EMEP 8. Kongresi: Tek adam rejimine karşı ortak mücadele

Emek Partisi, ‘Tek adam, tek parti yönetimine karşı barış ve demokrasi için birleşelim’ şiarıyla Ankara'da 8. kongresini gerçekleştirdi.

Emek Partisi (EMEP) 8. Genel Kongresi, tek adam, tek parti rejimine karşı ortak mücadele çağrısıyla toplandı. Kongrede konuşan Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan, emek ve demokrasi güçlerinin OHAL’e karşı mücadelesinin ortaklaşarak yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı. Kongrede Ekim Devrimi’nin 100. yılı nedeniyle sosyalizmin güncelliğine de dikkat çekildi. 

Ankara Yenimahalle’deki Nâzım Hikmet Kültür Merkezinde düzenlenen kongreye, CHP Milletvekili Mehmet Tüm,  CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl, HDP Milletvekilleri Mızgin Irgat Fatma Kurtulan, DBP PM Üyesi Şirin Altay, Öz Taşıma İş Sendikası Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Kayabaşı, KESK’e bağlı sendikarların başkan ve yöneticileri SYKP Genel Başkanı Tülay Hatimoğlu, ÖDP Parti Meclis üyesi Hasan Hayır, ESP MYK üyesi Uğur Ok, HDK Eş Sözcüsü Onur Hamzaoğlu, Veli Beysülen, İHD İç Anadolu Bölge Temsilcisi Ali Rıza Yurtsever, Toplumsal Özgürlük Partisi Grişimi’nden Murat Türetken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik eski bakanı Ziya Halis, Serpil Güvenç ve Kaya Güvenç, 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği yöneticisi ve katliamda yaşamını yitiren Emek Partisi GYK üyesi Korkmaz Tedik’in babası Erdoğan Tedik ve ailesi, 10 Ekim’de yaşamını yitiren Emek Partisi üyesi Dilan Sarıkaya’nın ailesi ve Elif Kanlıoğlu'nun annesi Öznur Kanlıoğlu, Yazar Adnan Özyalçıner, YSKP MYK üyesi Abdullah Çitfçi, Alevi Bektaşi Derneği Genel Sekreteri Müslüm Çetin, TMMOB Maden Mühendisleri Odasu Genel Sekreteri Necmi Ergi, Genel İş Sendikası Ankara Şubelerinin yöneticileri, 12 Eylül’de idam edilen Erdal Eren’in yengesi Nazan Eren, Muhtarlar Federasyonu Başkanı Armağan Oktay da katıldı.

Emek Partisi Kongre
Kongre, devrim ve sosyalizm mücadelesinde yaşamını yitirenler için saygı duruşuyla başladı. 

Emek Gençliği üyeleri, “İş, ekmek, ögürlük”, “Diktatör yenilecek, işçi sınıfı kazanacak”, “Biji bratiye gelan” sloganlarıyla yürüyerek kongre salonuna girdi. Kongrede divana Güven Gerçek başkanlığında Döndü Taka Çınar, Mustafa Taşkale ve Elif Ergin seçildi. 

Emek Partisi kongre
Emek Gençliği, kongreye yürüyüş yaparak geldi. 

‘SARAYLAR AÇLIK SEFALET POLİTİKALARI ÜRETİYOR’

