Ya insanlığın yok oluşu, ya sosyalizm!

Ya insanlığın yok oluşu, ya sosyalizm!

Moskova’daki Ekim Devrimi kutlamalarına katılan yerli ve yabancı katılımcılarla; devrimci, sosyalist ve komünist enternasyonalistler ile konuştuk.

Okay DEPREM
Moskova

Büyük Ekim Sosyalist Devrimi’nin 100. yıl dönümü, dünyanın birçok ülkesinde ve Rusya’da, başta başkent Moskova olmak üzere tüm merkezlerde coşkuyla kutlandı. Kasımın ilk haftasında, ilk kez dünyanın bu kadar çok ülkesinden ve bu denli çok sayıda insan tören, gösteri ve toplantılara katılmak üzere geldi; alan ve salonları doldurdu. 

Bu etkinliklere katılan yerli ve yabancı katılımcılarla; devrimci, sosyalist ve komünist enternasyonalistler ile 100. yılında Ekim Devrimi’ni anlam ve önemini konuştuk. 

50 yaşındaki Roman Nikolayeviç, ‘Emeğin Rusyası Partisi’ üyesi olduğunu söylüyor. “Ekim Devrimi’nin benim için anlamı politik yapının değişimidir. Kapitalizmden sosyalizme geçiş. Adalet. İnsanlar daha iyi yaşamaya başladılar. 8 saatlik iş günü, ücretler, her türlü ayrıcalıklar ve sendikalar. Emekçilerin sömürülmesi sona erdi, sömürücü sınıf devrildi. Esas manası işte budur” diyen Nikolayeviç, Ekim Devrimi’nin elbette sadece Rus halkı için değil dünya halkları için derslerle dolu olduğuna değinerek, “Yalnızca burada olan 120 ülkenin komünist ve sosyalist partilerinin temsilcileri için değil, fakat bütün bir dünya için” diye de ekliyor: “100 sene önce tam dört imparatorluğun tarihe karışmasına sebep oldu: Osmanlı, Avusturya-Macaristan ve Rus ve Alman imparatorlukları”

‘DEĞERİNİ KAZANIMLARI KAYBEDİNCE ANLADIK’

Aleksandr Anatolyeviç ise 46 yaşında. Moskova’da yaşıyor. “Bir söz vardır; şeylerin değerini onları kaybettiğin zaman anlarsın” diye başlıyor söze: “Ne zamanki biz de ’90’lı yıllarda devrimin kazanımları kayboldu o zaman Ekim Devrimi’nin bizlere ne kadar çok şey verdiğini anlamış olduk”

Sovyetlerin uzaya gittiğini, İkinci Dünya Savaşı’nda Alman faşizmini yendiğini hatırlatarak, “Bütün dünyayı yok edebilirdi. Ekim Devrimi olmasaydı, bunların hiç birini yapamazdık” diyor: “Kısacası insanlarımız çok daha iyi yaşamaya başladılar. Sovyet döneminde insanlar hayatından memnundu. Şimdiyse kime sorarsanız sorun, hiçbiri de memnun değil yaşamından” 

72 yaşındaki Nina Sergeyevna, Ekim Devrimi kazanımlarını birebir yaşamış olanlardan biri. “Benim yıllarım en iyi zamanlardı. Öyle bir savaşı kazandık ki, mucize gibi geliyor bugün” diyor. Tam tersi olarak 17 yaşındaki genç Konstantin Mikhailoviç ise sosyalizmin kazanımları konusunda bilgisiz, “Hatırlamıyorum” diyor. “Rusya gençliği için Ekim Devrimi’nin anlamı ne anlam taşıyor?” sorusuna, “Bir kısmı bu değerleri önemsiyor. Bazıları için ise fazla bir şey ifade etmiyor. Şimdilerde gençliğin düşünme mekanizmaları farklı. internet insanları etkiliyor” diye yanıtlıyor. 

‘DEVRİM SAYISIZ KUŞAĞA YAŞAMA ŞANSI VERDİ’

Bir başka Moskovalı, 59 yaşındaki Pavel Georgiyeviç, Ekim Devrimi’nin 1. Dünya Savaşı’nı ve Sovyetler Birliği’nin 2. Dünya Savaşı’nı nasıl dönüştürdüğünü hatırlatıyor: “Ne kadar insanı öldürdüler. Eğer Ekim Devrimi olmasaydı, her şey nasıl sonuçlanırdı belli değil. Devrim aslında bu katliamı, 1. Dünya Savaşı’nı sona erdirebildi. Devrim son tahlilde, dünyadaki sayısız kuşağa yaşama, var olma fırsatı verdi, kişisel olarak bana da doğal olarak”

Devrimin başarıları için Georgiyeviç, “Her şeyden önce de eğitim. Eğitim ve bilim gelişti. Özellikle savaştan sonra yeniden inşa süreci ve ardından da yeniden ilerlemeye geçmek çok zordu. Zamanla ise parti içindeki kariyeristler partiyi baltaladılar, ve maalesef ki o kariyeristler, yeni burjuvazi hatta mafya iktidara geldi. Ve ülkeyi bu mafya grupları yönetiyor” diyor. 

