayıcılar arasında bulunan 'RDX' tespit edildi. Hazırlanan iddianamede, şüphelinin devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası ile yargılanması istendi. E.Y.Y., Diyarbakır 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandı. 10 aylık tutukluluk ardından tahliye edilen E.Y.Y. ifadesinde, PKK ile ilişkisinin olmadığını savunarak, şöyle dedi: "Akşam eve gidiyordum. Sokakta silahlı 10-15 kişi vardı. Beni durdurup nereye gittiğimi sordular. Eve gideceğimi söyleyince, 'Hendek kazacaksın, kazmazsan kafana sıkarım' dediler. Sokakta bulunan silah, mermi, roketatar ve mühimmatları alarak bir eve götürmemi söylediler. Mühimmatları taşıdım. Ardından bana hendek kazdırdılar. Gece örgüt mensupları ile güvenlik güçleri arasında çatışma çıktı. Çatışmanın devam ettiği esnada ben kazmaya devam ediyordum. Sonra kendimi yere attım. Benim üzerimden güvenlik güçlerine ateş ediyorlardı. Çatışma sabaha kadar sürdü. Çatışma bitince eve kaçmaya başladım. Sokakta polisler tarafından durduruldum. Gece yaşadıklarımı polislere anlattım. İradem dışında tehditle, örgüt mensuplarının mühimmatını taşıdım ve hendek kazdım. Silahlı eyleme katılmadım."

Mahkeme, sanık Y.E.E.'ye, "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası verirken gerekçeli kararda "terör örgütü üyeliği ve koşullarının oluşması" ile ilgili ayrıntılara yer verildi. Mahkeme, bu suç tanımı ile korunan hukukî değerin, kamu güvenliği ve barışı olduğunu savundu. Kamu güvenliği ve barışının bozulmasının bireyin güvenli, barış içinde yaşama hakkını zedeleyeceğini ifade eden mahkeme, örgüt yöneticisi olmak için örgütün kurucusu olmanın gerekmediğini, örgütün bir lideri ancak, birden fazla yöneteni olabileceğini kaydederek, "Örgüte katılmakla kişi, örgüt üyeliğini kabul etmiş sayılmaktadır. Örgüt üyeliğinin gerçekleşmesi, katılma iradesinin somut davranışla ortaya konulması ve iradenin devamlı katılmaya yönelik olması gerekir. Bir örgütün silahlı mücadeleden vazgeçtiğinin kabulü için uzun süre silahlı eylemlere ara vermesi yetmez. Örgütün silahlı mücadele stratejisinden vazgeçmiş olması gerekir" denildi.

'SEMPATİ DUYMAK ÖRGÜT ÜYELİĞİ SAYILMAZ'

"Örgütle organik bağ kurup örgütsel faaliyet yürüttüğü tespit edilemeyen failin örgüt üyesi olarak kabulünün mümkün olmadığı" belirtilen kararda, "Failin örgütün benimsediği siyasal ideoloji ve görüşe sahip olması, yakınlık duyması, yani örgütün sempatizanı olması, soyut olarak örgüt veya ideolojisine ait eserleri okuması, bulundurması ile sınırlı eylemleri onun silahlı örgütün üyesi sayılması kabulüne elverişli değildir. Sadece örgüte sempati duymak bu suçu oluşturmaz" görüşlerine yer verildi.

'ESNAFA KEPENK KAPATTIRAN ÖRGÜT ÜYESİ OLARAK KABUL EDİLMELİ'

Esnafa örgütsel güç ve organizasyonla kepenk kapattırılması eylemini yaptıran kişilerin örgüt üyesi olarak kabul edilmesi gerektiğini savunan Mahkeme, "esnafın örgüt adına talimat ve talebi kendisine getiren kişileri dinlediğini, aksi halde ciddiye alıp kepenkleri kapatmayacağını" kaydetti.

"Kepenk kapatma eyleminin şiddet kullanarak baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit biçiminde ortaya çıkan terör yöntemi olduğunu" kaydeden mahkeme, kepenk kapatmanın örgütün toplumsal etkinliğini, zorlayıcı gücünü ortaya koymayı ve yoğun propagandasını amaçladığını ifade etti. "Kepenk kapattırmanın genellikle PKK tarafından benimsenen bir eylem türü olduğu" savunulan kararda, şunlar yer aldı:

"Geniş bir alandaki esnafa eylem çağrıları doğrultusunda işyerlerini açmamaları yönünde bildirimde bulunup sonuç alan sanıklar, eylemlerinin işleniş biçimi ve niteliğinden hareketle örgütün hiyerarşik yapısına dahil örgüt üyesi kabul edilmelidir. Örgüt adına para toplayan kişilerin de yapı içinde hiyerarşiye tabi olduğu, dikkate alınarak örgüt üyeliğinden cezalandırılmalıdır. Failin mutlaka örgütün dağ kadrosunda olması söz konusu değildir. Bazen fail geri cephe ve kent çalışmalarına yönelik yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik gösteren kent faaliyetlerinde bulunur." (Diyarbakır/DHA)

www.evrensel.net
ETİKETLER Diyarbakır