Selma Gürkan
Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan

Açılış konuşmasını yapan  Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan, “İş, ekmek, özgürlük” sloganlarıyla kürsüye çıktı. Gürkan, konuşmasına “AKP karanlığına karşı mücadele azmi ve Ekim devriminin 100. yılında devrimin coşkusuyla selamlıyorum” diyerek başladı. İstikrarsızlığın derinleştiği, ırkçılığın yükseldiği bir süreçte Beyaz Saray, Kremlin ve Ak Saray’da üretilen politikaların işçi sınıfı ve halklar için açlık ve sefalet olarak yaşandığını kaydeden Gürkan, son üç yılın özellikle Ortadoğu coğrafyasında emperyalist devletlerin paylaşım kavgalarıyla geçtiğini belirtti. Gürkan,  IŞİD sonrası bölgenin nasıl dizayn edileceğine ilişkin politikalar çerçevesinde yapılan pazarlıkların kirli pazarlıklar olduğunu ve dünyayı kan gölüne çevirdiğini belirten Gürkan, yaşanan çatışma ve akan kandan bu devletler ve politikalarının sorumlu olduğunu kaydetti. Gürkan, "Göç yollarına düşen milyonlarca insandan bu devletler sorumludur. Erdoğan AKP'sinin bölgeye dair hesaplarının sorumluluğu vardır. Esad'ı devirme, bölgede güç olma hayalleri, Kürt halkının kazanımlarını kaybettirme isteğiyle bu kanlı paylaşım politikalarının ortağı olmuştur” dedi. Bu politikalar sonucu Türkiye’nin her yerinde katliamlar yaşandığını belirten Gürkan, “Ankara gar katliamı, Suruç, Diyarbakır, Antep, İstanbul katliamlarında yitirdiğimiz yüzlerce canda sorumluluğu vardır. Ankara katliamında yitirdiğimiz 102 canımız başta olmak üzere, katliamlarda kaybettiğimiz bütün canları saygıyla anıyoruz” dedi. AKP hükümetinin siyasetini güvenceye almak adına bu katliamlara yol verildiğini belirten Gürkan, 10 Ekim davasında ortaya çıkan belgelerinde katliama nasıl yol verildiğini ortaya koyduğunu ifade etti. 

AKP’nin bölge politlkaları ile emperyalist ülkelerinin politikaları uyumlu halde sürdüğünü dile getiren Gürkan, Erdoğan’ın ortaya attığı “Dünya beşten büyüktür” iddiasının safsata olduğunu belirterek, Amerikan karşıtlığı üzerinden AKP’nin antiemperyalist olamayacağını, bunun bölgedeki antiemperyalist anlaşmaların iptali, NATO gibi haydut örgütlerden ayrılmak anlamına geldiğini söyledi. Ancak iktidarın böyle bir niyeti olmadığını kaydeden Gürkan, “Antiemperyalizm emperyalist ülkelerinin politikalarına karşı mücadele etmekten ve bölge halklarının barış ve dayanışmasını savunmaktan geçer. Ülkemizde ve bölgemizde barış ve demokrasinin tek teminatı halkların kardeşliği ve mücadelesidir” dedi.  

‘KÜRT SORUNUNUN EŞİT HAKLAR TEMELİNDE DEMOKRATİK ÇÖZÜMÜ’

Cizre, Sur ve Nusaybin’de yaşanan katliamları, 7 gün sokakta kalan Taybet ananın cenazesini, buzdolabında bekletilen Cemile’nin cenazesini hatırlatan Gürkan, “Genzimiz hala o bodrumlarda yanmaktadır” dedi. Bölge belediye başkanlarını hapse atmaktan, yerlerine kayyımlara atamaktan çekinmeyen AKP’nin halka sunulmayan kaynakları kayyımların emrine sunduğunu söyleyen Gürkan, hükümetin bu savaşçı, çatışmacı, tekçi politikası karşısında Kürt sorununun eşit haklar temelinde demokratik çözümünün demokrasi mücadelesi için önemli olduğunu vurguladı. 

‘SAVAŞ BÜTÇESİ’

Emek Partisi Kongresi
Kongreye çok sayıda siyasi parti ve sendika temsilcisi ve yazar katıldı. 

Orta vadeli plan ile birlikte bu yılın bütçesinin savaşın bütçesi olduğunu ifade eden Gürkan, Cumhurbaşkanlığı bütçesinin sınırsız arttığını, savunma sanayinin önemli bir yer tuttuğunu belirten Gürkan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın müslüman ülkerin batının silah tüccarlarını zengin ettiği şeklindeki açıklamalarına atıf yaparak “O zaman S-400  füzelerine kim imza attı” diye sordu.

Birçok işçinin kredi kartlarıyla borç içinde olduğunu belirten Gürkan, işsizlik nedeniyle intiharların arttığına dikat çekti. Araştırmalara göre antidepresan kullanımının giderek arttığını kaydeden Gürkan, “AKP hükümeti yarattığı işsizlik, yoksulluk ve sağlık politkaları ile insanları intiharlara sürüklüyor” dedi.

‘KADINLAR VE GENÇLER TESLİM OLMUYOR’

Gürkan, “Gerici siyasal tek parti düzenini kurmak için toplumsal düzeni değiştirmek istiyorlar. Bunun bir parçası olarak da kadın politikaları oluşturuyor. Kadınlar  her alanda AKP’nin bu politikalarının  sonuçlarını yaşıyor. Kürtaj tartışması sonucu normal doğuma zorlanan kadınların sağlık riski başlıca bela. Bu politikaların sonucu her gün 2-3 kadın öldürülmekte. Müftülere nikah yasası ve boşanmada arabuculuk yasası gerici toplumsal düzenin temel dayanakları olacaktır. Kadınların bu güne kadar verdiği mücadele deneyim ve birikimi kadınların teslim olmayacağını göstermektedir” dedi. 