‘BARIŞ İÇİN SOSYALİZM!’

Kastrom’dan gelen Elena Viktorovna (43) Ekim Devrimi için, “geleceğin bayramı” ifadesini kullanıyor: “Çünkü Rusya dahil olmak üzere, tüm insanlığın iki yolu var: Ya kapitalizm, kâr peşinde koşma ve tüm insanlığın yok oluşa sürüklenmesi; ya da sosyalizm. Rusya bütün dünyaya örneği gösterdi. Ve bu örnek şimdiye kadar destek buluyor. Rusya’da bence kapitalizmin restorasyonu geçici. Ve bugünkü kutlama gösteriyor ki, uygulamaya geçirilen fikirler aynı zamanda geleceğe ait”

Bugünkü dünya düzeninin halklar arasında dostluk kurulmasını engellediğini de söyleyen Viktorovna, “Neden örneğin Suriye bombalanmak durumunda olsun ki? Savaş her zaman kan ve ölüm demektir. Barış için sosyalizm! Sosyalizm insan için, insan adına gelecek demektir” diye de ekliyor. 

İtalya’nın başkenti Roma’dan gelen İtalyan Komünist Partisi üyesi, 42 yaşındaki Comakho Burukori ikinci kez Moskova’ya gelmiş. “Yoksul ve sıradan kadın ve erkeklerin sermayenin gücü karşısındaki zaferi” olarak nitelendiriyor Ekim Devrimi’ni, “İlk kez sıradan insanlar, sermaye ve Çarlığın zorbalığı karşısında iktidarı ele geçirdiler” diyor.

Çin Halk Cumhuriyeti’nden gelen 21 yaşındaki İcoru, “Ekim Devrimi, biz komünist ve sosyalistler için bir ışık işlevi görüyor” derken, Almanya’nın Hamburg kentinden gelen 20 yaşındaki Sinan Atakan, “Devrim yıl dönümü gösterilerine ilk defa katılıyorum. Tüm dünyayı ve özellikle devrimci hareketi de derinden etkileyen bir milattır Ekim Devrimi” diye belirtiyor. Güney Koreli 25 yaşındaki Togin Kim ise Güney Kore’de legal Komünist Partisi ve propagandası yasak olduğu için ülkesindeki gençliğin önemli bir kısmının Ekim Devrimi’nin anlamını bilmekten uzak olduğuna dikkat çekiyor. 

‘GENÇLİK EKİM DEVRİMİ’Nİ YETERİ KADAR BİLMİYOR’

Kuzey Osetyalı 30 yaşındaki Marat Muzaev, Moskova’daki kutlamalardaki uluslararası katılıma dikkat çekiyor: “Bugün 80’in üzerinde ülkeden insan toplandı. Bundan dolayı bu tarih yalnızca Rusya için değil, bütün dünya için önem arz ediyor. Çünkü kapitalizm eski takvime göre 25 Ekim’den sonra uzun süreliğine değişti, geri adım atmak zorunda kalıp, işçilere taviz vermek zorunda kaldı. Oradan biz 8 saatlik iş gününü elde ettik, hatta kapitalist ülkelerde bile. Sendikaları elde ettik. Sömürge ülkeler Kızıl Ekim’de ışık gördüler ve onun sayesinde hakları uğruna mücadele etmeye başladılar. Ardından da yeryüzünde pek çok devrim meydana geldi. Sovyetler Birliği çöktükten sonra emperyalizmin en temel misyonlarından biri eğitim sistemini topyekün çökertmek oldu. Maalesef ki gençliğimiz Ekim Devrimi üzerine fazla bir şey bilmiyor. Yalnızca, bu tarihten söz eden resmi kitle iletişim organlarından bilgi ediniyor. Batı ülkelerinin başındaki büyük sermaye ise, tarihi ve tarihsel gerçekleri bozuyor. Gençlik de haliyle Ekim üzerine tüm gerçeklerden haberdar olamıyor. Ancak bizim gibi gençler de var, Rusya’nın her köşesinde Leninist komsomol var, kendi hakları için mücadele eden genç insanlar var. Ve de Kızıl Ekim’in ideallerinin izinden giden bir gençlik var”  


DEVRİMİN YIL DÖNÜMÜNDE RUS DEVLETİNİN KURNAZ TAKTİĞİ

Ekim Devrimi kutlama (Evrensel)

