Örgütlenmek şart!

Örgütlenmek şart!

Topkapı İşçi Kurultayı Bayrampaşa Kültür Salonu’nda yapıldı. Telekom, posta, çorap, metal, plastik, deri kundura, tekstil, matbaa işçilerinin yanı sıra sağlık ve eğitim emekçileri ile ve üniversite öğrencilerinin katıldığı kurultayda asgari ücret ve iş cinayetleri başta olmak üzere yaşanan sorunlara karşı m&u

SENDİKALARI DÜZELTMEK İŞÇİLERİN GÖREVİ

Kurultay Komitesi adına açılış konuşması yapan Cam Keramik-İş Genel Başkanı Mehmet Turp, Topkapı havzasında yaklaşık 20 bin işçinin kuralsız, güvencesiz, sigortasız, sendikasız ve kayıt dışı çalıştırıldığını söyledi. Bu bölgenin işçi sınıfı tarihi ve işçilerin hak alma mücadelesi açısından önemli bir yeri olduğuna dikkat çeken Turp,  sendikaların ve işçi örgütlülüklerinin dağıtıldığı 1980 askeri darbesinin ardından ilk grevin bu bölgede Alman İlaç Fabrikası’nda yapıldığını hatırlattı. Sendikacıların büyük kısmının yaşam tarzlarıyla, aldıkları ücretlerle işçilerden uzaklaştığını dile getiren Turp, “Sendikacı işçi gibi ücret almıyorsa işçi gibi yaşamıyorsa işçi gibi düşünemez. Bunun değişmesi gerekir” dedi. Sendikal mücadelenin geldiği olumsuz noktaya da değinen Mehmet Turp, sendikaların işçilerin evi olduğunu ve bu evi toparlayıp düzeltmenin yine işçilerin görevi olduğunu ifade etti. Sermayenin ve hükümetin saldırılarının her geçen gün arttığını, son olarak torba yasayla işçilerin yıllar boyu mücadele ederek kazandıkları hakların geri alındığını kaydeden Turp “Bugünlerde bizler mücadele etmezsek Türkiye sermaye için dikensiz gül bahçesi haline gelecek” dedi. Torba yasanın ardından sıranın işçinin en büyük kazanımı olan kıdem tazminatına geleceğini vurgulayan Turp, kurultay bileşenleri olarak bu saldırıya izin vermeyeceklerini bildirdi.

SENDİKA OKULDA DERS OLACAK

Divanın oluşturulmasının ardından çeşitli iş kollarından işçiler söz alarak sendikal mücadelenin sorunları ve çözüm önerileri üzerine konuştular.

Eğitim emekçisi Sinan Kaya,  sendikaların “öcü” gibi gösterildiğini dile getirdi. Kaya “Biz öğretmenler olarak  meslek liselerinde sendikaların ne olduğunu anlatmadık. Ben  öğretmen arkadaşlarıma ve öğrencilerime bundan sonra sendikanın ne olduğunu anlatacağım. Sendikaların eğitim müfredatına girmesi içinde elimden gelen her şeyi yapacağım” diye konuştu.

SENDİKALAR MÜCADELEYLE DEĞİŞİR

Sağlık işkolunda da sorunlarının çok olduğunu, kadrolu çalışan işçilerden çok taşeron çalışanların olduğunu vurgulayan SES Aksaray Şube Başkanı Ersoy Adıgüzel, şube kongresinde ayrım yapmaksızın tüm taşeron işçileri örgütleme kararı aldıklarını hatırlattı. Sağlıkta dönüşüm politikalarıyla sağlığın alınıp satılan bir mal haline getirilmeye çalıştığını ifade eden Adıgüzel, özelleştirmelerin alabildiğine çoğaldığını, bunun sonucu olarak da güvencesiz çalışmanın yaygınlaştığını söyledi. SES Aksaray Şubesi olarak hazırladıkları tiyatro oyunundan bir replikle konuşmasına devam eden Adıgüzel, “Sendikalara güveniyorum ancak kendim yönetimdeyken” sözünün önemine dikkat çekti. Ersoy Adıgüzel, sendikal mücadelenin sorunlarının ve sendikal bürokrasinin, işçilerin mücadelesi, işçilerin sendikaların yönetimlerine katılmasıyla ve katılımcı bir sendikacılığın hayata geçirilmesiyle aşılabileceğini belirtti. SES ve TTB’nin ortak düzenleyeceği greve de çağrıda bulunan Adıgüzel, bu grevin sadece sağlık emekçilerini değil sağlık hizmetinden faydalanan tüm emekçileri ilgilendirdiğini söyledi.

KİMSE UZEL İŞÇİSİ GİBİ OLMASIN

İşten atılma süreçlerini ve sonrasında yaşananları aktaran Türk Metal üyesi eski Uzel işçisi Fevzi Kaya, “Hiçbir şeyin farkına varmadan Anadolu ağzıyla kandırılıyorduk. Bizzat sendika tarafından bizim iş hakkımız feshedildi” diye konuştu.
Uzel işçileri olarak alacaklarının ödenmesi için yaptıkları eylemlere değinen Kaya, Başbakan’a şöyle seslendi: “Gündüz eylem yaptık, belki görünmemiştir dedik akşam da fenerle eylem yaptık. Meğerse Dolmabahçe’deymiş. Bizi yine göremiyormuş.” Kaya, kimsenin Uzel işçileri gibi mağdur olmayacağı bir dünya temennisini dile getirerek sözlerini bitirdi.