2023 hayallerinin gençlerin sorunların çözecek umudu pompalamayacağını belirten Gürkan,  gençliğin geleceğine sahip çıkacağını vurguladı. AKP hükümetinin toplumu 2 kutuplu siyasete itmek istediğini kaydeden Gürkan, "Bu toplumu CHP etrafında birleşenleri de sol diye niteleyerek siyasetini oluşturmaya çalışmaktadır. Gençlik çok uyanık olmalıdır. Gençlik mücadelesini yaşadığı güncel sorunlar ve geleceksizlikle birleştirerek iktidarın saldırılarına karşı cevap verecektir” dedi.

OHAL’E KARŞI ORTAK MÜCADELE VURGUSU

OHAL ve KHK’lere karşı mücadelede sendika ve meslek örgütlerinin başlattığı OHAL kampanyasının  önemine dikkat çeken Gürkan, “Bu kampanyaları çok daha büyüterek ortak mücadele  etrafında birleştirmek gerekiyor” dedi. Faşizme giden yolda engellerin de olduğunu kaydeden Gürkan, bu engellerin Şişecam ve metal işçilerinin grev yasaklarını tanımaması, doğanın talanına karşı bastonunu yere vuran Havva Ana, şiddet ve baskı karşısında barış istiyen Kürt halkının mücadelesi olduğunu vurguladı. Engellerden birisinin de bütün baskılara rağmen inanç özgürlüğü ve laiklik diyen Alevilerin mücadelesi olduğunu ifade eden Gürkan, iktidarın gerici politikalarına karşı iktidara sırtını dönem gençliğin de yeni rejimin önündeki engeller olduğunu söyledi. 

'YAPTIK, YİNE YAPARIZ'

Halkın tek parti yönetimine faşizme geçit vermemek üzere 16 Nisan’da hayır dediğini ve yine diyeceğini vurgulayan Gürkan, “AKP gericiliğine, baskı ve şiddetine karşı kazanmanın biricik yolu demokrasi ve ortak talepler etrafında mücadelede  birleşmektir” dedi. Bu noktada toplumsal kesim ve siyasi partilere önemli görevler düştüğünü söyleyen Gürkan, “Kendi partilerimizin çıkarları üzerinden grupçu davranmak lüksü yoktur. Sarayın baskıcı ve sömürücü politikaları  karşısında emek, barış ve demokrasi güçlerinin mücadele alanlarına akıtttığı irade, mücadele gücüyle Tekel’de, metalde, Şişecam’da, 7 Haziran’da kazanmıştık yine kazanabiliriz” diye konuştu. 

SERPİL KEMALBAY: EMPERYALİSTLERİN TARLASINI KAHRAMAN’A SORSUNLAR

HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay Türkiye’nin demokratikleşme mücadelesine yönelik saldırılara değinerek, “Türkiye Cumhuriyeti demokratikleşecek mi, yoksa ezilenlerin emekçilerin taleplerini yok sayacak mıdır?” diye sordu. Halkların kardeşliği ve işçilerin birliği savunulduğunda Türkiye’nin demokratikleşmesine gidecek sürecin örebileceğini ifade eden Kemalbay, “Demokrasi güçleri olarak bu mücadeleyi sürdüreceğiz ve bu mücadele aynı zamanda halkların özgürlük mücadelesidir, işçilerin hak ve özgürlükleridir, dün sokakta olan kadınların mücadelesidir” dedi. Kemalbay, “AKP Genel Başkanı Erdoğan Türk solunun tarlasını emperyalistler sürdü diyor. Kendi tarlalarınını kimin sürdüğünü bilmek isterlerse Meclis Başkanı İsmail  Kahraman’a sorsunlar. O zamanlarda emperyalistlerle birlikte bu halka nasıl zulmettiklerini öğrenebilir” dedi. 

