Öğretmenler, Bakanlık önünde 'iş güvencesi' istedi

Öğretmenler, Bakanlık önünde 'iş güvencesi' istedi

Eğitim Sen, '24 Kasım Öğretmenler Günü' sebebiyle Milli Eğitim Bakanlığı önünde yaptığı açıklamada 'Kendimizi güvende hissetmek istiyoruz' dedi.

Eğitim Sen üyesi öğretmenler Milli Eğitim Bakanlığı önünde yaptıkları basın açıklamasında, öğretmenler gününün 12 Eylül ürünü olan 24 Kasım’da değil, Dünya Öğretmenler Günü olan 5 Ekim’de kutlanması gerektiğini söylediler. Hükümetin yıllardır planladığı sözleşmeli öğretmenliği OHAl'i fırsata çevirerek hayata geçirdiğine dikkat çekilen açıklamada, “Biz öğretmenler olarak kendimizi güvende hissetmek istiyoruz” dedi.

KESK'e bağlı Eğitim Sen, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde Milli Eğitim Bakanlığı önünde basın açıklaması yaptı. Burada konuşan Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, OHAL ile birlikte haksız ve hukuksuz şekilde 40 bin 260 öğretmenin mesleklerinden ihraç edildiğini söyledi. Hükümetin yıllardır planladığı ancak bir türlü yaşama geçiremediği sözleşmeli öğretmenliği KHK’lerle hayata geçirdiğini belirten Aydoğan, sözleşmeli öğretmenlere hükümet memuru gibi hareket etmezlerse işten atılmaları yolunun açıldığını ifade etti. Hiçbir güvencesi olmadan çalışmak zorunda bırakılan, işten atılması müdürün iki dudağı arasına sıkışmış olan yaklaşık 100 bine yakın ücretli öğretmene görev verildiğini kaydeden Aydoğan, “Biz öğretmenler olarak kendimizi güvende hissetmek istiyoruz” dedi.

ÖĞRETMENLERİN YÜZDE 80'İ BORÇLA YAŞIYOR

Öğretmenlerin maaşlarının yetersiz, iş durumlarının ise hiç olmadığı kadar güvencesiz olduğunun ifade eden Aydoğan, “Siyasi hesaplarla atanan müdürlerin verdiği notlarla sürgün edilmemizin, işten çıkarılmamızın yolları döşeniyor. İşimizi basit bir işe indirgeyen, meslektaşlarımızla dayanışma yerine rekabet halinde olmamız istenen bir çalışma biçimine zorlanıyoruz. İnsanca yaşama ve çalışma koşulları istiyoruz. Herkes gibi biz de gerek çalışma gerekse yaşama koşulları açısından her geçen yıl, bir önceki yılı mumla arıyoruz. Çalışma ve yaşam koşullarımız sürekli kötüleşiyor. Temel ekonomik, demokratik sorunlarımıza kalıcı çözümler üretilmediği gibi yeni sorunlarla karşı karşıya bırakılıyoruz. 2008 yılında bir öğretmen maaşıyla 920 ABD doları alabiliyorken Kasım 2017 itibariyle 743 ABD Doları’nı ancak alabiliyor.  Öğretmenlerin yüzde 80’i borçlu yaşamak zorunda bırakılırken en az üçte ikisi geçinebilmek için ek iş yapmak zorunda bırakılıyor. Güç bela geçinebilen, ek iş yapmak zorunda kalan, sürekli ödenecek borçları düşünen bir öğretmen öğrencilerine ne şekilde faydalı olabilir?” diye konuştu.

Öğretmenler gününün 12 Eylül ürünü olan 24 Kasım’da değil, Dünya Öğretmenler Günü olan 5 Ekim’de kutlanması gerektiğini belirten Aydoğan, OHAL’i fırsata çevirerek hukuksuzca ihraç edilen öğretmenlerin bir an önce görevine dönmesi, ataması yapılmasın öğretmenler probleminin çözülmesi, öğretmen alımında mülakat uygulamasına son verilmesini istedi. (Ankara/EVRENSEL)


ÇAYCUMA'DA ÖĞRETMENLER İŞLERİNİ GERİ İSTEDİLER

Çaycuma

7 Şubat’ta yayınlan OHAL KHK’siyle kamu görevinden ihraç edilen Eğitim Sen yöneticileri İsmet Akyol ile Gökhan Taner Günsan Öğretmeler Günü nedeniyle Çaycuma’da düzenlenen törende yakalarına, “Haksız ve hukuksuzca ihraç edilmemizin bugün 290. günü.  İşimi ekmeğimi geri istiyorum” yazılı kokart takarak göreve iadelerini istedi.