Büyük Ekim Sosyalist Devrimi’nin 100. yıl dönümünün henüz günler öncesinden Rusya’nın başkenti Moskova’da, 7 Kasım günü öğleden sonra komünist, sosyalist ve devrimci parti ve güçlerin büyük bir miting düzenleyeceklerinden haberdardık. Öte yandan aynı günün sabah saatlerinde Kızıl Meydan’da bir de devlet töreni olacağını öğrenmek ilk duyduğumuzda biraz şaşırtıcı geldi. Çünkü Rusya Federasyonu’nda Bolşevik Devrimin yıl dönümü tarihi olan 7 Kasım’ın uzunca süredir resmi tatil olmadığını ve dolayısıyla Rus devletinin de bugünü epeydir resmen kutlamadığını biliyorduk. 100. yıl dönümünün sabahının erken saatlerinde, uluslararası delegasyonların kaldığı otelde buluşur buluşmaz elimize geçen resmi davetiyelere bakınca Kremlin’in resmi seremoni organize etmesinin hikmetini az çok anlamaya başladık. Davetiyenin üzerinde şu yazılıydı: “Moskova belediye başkanı ve Moskova kent yönetimi, 7 Kasım 1941’deki askeri geçit töreninin 76. yıl dönümü şerefine Kızıl Meydan’daki törensel marşa sizleri davet eder.” 

7 KASIM DURUYOR ANCAK YILLAR DEĞİŞMİŞ!

Kızıl Meydan’ın nehir tarafında bulunan ünlü Aziz Vasiliy Ketedrali’ne gelmeden hemen evvel araçlarımızdan inip, kontrolden geçmek suretiyle alana adım atıyoruz. Yerimiz, Kızıl Meydan’da henüz Sovyet döneminden beri; yabancı konuk ve grupların merasimleri izledikleri tribün, yani Lenin’in mozolesinin hemen yanındaki sağ bölüm. En fazla birkaç bin Moskovalının bulunduğu basamaklı büyük sağ tribünü geçip birkaç yüz kişiye kontenjanın ayrıldığı kısma geçip saat 10.00’daki töreni beklemeye başlıyoruz. Tam karşımızda yer alan meşhur alışveriş merkezi GUM’un üzerine dev bir ekran konulurken, solunda “Askeri Geçit - 7 Kasım 1941”, sağında ise “Törensel Marş – 7 Kasım 2017” yazılı kocaman afişler asılmış. Ekim Devrimi kutlamaları vesilesiyle dünyanın dört bir yanından Moskova’ya gelirken çoğu kişinin bu durumdan yani yeni Rus devletinin son yıllarda 7 Kasım’ı yeniden kutlar gözüküp de aslında aynı tarihe denk gelen bambaşka bir olayı andığından haberleri muhtemelen yok! 

GENÇLİĞİN 7 KASIM’A DAİR HAFIZASINI DEĞİŞTİRMEK

Kızıl Meydan’da az sonra Moskova Belediye Başkanı Sobyanin’in konuşması, ardından bando eşliğinde değişik askeri okul ve akademilerden binlerce öğrencinin ve subayın kıtalar halinde yürüyüşü start aldı. Büyük ekrandan ise ha bire 7 Kasım 1941 günü Moskova’nın Nazi-Alman işgalcilerine karşı savunmasına katılmak üzere cepheye gidecek on binlerin geçidinin ve genel olarak ‘41 kışındaki şehir savunmasının görüntüleri ekrana geliyordu. O dakikalarda benim gibi hemen herkesin aklına gelen temel soru olasılıkla şu oldu: “Her Rusya şehrinde olduğu gibi Moskova’nın da, faşist kuşatmadan kurtuluş günü ve ayrıca 9 Mayıslar her yerde zaten kutlanırken, cepheye gitmek üzere Kızıl Ordu’nun geçidi neden durup dururken ayrı bir kutlamanın konusu oluverdi?!..” Hele hele diğer belli başlı cephelerin merkezlerinde benzer günler kutlanmazken… Kafalardaki cevaplar da farklı değildi: Tabii ki 1917 Devrimi ile özdeşleşmiş 7 Kasım’ın içeriğini devlet eliyle bütünüyle boşaltıp, bilhassa tarih hafızası zayıf, apolitik orta ve genç kuşaklara yönelik zaman içinde tamamıyla değiştirmek. 

HALBUKİ 1941 DE EKİM DEVRİMİ’NE AİT!

Bu tilki kurnazlığındaki mantık hatası ise; 1941 Moskovası’ndaki topyekün şehir savunması öncesi yapılan askeri geçidin tarihi için 6 veya 8 Kasım’ın değil de bilinçli olarak 7 Kasım’ın seçilmesinin dolaysız sebebinin, gene Büyük Ekim’in yıl dönümü olmasıydı. Kızıl Meydan’da topu topu net 45 dakika süren törenin son kısmında Moskova’nın dokuz asra yaklaşan tarihi boyunca önce Moğol ve Tatarlara, ardından Leh ve Fransızlara karşı verilen bağımsızlık savaşımları alandaki kostümlü figüranlarca canlandırılır, konu bağlamındaki tarihi filmlerden kareler ekrana yansıtılırken; yeni Rus iktidarının postyurtsever doktrinini güçlendirmek üzere bir yeni basamağı daha inşa ederken 7 Kasım tarihinden nasıl da istifade ettiğine tanık oluyorduk…  

www.evrensel.net