MEHMET TÜM: FAŞİZME KARŞI BİRLEŞMEYENLER FAŞİZMİN ZİNDANLARINDA BULUŞUR

CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm, gericiliğe ve faşizme karşı yaşamın her alanında omuz omuza gelmek gerektiğini söyledi. “Faşizme karşı birleşmeyenler faşizmin zindanlarında buluşur” diyen Tüm, Adalet Yürüyüşü’nde birçok kesimin bir arada yürüdüğünü, bundan sonra da beraber yürümek gerektiğini dile getirdi. Parlamentonun işlevsizleştirildiğini, tek bir adamın her şeye karar verdiğini belirten Tüm, hak  hukuk ve adaletin en çok bu dönem ihtiyaç olduğunu söyledi.

KANİ BEKO: TÜM İŞÇİLERE KADRO VERİLMELİ

DİSK Genel Başkanı Kani Beko, darbe girişiminin araç olduğunu, emek barış ve demokrasi mücadelesi verenlerin hedef alındığını söyledi. Bölge illerinde kayyım atanan belediyelerde işçilerin işten atıldığını, kıdem tazminatlarının bile verilmediğini anlatan Beko, yine OHAL’in ardından gazetecilerin, akademisyenlerin işten atıldığını, milletvekillerinin cezaevine atıldığını söyledi. Beko, iş cinayetlerinin yaşandığı birçok yerde taşeron işçi çalıştığına dikkat çekti. Son günlerde taşeron işçiye kadro verileceğine ilişkin açıklamalara değinen Beko, Başbakan’a “Sen madem işçilere kadro verecektin. Dışişleri Bakanı oldıuğun dönemde bakanlıktaki işçilerin muvazza  davalarını neden kabul etmedin” diye sordu. Beko tüm işçilerin ayrımsız bir şekilde kadroya alınması gerektiğini ifade etti. Önümüzdeki dönem KESK, DİSK, TMMOB ve TTB ile birlikte OHAL kurultayları yapacaklarını söyleyen Beko, “Mazlumlar ayağa kalkmadıkça, diktatörler diz çökmez” dedi. 

MEHMET BOZGEYİK: OHAL’E KARŞI HER ALANDA MÜCADELE

Emek Partisi Kongresi

KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, "OHAL ilanı ile Anayasanın, eski rejimin rafa kaldırılarak tek parti kurum ve kurullarıyla hayata geçirildiğini ve tekçi, mezhepçi anlayışın hakim kılınmaya çalışıldığını söyledi. KESK üyesi kamu emekçilerinin iş güvencesine, örgütlenme özgürlüklerine sahip çıktıkları, Kürt sorununun barışçıl çözümünü savundukları için hedef haline getirildiğini ifade eden Bozgeyik, "Biliyoruz ki bu gidişatı emekten barıştan  demokrasiden yana güçlerin mücadelesi durduracaktır. DİSK, KESK, TMMOB, TTB olarak çağrıcısı olduğumuz kampanyayı başlattık. Kendi istedikleri siyasi iktidarı kurana kadar OHAL’i kaldırmayacağını biliyoruz. OHAL’in kaldırmanın yolu her alanı mücadele alanına çeviren bir anlayışla hareket etmektir. Kampanyamızı eylem ve etkinlikler yürütecek, büyüteceğiz. Ortak mücadeleyi yükselterek en anlamlı cevabı vereceğiz” dedi. 

DİRENİŞTEKİ İŞÇİLER SÖZ ALDI

Arkadaş Kitabevi’nde işten atmaya karşı direnen işçiler de kongrede kürsüye çıktı. Salona sloganlarla giren işçiler şöyle konuştu: Bize kürsüsünü açan Emek Partisine teşekkür ediyoruz. 12 Eylül’den 40 yıl sonra kitavbevleri sektöründe ilk sendikal örgütlenmeyi gerçekleştirdik. Büyük bedeller ödeme pahasına yaktığımız bu meşalenin ışığı sadece arkadaş kitabevinin solcu patronuna değil tüm patronlara korku saldı”. Patronun kamuoyuna söylediği yalanla dolu işçilerin mücadelesini kötülediğini ifade eden işçiler, açtıkları davayı kazandıklarını söylediler.

