DEÜ'de toplumsal cinsiyet eşitsizliği paneli düzenlendi

DEÜ'de toplumsal cinsiyet eşitsizliği paneli düzenlendi

İzmir'de DEÜ ve DEKAUM tarafından toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin farklı yönlerinin ele alındığı bir panel düzenlendi.

İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi ve DEKAUM, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü kapsamında fakülte dersliğinde panel düzenledi. Panelde Dokuz Eylül Üniversitesi öğretim üyeleri toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin farklı yönlerine değinen sunumlar gerçekleştirdi. 

"Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Bağlamında Cinsel Taciz ve Cinsel Saldırı" başlığı altında sunumunu gerçekleştiren PDR bölümünden Prof. Dr. Didem Müge Siyez, ilk olarak Cinsel Taciz ve Saldırıya Karşı Destek Birimi (CTS) olarak düzenledikleri anketin sonuçlarını paylaştı. Cinsel tacizin tanımı sorulan okulun öğrencilerinin yüzde 75'inin cinsel tacizi "fiziksel bir temas" ile ilişkilendirdiğini, yüzde 18'inin ise net bir fikirlerinin olmadığını aktaran Siyez, cinsel saldırı kavramının ise okulun büyük bir bölümü tarafından doğru tanımlanamadığını söyledi. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği bağlamında cinsel taciz ve saldırının bütün yönleri ile mahkum edilmediğini belirten Siyez, bunun özellikle mağdurlar üzerinde vakaların rapor edilmemesi gibi davranışlardan kaynaklı olduğunu anlattı.

TÜRKİYE'DE CİNSEL VE FİZİKSEL ŞİDDET YÜZDE 41.9 ORANINDA

Hukuk fakültesinden Yar. Doç. Dr. Tijen Dündar Sezer, "Uluslararası Belgelerde Kadına Yönelik Şiddet" konunu sunumunu gerçekleştirerek, 25 Kasım 1960'ta tecavüz edilerek vahşice öldürülen Dominikli Mirabel Kardeşleri hatırlatarak başladı. Dünyada kadına yönelik şiddetin ülkeler bazında yüzde17-75 aralığında değiştiğini, Türkiye de ise bu oranın yüzde 41.9 olduğunu belirten Sezer, bu sayıların sadece cinsel ve fiziki şiddeti içerdiğini, ekonomik ve psikolojik şiddeti içermediğinden dolayı gerçekçi olmadığını ifade etti. 1970'lerde yükselen kadın mücadelesi ile kadına özel alanda uygulanan şiddetin insan hakları hukuku alanına girmeye başladığını ifade eden Sezer , bunun ilk adımlarının ise 1990'larda atıldığını söyledi. CEDAW ve İstanbul sözleşmesi ile devletlerin kadına yönelik şiddeti önleme, soruşturma, cezalandırma ve tanzim etme yükümlülüklerinin olduğunu hatırlatan Sezer, bunları yerine getirmedikleri takdirde uluslararası hukuk tarafından cezalandırıldıklarını örnekler ile gösterdi. 

Son olarak Güzel Sanatlar Bölümünden Doç. Dr Özlem Belkıs, "Üniversitede Cinsel Taciz ve Saldırıyla Mücadele" konulu sunumunu gerçekleştirdi. Belkıs, özellikle Özgecan Aslan cinayeti sonrası yükselen toplumsal huzursuzluğun YÖK'ü belli adımlar atmaya ittiğini belirtti. Bu dönemde toplumsal cinsiyetin zorunlu ders olarak müfredata eklenmesinin ve eşitsizliğe duyarlı kampüs atmosferinin oluşturulmasının önemli olduğunu ifade eden Belkıs, cinsel saldırı ile mücadele ve destek birimlerinin oluşturulmasını olumlu adımlar olarak değerlendirdiğini söyledi. Okulda 2016 yılında kurulan CTS birimi ile cinsel taciz ve saldırı olaylarında bilgilendirme, hukuki ve psikolojik destek faaliyetlerinin de bulunduğunu söyledi. (İzmir/EVRENSEL)

www.evrensel.net