Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu'ya: İspat et, istifa ederim

Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu'ya: İspat et, istifa ederim

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kılıçdaroğlu'ya verdiği yanıtta 'İddialarının belgesi varsa cumhurbaşkanlığı makamında bir dakika durmam' dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yahya Kemal Beyatlı Gösteri Merkezi’nde düzenlenen 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü etkinliğinde konuştu.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'ya yanıt veren Erdoğan, "İftiraları ardı ardına sıraladı. Neymiş efendim, çocuklarım, kardeşim, eniştem, dünürüm, eski özel müdürüm.. Yurt dışına milyonlarca dolar para göndermiş. Daha önce de benim 3 milyar dolar param olduğunu iddia etmişti. Ben buradan ismini anmaya tenezzül etmediğim bu zata soruyorum. Öne sürdüğün iddiaların belgesi var mı? Varsa çıkart milletin önüne. Ben hemen gereğini yapayım. Tüm milletime sesleniyorum. Yoksa çık iftira ettiğini söyle. Aksi takdirde iftiracı konumuna düşeceksin. Şimdi ben buradan bir şey söylüyorum. Tayyip Erdoğan’ın yurtdışında bir kuruş parası varsa herhangi bir bankada, çıksın bunu ispat etsin. İspat ettiği anda cumhurbaşkanlığı makamında bir dakika durmayacağımın taahhüdünü veriyorum. Bunu ispat edemeyen Kemal acaba o makamında duracak mı? O da bunun bana taahhüdünü versin" dedi.

Erdoğan, konuşmasının kadına şiddete yönelik bölümünde şu ifadeleri kullandı:

"Eşrefi mahlukat olan insana, yaratılmışların en şereflisi olan insana, hele hele kadına yönelik bu şiddet asla kabul edilemez. Kadına şiddeti insanlığa ihanet olarak ilan etmiş bir Cumhurbaşkanı sıfatıyla diyorum ki; bu ihanetin içine giren herkes cezasını çekmelidir. Esasen bu mesele sadece ülkemizin değil, tüm dünyanın sorunudur. Araştırmalar bu meselenin eğitim düzeyiyle, maddi gelirle çok da ilişkili olmadığına işaret ediyor. Bir üniversitemizin yaptığı araştırma lise mezunu her dört kadından birinin, üniversite mezunu her beş kadından birinin malesef aile içi şiddete maruz kaldığını gösteriyor. Aynı şekilde bu meselenin Doğu toplumlarına münhasır olduğu yönünde oluşturulmaya çalışılan art niyetli algı da doğru değildir. Batı toplumları da aile içi şiddet sorunundan ciddi şekilde mustariptir. Demek ki burada asıl sorun nerede yaşadığınız, ne kadar okuduğunuz, hangi refah düzeyine sahip olduğunuz değildir. Asıl mesele cinsiyetten öte insana bakış meselesidir, insana verilen değer meselesidir."

"Ülkemizde insana, özellikle kadına dair yanlış algılar, yanlış kabuller, yanlış uygulamalar varsa bunun sebebini dinimizde veya kültürümüzde değil daha derinlerde aramak durumundayız. Bu bakımdan biz kadınlarımızın meselelerine sahip çıkmakla aslında tüm milletimizin, hatta tüm insanlığın dertlerine derman aramış oluyoruz. Bunun da ötesinde kadınların hak ve adalet temelinde sahip oldukları eğitim, çalışma, ayrımcılık, şiddet gibi sorunlarını çözememiş bir toplumun hedeflerine ulaşamayacağını da biliyoruz. Çünkü kadın yoksa, toplumun yarısı yoktur. Kadının olmadığı bir toplumun kalan yarısı da zaten yok oluşa doğru gidiyor demektir."

"Siyaset hayatım boyunca kadınları siyasetin ve hayatın her alanında hak ettikleri şekilde asli unsuru, temel taşıyıcısı haline getirmenin mücadelesini verdim. Her kim kadınlarla ilgili şiddeti öven, ayrımcılığı körükleyen, onları rencide eden bir söz söylüyor bir tavır içine giriyorsa; bilin ki onun zihin kodlarında bir sorun vardır. Bu kişinin bir çoban ve bir üniversite hocası olması, bir ilahiyatçı veya bir ateist olması arasında hiçbir fark yoktur."

"24 Kasım Dünya Öğretmenler günü. Ana muhalefetin başındaki zat çıkmış konuşuyor; öğretmenlerle ilgili birçok şeyler anlatıyor. Sen ne anlatıyorsun. Bak orta öğretimde neredeydik nereye geldik. Bunlar şu 15 yıllık iktidarımız döneminde oldu. Okuma-yazma oranlarının yüzde yüzlere doğru yürümesi iktidarımız döneminde oldu. Kadınların okumasının yazmasının artması iktidarımız döneminde oldu."

KILIÇDAROĞLU'YA: 'BÖYLE ÇARPIK BİR ZİHNİYET OLUR MU?'

"Kadın meselesini bize saldırmak için silah gibi kullananlara da hiç kimse kusura bakmasın eyvallah etmeyiz" diyen Erdoğan, şöyle devam etti: "Biraz önce benim ve arkadaşlarımın kadınlarımızın sorunlarının çözümüyle ilgili iradeye sahip olduğumuz söyledim ama; maalesef aksi yönde örnekler bulunduğunu da belirtmek durumundayım. Mesela; ana muhalefetin başındaki zatın geçtiğimiz günlerde kadına şiddetle ilgili skandal ifadeleri bunlardan biridir. Üstelik de kadınlara yönelik bir toplantıda bu zat aynen şöyle diyor: 'Erkek işsizse, eve yeteri kadar para gelmiyorsa, akşam tencere kaynamıyorsa bu erkek de gelir hıncını karısından alır'. Bunu diyen kim; Bay Kemal. Böyle çarpık bir zihniyet olur mu? Böyle yoz bir bakış açısı olabilir mi? Bu kadına şiddeti insanlığa ihanet değil alenen meşru gören bir kafadır. Bu mantığa göre ana muhalefetin başındaki zatın her yaşadığı seçim yenilgisinden sonra evde neler yaptığını düşünmek bile istemiyorum." (HABER MERKEZİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 26 Kasım 2017 17:23
www.evrensel.net