DEMİRTAŞ VE YÜKSEKDAĞ'DAN MESAJ

HDP’nin tutuklu eş genel başkanı Selahattin Demirtaş, kongreye cezaevinden kısa bir mesaj gönderdi. Demirtaş mesajında “Birlikte omuz omuza yürüdüğümüz demokrasi, barış ve özgürlük mücadelesinde kazanacağımız bilinciyle hepinizi selamlıyorum” dedi. HDP eski Eş Genel Bakşanı Figen Yüksekdağ da cezaevinden mesaj gönderdi. Yüksekdağ “Aranızda olamasak da kolektif coşkunuzuu paylaşıyoruz. Tutuklu HDP’li siyasetçiler olarak hep birlikte sevinç ve özgürlük halayına duracağımıza inançla hepinizi kucaklıyorum” dedi. Bir cenaze nedeniyle kongreye katılmayan Oya Ersoy da, “Ülkemizin mücadele tarihine ve bugün mücadele edenlere güveniyoruz. Elbette bu karanlığı yırtacağız” dedi. TİHV Genel Başkanı Şebnem Korur Fincancı, AİHM eski Yargıcı Rıza Türmen, sanatçı Zülfü Livaneli de kongreye mesaj yollayanlar arasındaydı.

HDK Eş Sözcüsü Onur Hamzaoğlu Emek Partisi’nin 8. Kongresinin Das Kapital’in yayımlanmasının 150., Ekim Devriminin ise 100. yılına denk geldiğini söyledi. Hamzaoğlu, “Bizler için de ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Birlikte mücadelemizde adımlarımızı atarken bu kongre bu yolda önemli temsilcilerinden biri” dedi. AKP iktidarının 15. yıl boyunca kapitalizmin sermayenin neye ihtiyacı varsa onu karşılamak için olduğunu belirten Hamzaoğlu, faşizme karşı mücadelenin seçim tarihi ile olmayacağını belirttti ve ortak mücadele çağrısında bulundu.

GANİ KAPLAN: ALEVİLER YAŞAM ALANLARINI TERK ETMEYE ZORLANIYOR

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan, Malatya’da Alevi yurttaşların evlerinin işaretlenmesinin ne ilk ne de son olduğunu söyledi. Devletin, Cumhuriyet sonrası başlatılan “tek dil, tek din” şiarıyla Anadolu’yu tek din ekseninde dizayn etmek istediğini ifade eden Kaplan, Alevilerin yaşam alanlarını terk ettirilmesi için çalışıldığını dile getirdi. Kaplan, bu kapsamda Alevi kurumlarını diğer toplumsal kesimlerle birleştirerek gerekli işleri yapmaya çalıştıklarını belirtti.

ÜCRETSİZ SAĞLIK TALEBİ

SYKP Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları dünyada ve Türkiye'de işçilerin, emekçilerin grevlerinin, “tarihin sonunun” gelmediğini gösterdiğini söyleyerek "Mücadele sosyalizmle nihayetlenene kadar yazılmaya devam edecek" dedi. Çözemediği Kürt sorununun, Türkiye'nin ayağına dolanmaya devam ettiğini kaydeden Hatimoğulları,  "Kürt halkı kendi varlığı ve mücadelesi  ile gerçeğini bütün güçlere göstermiştir. Türkiye artık şapkasını önüne koymalıdır ve bu sorunu çözmelidir.” dedi.

TTB Merkez Konsey üyesi Bülent Nazım Yılmaz, sağlık ve yaşam hakkı için faşizme karşı mücadele edilmesi gerektiğini söyledi. Sağlıkta piyasalaşmaya karşı TTB’nin mücadelesine dikkat çeken Yılmaz; eşit, ulaşılabilir ücretsiz sağlık hakkı için sadece sağlık alanında yürütülen mücadelenin yetmeyeceğini, birleşik bir mücadelenin her alanda örülmesi gerektiğini belirtti.

ÖDP Parti Meclis üyesi Hasan Hayır, siyasal İslam’ın bütün projelerinin çöktüğünü belirterek, eski rejimin kurumlarına dayanarak mücadelenin anlamlı olmayacağını ve mücadele edilemeyeceğini dile getirdi. Hayır, buna örnek olarak HSYK’nın ve Anayasa Mahkemesinin laiklik kararlarını göstererek “Biz yeniden laikliği kurmalıyız” dedi. Muhalefetin sadece parlamento ile sınırlı kalmasının yetmeyeceğini vurgulayan Hayır, daha büyük bir toplumsal mücadelenin ihtiyacına dikkat çekti.

