Eğitim emekçileri: İktidarın değil halkın öğretmenleriyiz

Eğitim emekçileri: İktidarın değil halkın öğretmenleriyiz

KESK'e bağlı Eğitim Sen, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde İstanbul Milli Eğitim Bakanlığı önünde basın açıklaması yaptı.

KESK'e bağlı Eğitim Sen, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde İstanbul Milli Eğitim Bakanlığı önünde basın açıklaması yaptı.

Sultanahmet Meydanında bir araya gelen eğitim emekçileri, "İktidarın değil halkın öğretmenleriyiz" pankartı açarak "Ne OHAL ne darbe demokratik Türkiye", "Laik, bilimsel, parasız, anadilde eğitim", "Okullar öğretmensiz, öğretmenler işsiz", "AKP'nin öğretmeni olmayacağız","Ücretli köle olmayacağız" sloganlarıyla İl Milli Eğitim Müdürlüğü önüne yürüyüşe geçti.

Burada eğitim emekçileri adına KESK dönem sözcüsü ve Eğitim-Sen 2 No'lu Şube Başkanı Kazım Yılancı basın açıklamasını okudu. Öğretmenler Günü’nün 12 Eylül ürünü olan 24 Kasım’da değil, Dünya Öğretmenler Günü olan 5 Ekim’de kutlanması gerektiğini söyleyen Yılancı, "Eğitimin çivisini çıkaranların tüm riyakarlıkları, her 24 Kasım'da yanımızda duruyor" dedi. Yılancı, OHAL ile birlikte haksız ve hukuksuz şekilde 40 bin 260 öğretmenin mesleklerinden ihraç edildiğini belirtti. 

'ATAMASI YAPILMAYAN 45 ÖĞRETMEN İNTİHARA SÜRÜKLENDİ'

Ataması yapılmayan öğretmenlerin öğrencilerine kavuşmalarını istediklerini söyleyen Yılancı, iktidarın işsiz öğretmenleri Eminönü'de yem bekleyen güvercinlere benzettiğine dikkat çekti. Yılancı, "Milli Eğitim Bakanlığı’nın resmi verilerine göre ataması yapılmayan öğretmen sayısı, Türkiye’deki 37 ilin nüfusundan daha büyük bir sayıya 438 bine ulaşmıştır. Son 10 yılda açılan üniversitelerle birlikte her yıl yaklaşık 70 bin öğretmen de üniversitelerden mezun olmaktadır. Ancak MEB tarafından yayınlanan resmi rakamlara göre öğretmen açığı 81 bindir. Ataması yapılmadığı için bugüne kadar 45 öğretmen intihara sürüklenmiştir" ifadelerini kullandı.

Yılancı son olarak, öğretmenlerin 'hükümet memuru' yapılmasını, idarecilerin siyasi çıkar hesaplarıyla atanmasını değil; öğretmenlerin daha nitelikli bir eğitim hizmeti sunabilmesi için gerekli koşulların yaratılmasını istediklerini belirterek taleplerini şu şekilde sıraladı: "

* Başta insanca yaşayacak ücret talebimiz olmak üzere, eğitim emekçilerinin bugüne kadar yaşadığı ekonomik mağduriyetler giderilmeli, son 15 yıl içinde satın alım gücümüzdeki azalmayı telafi eden adaletli bir ücret artışı sağlanmalıdır. 

* 2014 yılı enflasyon farkları bir seferde ödenmeli, ek ödemelerin tamamı temel ücrete ve emekliliğe yansıtılmalı, vergi dilimi uygulaması sabitlenerek ücretlerde yaşanan erimenin önüne geçilmelidir. Ek ders ücretleri günün şartlarına uygun bir şekilde yeniden düzenlenmeli ve en az iki kat arttırılmalıdır.  

* Eğitim-öğretim yılı başında öğretmenlere yapılan eğitim-öğretime hazırlık ödeneği, her dönem başında olmak üzere yılda iki kez olmalı ve bütün eğitim ve bilim emekçilerinin yararlanması sağlanmalıdır. 

* Sözleşmeli/ücretli öğretmenlik gibi her türlü güvencesiz istihdam uygulamalarına esnek, kuralsız ve angarya çalışmaya son verilmelidir. 

* Hizmetli ve memurlara özel hizmet tazminatı ödenmelidir.

* Kamu emekçilerinin grevli toplusözleşme hakkı önündeki engeller kaldırılmalı, gerçek bir toplusözleşme düzenin yaratılması sağlanmalıdır.   

* Öğretmenler günü olarak 12 Eylül ürünü olan 24 Kasım değil, Dünya Öğretmenler Günü olan 5 Ekim tarihi esas alınmalı, öğretmenlere hak ettiği değer verilmelidir." (İstanbul/EVRENSEL)
 

www.evrensel.net