ÖRGÜTLENMEK ŞART

“Mankenlerin ayaklarında görürsünüz ayakkabıları ne kadar güzel diye. Hayır arkadaşlar o ayakkabılar güzel değil, o ayakkabıyı yapan eller güzel” diyen kundura işçisi Nedim Bey, sağlıksız çalışma koşullarından yakındı ve şöyle devam etti: “Birçok kunduracı arkadaşımız kanserden öldü. Avrupa’da her şey yasak Türkiye’de kâr ve sermaye için her şey serbest . O yüzden örgütlenmek şart.”

Kurultaya katılan üniversite öğrencileri adına bir konuşan Gülhan Erol, üniversitedeki sorunların işçilerin sorunlarından bağımsız olmadığını belirtti.

Sermaye müdahalesi ve rekabetin üniversitelerde de eksik olmadığını vurgulayan Erol, harç paraları, ikinci öğretim ve yaz okulları uygulamalarıyla eğitimin emekçi çocuklarının ulaşabileceği bir hak olmaktan uzaklaştığını söyledi.

Öğrencilerin işçilerle birlikte mücadele etmesi gerektiğini kaydeden Erol, bu tür çalışmaların üniversitelere de taşınması gerektiğini ifade etti. Erol, işçileri üniversitelerdeki tartışmalara katılmaya davet etti. (İstanbul/EVRENSEL)


ONLARCA İŞYERİ TOPLANTISI YAPILDI

Kurultay çalışmalarıyla ilgili bilgi veren Ersan Çarkı, sendikalardaki bürokratik yapı ve işçi sınıfının yaşadığı sorunların büyümesi nedeniyle kurultay çalışması yaptıklarını söyledi. Kurultay için on binlerce bildiri ve afiş dağıtıp astıklarını, bölgede bulunan sendika şubelerine en az iki defa gittiklerini kaydeden Çarkı, “Bu süreçte onlarca işyeri toplantısı da yaptık” dedi.


SENDİKALAR YANIMIZDA OLMALI

Davutpaşa patlamasında yakınlarını kaybeden aileler adına konuşan İdris Çavuk, “Patlamanın ardından sendikalar sadece bir gün yanımızda oldu” dedi. Davutpaşa’nın ardından Kemal Paşa ve OSTİM’de de benzer patlamaların yaşandığını söyleyen Çavuk, bu tür olaylara karşı sendikaların daha duyarlı olması gerektiğini söyledi. Çavuk şöyle devam etti: “Bizim başımıza gelenin yarın buradaki işçi arkadaşların başına gelmeyeceğini kimse söyleyemez. Patlamanın ardından hiçbir tedbir, önlemin alınmadı. Türkiye’nin her yanında bu tür olaylar devam ediyor. Biz yakınları Davutpaşa’daki patlamada kaybeden aileler olarak hukuki mücadelemizi sürdürmekteyiz. Sendikaları ve sendikacıları bizim başımıza gelen olayların tekrar yaşamaması için davamızın takipçisi olmaya çağırıyoruz.”

SERMAYE PARTİLERİNE OY YOK

Haber-İş İstanbul 1 No’lu Şube Sekreteri Ahmet Karatay, sendikal bürokrasinin ortadan kaldırılması ve örgütlenmenin hızlandırılması için işyeri ve mahalle komitelerinin kurulması çağrısında bulundu. Tüm emekçi kesimler arasındaki dayanışmanın artırılması gerektiğine dikkat çeken Karatay, yaklaşan seçimlere de dikkat çekti. “Anayasa oylaması yapıldı ardından patronların SGK borçları için af getirildi, onlara yeni teşvikler verildi. İşçilere de SGK borcu için Ziraat Bankası’ndan kredi imkanı tanıdık dediler. İşçilere neden af getirmiyorsun?” diyen Karatay, bu kararları çıkartanların işçilerin oylarıyla iktidar olduğuna dikkat çekti. Seçimlerde AKP ve onun gibi partilerin kazanması halinde yeni saldırıların gündeme geleceğini ifade eden Karatay, bu partilere oy vermeme çağrısında bulundu.


KURULTAY SONUÇ BİLDİRGESİ

* Asgari ücretin insanca yaşanacak bir sınıra çekilmesi için mücadele edilmesi
* İşkolu gözetmeksizin tüm taşeron işçilerin sendikalarda örgütlenmesi için çalışılması
* Sağlık emekçilerinin yapacakları greve destek için bütün fabrikalarda ortak örgütlenilmesi
* 1 Mayıs bayramının yerellerde kutlanması ve işçi konfederasyonlarının ortak kutlayacakları alana işçilerin taşınması için çalışma yürütülmesi
* Davutpaşa patlamasının sorumlularının yargılanması ve patlama yerine bir işçi anıtının yapılması için birlikte mücadele edilmesi
* Eğitim ve sağlık hakkı için ortak mücadele edilmesi
* Ortadoğu halklarının iş ekmek ve özgürlük mücadelelerinin desteklenmesi. Diktatörlüklerin ve emperyalist dış müdahalelerin son bulmasının savunulması
* Üniversitelerde işçi kurultaylarının tartışılması,  parasız, bilimsel, anadilde eğitim mücadelesinin işçilerin mücadelesiyle birleştirilmesi ve işçi temsilcilerinin üniversitelilerle buluştuğu toplantıların örgütlenmesi

www.evrensel.net