CIPOML'DEN DAYANIŞMA MESAJI

EMEP'in de üyeleri arasında yer aldığı Uluslararası Marksist Leninist Parti ve Örgütler Konferansı (CIPOML) Koordinasyon Komitesi tarafından kongreye gönderilen mesajda şu ifadelere yer verildi:

"Uluslararası Marksist Leninist Parti ve Örgütler Konferansı bileşenlerini temsilen ve onların adına, Emek Partisi’nin 8’inci kongresini coşkuyla selamlıyoruz; bu önemli günü gerçekleştiren Türkiye’nin devrimci prolerterlerine, işçi sınıfının, halkların ve komünistlerin dayanışma duygularını iletiyoruz.

EMEP, Türkiye işçi sınıfının partisidir,
Işçilerin ve halkların hakları için verilen uzun mücadele geleneğinin sürdürücüsüdür; toplumsal mücadele önderlerinin, demokrat ve ilericilerin takdir ve saygısını kazanmış; kapitalistler ve işbirlikçilerinden ise düşmanlık ve baskı görmüştür; Erdoğan rejiminin baskı politikalarının hedeflerinden biri olmuş, mücadelesini büyük zorlukların ortasında geliştirmeye devam ederek ilerlemektedir;  EMEP, devrim ve sosyalizm mücadelesinin bir müfrezesi, proletarya enternasyonalizminin mücadeleci dayanaklarındandır.

EMEP’in 8. Kongresi; Marksist Leninistlerin, devrimin sorunlarını; işçi sınıfının örgütlenmesi ve mücadelesi meseleleri ile demokrasi mücadelesinin sorunlarını, samimi ve kardeşçe tartışmalarını sağlayacak; devrimin örgütlenmesi ve gerçekleştirilmesi sürecinde hızlı ve güvenli bir ilerleme için aşılması gerekli yolların önünü açacaktır.

Kardeş partimiz EMEP, Uluslararası Marksist Leninist Partiler ve Örgütler Konferansı CIPOML’nin en kararlı ve bilinçli bileşenlerden birisidir; politik ve ideolojik bir referanstır; Türkiyeli yoldaşlarımızın başarı ve zaferleri, CIPOML’nin ilerleyişi ve proletarya enternasyonalizmin pratiği açısından da dönüm noktaları anlamına gelecektir.

Bir kez daha EMEP’in 8’inci Kongresine katılan delege yoldaşlarımıza, ülkelerimiz komünistlerinin, sosyalizm için mücadele eden işçilerinin tebriklerini iletir; ilerlediğiniz yolda kazanacağınız başarıların Türkiyede devrimin örgütlenmesi sürecinde yeni aşamalara ve proletaryanın uluslararası mücadelesine yeni ve etkili katkılara dönüşmelerini dileriz.

YAŞASIN EMEP’İN 8’İNCİ KONGRESİ
YAŞASIN PROLETARYA ENTERNASYONALİZMİ"

CIPOML üyesi Fransız İşçileri Komünist Partisi Merkez Komitesi Üyesi Genevieve Offroy da kongrede konuştu. EMEP’e karşı baskıların yoğunlaştığı olağanüstü bir zamanda olağan bir kongre gerçekleştirildiğini dile getiren Offroy, Temmuz 2016’da gerçekleştirilen başarısız darbe girişiminin ardından OHAL ile yönetilmeye başlanan Türkiye’de, kitlelere seslenme olanağının engellendiğini ve bunun da EMEP’i olumsuz etkilediğini dile getirdiği konuşmada, baskılar devam ederken kendilerinin de uluslararası dayanışmayı sürdürmek için ellerinden geleni yapacaklarını ifade etti.

ERDOĞAN TEDİK: BİZ KORKUYU 10 EKİM’DE YENDİK

10 Ekim Katliamında hayatını kaybeden EMEP GYK üyesi Korkmaz Tedik’in babası Erdoğan Tedik, 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği adına konuştu. Tedik, Türkiye’de tek adam-tek parti yönetimi için iktidarın tüm kozlarını kullanarak başta kadınlar ve gençler olmak üzere katlettiğini söyledi. 102 insanın IŞİD ve devlet eliyle katledildiğini söyleyen Tedik, “Ancak bizi korkutamazlar, biz korkuyu Kerbela’da, Maraş’ta, Sivas’ta, 5 Haziran'da Diyarbakır'da, 20 Temmuz'da Suruç’ta, 10 Ekim'de Ankara’da yendik” dedi.