Çaycuma’da 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle Atatürk anıtında yapılan çelenk koyma töreni sessiz bir protestoya sahne oldu. 7 Şubat’ta yayınlan OHAL KHK’si ile  kamu görevinden ihraç edilen Eğitim Sen Zonguldak Şube Sekreteri İsmet Akyol ve Eğitim Sen Çaycuma Temsilcisi Gökhan Taner Günsan törene , “Haksız ve hukuksuzca ihraç edilmemizin bugün 290. günü.  İşimi, ekmeğimi geri istiyorum” yazılı KESK logolu kokartlarla katıldı. Adı bir süre önce bir skandala karıştığı yönündeki iddialarla basının gündemine gelen Çaycuma Milli Eğitim İlçe Müdürü Mehmet Özdemir’in anıta çelenk koyduğu törende vatandaşlar, Akyol ve Günsan’a büyük ilgi gösterdi.  

'İŞİMİZE GERİ DÖNECEĞİZ'

Eğitim Sen Zonguldak Şube Sekreteri İsmet Akyol yaptığı açıklamada: "Hukuksuzca ihraç edilen ve açığa alınan tüm kamu emekçileri görevlerine iade edilerek hak kayıplarının karşılanmasını istiyoruz.  Çaycuma Milli Eğitim Müdürlüğünün mesnetsiz ihbarının ardından savcılık tarafından hakkımda takipsizlik kararı verilmesine rağmen görevime başlatılmadım.  Hiçbir yargılama yapılmadan, idari işlem yapılmadan KHK'lerle binlerce öğretmen ihraç edilmişken, atanamayan 438 bin öğretmen varken ve görevi başındaki öğretmenlerin onlarca  sorunu varken 24 Kasım’da 'öğretmenler bizim başımızın tacıdır' denilmesinin hiç bir anlamı yoktur.  OHAL ve KHK’ler tüm öğretmenlerin üzerine karabasan gibi çöktü. Öğretmenler, 'Acaba yarın başıma ne gelecek?" sorusuna mahkum edildi, işten atılma kaygısıyla çalışmaya ve yaşamaya mecbur bırakıldı. Hükümet çıkardığı bir KHK maddesiyle, yıllardır arzuladığı ama bir türlü yaşama geçiremediği sözleşmeli öğretmenlik uygulamasını OHAL uygulamasıyla  yaşama geçirdi. 15 Temmuz darbe girişiminden buyana atanan 38 bin sözleşmeli öğretmene, 'hükümet memuru' gibi hareket etmezlerse işten atılma yolu açıldı. Ayrıca hiçbir güvencesi olmadan çalışmak zorunda bırakılan; işten atılması müdürün iki dudağı arasına sıkışmış olan yaklaşık 100 bine yakın ücretli öğretmene görev verildi. Öğretmeni değersizleştiren, mesleğine küstüren bir eğitim politikası ve uygulamalarla eğitimi daha nitelikli hale getirmek mümkün değildir." dedi.

Egitim Sen Çaycuma Temsilcisi Gökhan Taner Günsan ise, "Bilimsel, laik ve demokratik eğitimi savunan öğretmenler hedefe kondu.  Bize yapılan uygulamanın hiçbir hukuksal dayanağı yok. Bunu herkes biliyor.  Öğrencilerimiz, velilerimiz hep bizim yanımızda oldular. Biz, mücadelemizi meşru zeminde, her zaman sürdüreceğiz ve görevlerimize geri döneceğiz. Bize bu haksızlığı yapanların da gittiğini göreceğiz." dedi.


'SAHTE KUTLAMALARI KABUL ETMİYORUZ'

Bursa

Eğitim Sen Bursa Şubesi 24 Kasım Öğretmenler gününü Milli Eğitim Müdürlüğü önünde yaptıkları basın açıklamasıyla protesto etti.
Milli Eğitim Müdürlüğü önünde toplanan Eğitim Sen üyeleri sahte kutlamaları kabul etmediklerini söyledi. Eyleme CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’da destek verdi.

