Namık Tarancı'nın gerçekleri duyurma mücadelesi sürüyor

Namık Tarancı'nın gerçekleri duyurma mücadelesi sürüyor

Gerçek Dergisi Diyarbakır Temsilcisi Namık Tarancı’nın Hizbulkontra tarafından katledilmesinin 25. yılında arkadaşları ve eşiyle konuştuk.

İnanç YILDIZ
Diyarbakır

Gerçek Dergisi Diyarbakır Temsilcisi Namık Tarancı’nın katledilmesinin üzerinden 25 yıl geçti. ’90’lı yılların failli meçhul cinayetlerinden Namık Tarancı’ya dair eşi Derman Tarancı ve o dönemki arkadaşları Ahmet Andiç ve Haşim Demir ile konuştuk. Tarancı’nın yaşanan siyasi cinayetleri araştırdığı ve hak ihlallerini takip edip gerçekleri yazdığı için katledildiğini belirten yakınları, bugün de gazetecilere yönelik ciddi saldırıların olduğunu buna karşın Tarancı’nın mücadelesine kaldığı yerden devam edeceklerini söyledi.

‘SEVİLEN BİRİSİYDİ’

Tarancı’nın arkadaşlarından Ahmet Andiç, "Namık gerçekten en temiz, en dürüst, en çalışkan arkadaşlarımızdan biriydi. Gençlik içerisinde, toplumda arkadaşları arasında sevilen biriydi” dedi.

Tarancı'nın döneminde gerçekleri yazan gazetecilerin faili meçhul cinayetlerde katledildiğini belirten Andiç, “O dönem 17 bin faili meçhulün işlendiği bir süreçti ve özellikle bölgedeki gerçekleri yansıtmaya çalışan insanları, susturmaya yönelik şeyler yapılıyordu. Nitekim Namık da bu isimlerden biriydi. Benim o dönemde cezaevi arkadaşım vardı Gazeteci Hafız Akdemir, o da bölgedeki gerçekleri yazdığı için katledildi. Gerçekler bilinmesin, açığa çıkmasın, suskun bir toplum oluşsun mevcudu kabullenecek bir toplum oluşsun çabası vardı. Gazeteci arkadaşlarımız da buna karşı bölgenin gerçeklerini toplumla paylaşmak istedikleri için katledildiler” dedi.

‘GAZETECİLERE SALDIRILAR SÜRÜYOR’

Tarancı’nın bir başka arkadaşı Haşim Demir ise, Tarancı’nın katledildiği dönemdeki olağanüstü koşulların bugün de sürdüğünü söyledi.

Tarancı'nın yaptığı gazeteciliğin burjuva gazetecilikten farklı olduğunu belirten Demir, “Namık Diyarbakır’ın her alanında kontrgerilla cinayetlerinin açığa çıkarılması için uğraşıyordu. Nerede bir hak ihlali varsa oradaydı. Ayrıca bölgedeki diğer Kürt kentlerinde çalıştığı derginin dağıtılması, okutulması için uğraşıyordu. Karanlıkta kalmış ne kadar siyasi cinayet varsa bunları sorgulama, katillerin cezalandırılması için çalıştı. Açık hedef haline gelmesi, saldırıya uğraması da bu yüzdendi. Bunu kendisi de açıkça söylüyordu bize” diye konuştu.  

Bugün de gazeteciler açısından ağır bir dönem olduğunu dile getiren Demir, “Sonuçta düzene, tek adam rejimine muhalefet eden bütün gazeteciler tutuklama ve ağır cezalarla sindirilmek isteniyor. Kendi ülkelerinden sürgün edilmeye kadar birçok saldırıya maruz kalıyorlar. Namık’ın çalıştığı dönemde gazeteciler saldırının hedefiydi. Dolayısıyla Namık’tan Metin Göktepe’ye kadar pek çok gazeteci arkadaşımız katledildi. Bugün de gazeteciler ciddi saldırılar altında. Gazeteciler gazetecilik yapamayacak duruma getirilmeye çalışılıyor” dedi.

‘MÜCADELESİNİ SÜRDÜRÜYORUZ’

Ülkede demokrasi mücadelesini sahiplenenlere yönelik antidemokratik uygulamaların bugün de devam ettiğini söyleyen Namık Tarancı’nın eşi Derman Tarancı, “AKP ilk çıktığında faili meçhulleri aydınlatacağını söylemişti. Bugün baktığımızda AKP, ’90’ların da gerisinde. Namık dün gazetede bu ülkenin gözü kulağı olurken, faili meçhullerle yok edildi. Bugün de demokrasi taleplerine yönelik baskılarla, gözaltılarla, gazete ve televizyonların kapatılmasıyla o süreç devam ediyor. 25 yıl önce Namık açıkça kontrgerilla tarafından katledildi. Üzerinden 25 yıl geçmesine rağmen değişen bir şey yok” dedi.

Bugün artık iktidarın faili meçhul cinayetleri aydınlatabileceğine inançlarının kalmadığını ifade eden Tarancı, “Demokrasi mücadelesinde aile olarak yerimizi aldık. Bu mücadelede Namık’ın bıraktığı yerden hem yoldaşları, hem ben, hem de ailesi olarak devam ediyoruz. Bir arkadaş Namık için denizi olmayan bir yerde kaptanlık yapmak kolay değil demişti. Namık’ı verdiği mücadele o duruma getirdi. Biz de onun mücadelesini sahipleniyoruz” dedi. 

www.evrensel.net
ETİKETLER Namık Tarancı