YENİ METAL FIRTINALARA HAZIR OLMALIYIZ

Türk Traktör direnişinde yer alan işçilerden Emre Cevizoğlu ise şöyle konuştu; “İşçi sınıfına gittiğimiz sürece burjuvazinin yarattığı bölünmelere karşı sırt döndüğünü gördük. İşçi sınıfı üzerindeki baskıların parti, işçi sınıfı ile birleştiğinde yerle bir olduğunu gördük. İşçi sınıfının gücü bu düzeni bir günde alaşağı etmeye yeter. Biz bu fırtınalara hazırlıklı olmalıyız. İşçilerle yan yana olmak, işçileri örgütlemek zorundayız. Yeni bir sözleşme süreci geliyor. Bu sözleşme sürecinde yeni bir  fırtına doğurup doğurmayacağını kimse bilemez. Birlikte mücadele ettiğimizde yenilmez olacağız.”

Telekom İşçileri adına Olcay Özak “Kiralık işçi büroları ile esnek çalışma ve uzun çalışma saatleri ve güvencesizliğe zorluyorlar. Taşeron çalışma iş kazalarını da artırıyor. Bütün bu sıkıntılar partimize ihtiyacı artırıyor. Buradan döndüğümüzde fabrikalarımıza daha inançla özveriyle çalışmaya olan inançla herkesi selamlıyorum” dedi.  

Emek Gençliği’nden Eren Sancı “Konu savaşa gelince bir gecede karar alarak yeni savaşları göze almaktan çekinmiyorlar. Milliyetçi duyguları besleyerek gençliğe ölüm dışında seçim bırakmıyorlar. ‘Cihat bilmeyenin matematik öğrenmesinde fayda yoktur’ denilmesinin arkasındadır yapılmak istenen. Sadece savaş değil ucuz işgücü parçası haline gelen gençlik sömürü çarkları içerisinde öğütülüyor” dedi.

NE YAPARLARSA YAPSINLAR BİTMEYECEK

EMEP GYK üyesi Sabri Topçu ise şöyle konuştu: “İşçiliğe başladığımda Adalet Partisi sermayenin hizmetinde devam iktidardaydı. O dönemde gelen koalisyon hükümetlerine baktığımızda hortumlayanlar Türkiye’de değiller. Tansu Çiller, Mesut Yılmaz… Şimdi o günden beri iktidar olanlar sermayenin ve emperyalistlerin hizmetindedir. Dini motiflerle de bunu pekiştirmeye çalışıyorlar.  Burada 12 Eylül darbesini görenler var gençler yıllarca cezaevinde kaldılar. Öncü işçileri işlerimnden attılar. Gençler yine var, işçiler mücadelesine irili ufaklı devam ediyor. Ne yaparlarsa yapsınlar bitmeyecek.”

YURT İÇİNDEN VE DIŞINDAN DAYANIŞMA MESAJLARI GELDİ

EMEP'in 8. Kongresi'ne mesaj gönderen kişi ve kurumlar şöyle:

CIPOML Koordinasyon Komitesi
Danimarka İşçilerinin Komünist Partisi adına  Klaus Riis
Amerikan Emek Partisi adına Alfonso Casal-Ulusal Başkan, Victor Vaughn Ulusal Sekreter
Danimarka İşçileri Komünist Partisi APK Merkez Komite adına Dorte Grenaa Genel Başkan
Ekvador Marksist Leninist Komünist Partisi, Merkez Komite Polit Büro
İran Emek Partisi (Tufan)
İspanya Komünist Partisi (Marksist Leninist) adına Raul Marco
İtalya Proleteryasının Komünist Partisi İçin- Komünist Platform
Tunus Emekçiler Partisi adına Hamma Hammami

HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş
Sanatçı Zülfü Livaneli
CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu
CHP Milletvekili Tekin Bingöl
HDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder
CHP Genel Başkan Yard. Gürsel Tekin
HDP Milletvekili Mizgin Irgat
Bağımsız Milletvekili Aylin Nazlıaka
Uğur Ok ESP MYK Üyesi
Gani Kaplan PSAKD Genel Başkanı
Mehmet Bozgeyik KESK Eş Gen. Bşk
Feray Aytekin Eğitim Sen Eş Gen. Bşk
Serpil Akpınar BES Gen. Bşk
Yavuz Demirkaya Kültür Sanat Sen Genel Başkanı
Seyit Aslan Gıda İş Gen.Bşk
Sadık Turan Tüm Köy Sen Gn.bşk
Mustafa Ederliköse Halkevleri MYK Üyesi
Nesteren Davutoğlu DİB
Hasan Hayır ÖDP PM üyesi
Mehmet Ali Kayabaş Hak İş (Öz taşıma iş Gen. Bşk)
Yazar Faik Bulut
Yavuz Önen
Nevzat Onaran
Akın Birdal
Metin Boran

