Taşeron işçilerin gündemi:  Kadro, kaygı ve stres

Taşeron işçilerin gündemi: Kadro, kaygı ve stres

Ankara'da taşeron olarak çalışan kadın işçi taşeron işçilerinin kaygılarını ve taleplerini Evrensel'e yazdı.

Bir kadın işçi
Ankara

Son zamanlarda hükümetin gündem ettiği “taşerona kadro” meselesi, “müjde” denilerek işçilere yine sözleşmeli personel olma vaadini sunuyor. Tartışmaların harlanmasıyla birlikte her kesimin gündemi bambaşka. Hükümet için işçilerinin hayatından çok seçimlerin yaklaşmasıyla oy kaygısı gündemde. Kimi muhalefet partileri için cılız da olsa Mecliste ses çıkarmak gündemde. Bazı sendikalar için ise “herkese ayrımsız kadro” diyebilmek gündemde. Tüm bunlara karşılık taşeron işçilerin gündemini ise kadro meselesine dair kaygı ve stres oluşturuyor.

Ankara’nın göbeğindeki bir hastanede taşeron çalışan bir grup işçi ile görüştüğümüzde her işçinin dilinden kaygı dolu cümleler döküldü. Hükümetin meseleye dair belirsiz açıklamaları işçilerin kafasında birçok soru işareti oluşturmuş durumda. Örneğin 18 yıldır taşeron çalışan bir işçi arkadaşımız “3 yıllık sözleşmeyi kabul edersem 18 yıllık taşeron çalışma tazminatımı kimden alacağım? 18 yılımdan vaz mı geçeceğim? İhbar ve kıdem tazminatım yok mu olacak?” diyor. Bir başka arkadaşımız “3 yıl sonra diyelim ki yaşımdan dolayı performansım düştü, işten çıkarıldım. Geçici memur sıfatı verilecekse başka çalışma alanları bulabilecek miyim? İstihdam bürolarının açılacağını söylüyorlar.İşten atıldığımızda bu bürolar bize aynı işi farklı hastanelerde bulabilecek mi? ” sözleriyle bugün ve geleceğe dair kaygısını belirtiyor.Sohbetimize dahil olan başka bir işçi “Emekliliğime 2 yıl kaldı, 3 yıllık sözleşme ile 2 yıl sonra işten çıkarılacak mıyım? Veya beni bu sözleşmeye dahil edecekler mi?” diyerek kaygılarının katmerlendiğini ifade ediyor. Ayrıca taşeron işçileri arasında asıl iş tartışması da oluyor. “Bizleri asıl işleri yapan ve yardımcı personel diye ayırmışlar. Kimler alacak kadroyu, güvenlik mi, temizlik mi, bilgi işlem mi, yemekhane personeli mi?” diyorlar. 

Bir başka işçi ise “İşten atıldığınızda arabulucu bürolar devreye girecek, haberiniz var mı?” sözlerinin devamında zaman içerisinde arabulucu büroların da işçilerin aleyhine karar alacağını tahmin ettiğini dile getirdi. Bazı kadın işçiler devredileceğimiz söylenen sözleşmeli memurlukta doğum, süt izni gibi izinlerin nasıl kullanılacağını merak ediyorlar.  

Öte yandan gündemde taşerona kadro diyerek içi boş vaatler sunanların, her sene bu dönemlerde tartışılan asgari ücret meselesinde sessiz sedasız karar alıp işçileri açlığa mahkum ettikleri de tartışılıyor. “Asgari ücretle mi devlete kadrolu olacağız? Sendikalarımız neden seslerini yükseltmiyorlar? Bir zamanlar herkes sendikalı olacak, haklarınızı onlar arayacak dediler, ne yazık ki bazı sendikalar dışında kimseden ses yok. O ses de cılız kalıyor. Bizlerin kaderi hükümetin insafına mı kaldı?” soruları da işçilerin kafasını hayli meşgul ediyor. İşçilerin endişeleri o kadar çok ki kulakları gelecek güzel haberlerde.

www.evrensel.net