24 Kasım Öğretmenler Günü, 12 Eylül darbecileri tarafından, öğretmenlere yönelik hak kayıplarının; itibarsızlaşmanın, öğretmen örgütlerini kapatmanın, baskının üstünü örtmek için kullandıkları sahte bir güne dönüştürülmüştür diyen Eğitim Sen Bursa Şube Başkanı Atakan Erdağı; “Benzer olarak bugünde, hükümet ve siyasiler 24 Kasım’ı öğretmenlik mesleğinin önemi ve kutsallığı, öğretmenlerin fedakârlıkları gibi hamasi söylemler ile öğretmenleri sorunlarından ve sorunlarına yönelik tartışmalardan uzaklaştırmanın bir aracı olarak kullanmaktadır. MEB, eğitime yönelik politika ve uygulamalardaki başarısızlığını sorgulamak yerine, her fırsatta sistem değişikliğine giderek sadece öğrencileri değil, öğretmenleri de mağdur etmektedir.Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından, 2017-2018 eğitim öğretim yılından itibaren eğitim kademlerinin tamamında yeni müfredat uygulanmaya başlanmıştır. Ülkenin eğitim sistemi ve geleceği açısından son derece önemli olan müfredat değişiklikleri ile ilgili olarak MEB süreci büyük ölçüde kapalı kapılar ardında sürdürmüş, müfredat taslakları ile “öneri alma” sürecini tamamen sembolik olarak ele almıştır. Eğitim sistemi, tıpkı 4+4+4 düzenlemesinde olduğu gibi, müfredat gibi son derece önemli bir konu daha oldubittiye getirilmiştir.MEB, eğitim emekçilerini sürekli çeşitli sınav ve testlere tabi tutarak, onları angarya çalışmaya yönlendirmeyi hedeflemekte, eğitim sistemi tamamen sınav odaklı hale gelmişken, öğretmenler de benzer bir sınav rekabetine sokulmak istenmektedir.Eğitim emekçileri rekabet etmek ve yarışmak değil, birlik ve dayanışma içinde, nitelikli eğitim için çalışmak istemektedir. Geleceğimizi ipotek altına alan ve iş güvencemizin altını boşaltmayı hedefleyen Öğretmen Strateji Belgesine karşı mücadele edeceğimiz bilinmelidir” dedi. (Bursa/EVRENSEL)


DİYARBAKIR'DA ÖĞRETMENLER İHRAÇLARA TEPKİ GÖSTERDİ

Eğitim SEn

Dünyada 5 Ekim’de, Türkiye’de 24 Kasım’da kutlanan Öğretmenler Günü’ne ilişkin Diyarbakır Eğitim-Sen 1 No’lu şubesinde bir basın toplantısı gerçekleştirdi. Açıklamada konuşan Diyarbakır Eğitim-Sen 1 No’lu Şube Eş Başkanı Abbas Şahin, 80 Darbesinde eğitimcilerin baskılanıp, ihraç edildiğini ifade ederek bu gün tarihin aynı şekilde  tekerrür ettiğini söyledi.  

‘İKTİDARIN DEĞİL, HALKIN ÖĞRETMENLERİ OLMAK İSTİYORUZ’

Açıklamayı yapan Eğitim-Sen Diyarbakır 2 No’lu Şube Eş Başkanı Recep Şimşek, sadece 24 Kasım’da öğretmenlere methiyeler dizildiğini öncesinde eğitimcilere, kamu emekçilerine yapılan baskı ve antidemokratik uygulamaların görmez gelindiğini ifade ederek  Darbelerin her zaman asıl mağdurlarının eğitimciler olduğunu söyledi. Şimşek, Darbelerin ilk mağdurları her zaman eğitimciler olmuştur. 15 Temmuz darbe girişimini sanki öğretmenler ve akademisyenler planlayarak yürütmüş gibi haksız ve hukuksuz olarak ihraç edilen 113 bin 440  kamu görevlisinden 41.005'i yani %36 sı öğretmen ve akademisyenler oldu. Yıllardır hükümetin ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın toplumda kabul görmeyen, eleştirilen politikalarının sorumlusu öğretmenlermiş gibi gösteriliyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın resmi verilerine göre ataması yapılmayan öğretmen sayısı, Türkiye’deki 37 ilin nüfusundan daha büyük bir sayıya 438 bine ulaşmıştır. Ataması yapılmadığı için bugüne kadar 45 öğretmen intihara sürüklenmiştir. Bizler, öğretmenlerin “hükümet memuru” yapılmasını, idarecilerin siyasi çıkar hesaplarıyla atanmasını değil; öğretmenlerin daha nitelikli bir eğitim hizmeti sunabilmesi için gerekli koşulların yaratılmasını istiyoruz. Öğretmenin siyasi iktidarlara değil; halka karşı sorumluluk hissetmesi gerektiğini, nitelikli eğitimin ancak nitelikli öğretmenle mümkün olduğuna inanıyoruz. Her 24 Kasımda tekrarlanan göstermelik kutlamalar, hamasi nutuklar değil, sorunlarımıza kalıcı çözümler üretilmesini, öğretmeniyle, öğrencisi ve velisiyle herkesin memnun olacağı bir eğitim sisteminin oluşturulmasını istiyoruz” dedi. (Diyarbakır/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 24 Kasım 2017 14:13
www.evrensel.net