GENEL BAŞKAN YENİDEN SELMA GÜRKAN OLDU

EMEP

Emek Partisi Genel başkanlığına Selma Gürkan, genel yönetim kuruluna ise Levent Tüzel, Ali Doğan,  Arzu Erkan, Erkan Sarıoğlu, Gürsoy Turan, Halil İmrek, İhsan Çaralan, İskender Bayhan, İsmet Dursun, Mehmet Türkmen, Metin İlgün, Mustafa Taşkale, Mustafa Umut Yeğin, Nedim Köroğlu, Nuray Sancar, Sabri Topçu, Sedat Başkavak, Sema Barbaros, Sevda Karaca, Seyit Aslan, Şükran Doğan, Tarık Erkan, Tuncay Sağıroğlu, Veli Doğan, Yakup Aslandoğan ve Yusuf  Karataş seçildi.

CIPOML: SOSYALİZM, GEÇMİŞ DEĞİL GELECEK

Emek Partisi 8. Genel Kongresi’nin ardından Ekim Devrimi’nin 100. Yılını düzenlediği şenlikle kutladı. Şenliğe mesaj gönderen CIPOML, “Ekim Devriminin güncelliğinden bahsederken bugünün kapitalist dünyanın somut ve uzlaşmaz çelişkilerinin hem doğasının hem de toplumsal çözümünün buyurduğu tarihi bir yol ve yöntemin adeta kendini dayatmasından bahsediyoruz” denildi.

Uluslararası Marksist-Leninist Parti ve Örgütler Konferansı (CIPOML), Emek Partisi 8. Genel Kongresinin ardından gerçekleşen Ekim Devriminin 100. Yıldönümü Şenliği’ni gönderdiği mesajla selamladı. Açıklamada, “100 yıl önce, 1917 Ekiminde Rusya’da işçi sınıfı Paris Komününden sonra ilk kez iktidarı ele geçirerek egemen sınıf olarak örgütlendi” denildi. Marksist-Leninistlerin “Ekim Devrimi günceldir” derken bunu tatmin veya aldatma için söylemedikleri belirtilen açıklamada, “Aksine Ekim Devriminin güncelliğinden bahsederken bugünün kapitalist dünyanın somut ve uzlaşmaz çelişkilerinin hem doğasının hem de toplumsal çözümünün buyurduğu tarihi bir yol ve yöntemin adeta kendini dayatmasından bahsediyoruz” denildi. CIPOML’yi meydana getiren parti ve örgütler olarak işçi sınıfı içerisinde kök salmadan onun kendi hareketini ve mücadelesini geliştirmesine fiilin öncülük etmeden işçi sınıfının uluslararası tarihini, işçi ve emekçilerin günlük mücadelelerindeki öz deneyimleriyle buluşturmadan hiçbir görevin layıkıyla yerine getirilemeyeceği belirtilen açıklamada dünyada daha çetin mücadelelere yol alınan bir dönemde enternasyonal bir ruhla yürütülen mücadelenin öneminin arttığı ifade edildi. İşçi sınıfı ve partilerinin arasındaki dayanışma ve deneyim paylaşımının daha yakıcı hale geldiği kaydedilen açıklamada, şöyle denildi: “Gerçekçiyiz ve görüyoruz: Dünya işçi sınıfının, onun partilerinin ve devrimci güçlerin önünde büyük badireler bulunuyor; yetenek, kapasite ve imkanları büyütmek bakımından aşılması gereken büyük zorluklar, üstesinden gelmesi gereken ağır mücadele koşulları bulunuyor. Ne var ki komünistler tarihe karşı özel bir sorumluluk duygusu ve bilinciyle donanmış insanlardır. Ne geçici yenilgiler, ne zorluklar, ne de yetersizlikler onları yıldırabilir.”

CIPOML’nin açıklamasından sonra Ümmüşen ve Abdal Haluk Tolga İlhan ezgileriyle sahnede yer aldı.

(Ankara/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 27 Kasım 2017 16:32
www.evrensel.net