Günay Karakuş resimlerinde Ekinoks güncesi

Günay Karakuş resimlerinde Ekinoks güncesi

Ercüment Akdeniz, 10 Ekim Ankara Katliamı'nda yaralanan Günay Karakuş'un Çankaya Belediyesi Sanat Galerisi'nde açtığı 'Ekinoks' sergisini yazdı.

Ercüment AKDENİZ
İstanbul

Gittim, gördüm, gezdim. Günay Karakuş resimleri gerçekten muhteşemdi. Onu bir çoğumuz tanıyor. Türkiye siyasi tarihinin en vahşi katliamlarından birinden kurtuldu, yaralı. 10 Ekim'de, Gökhan ve Cafer’le bacağını kaybeden üç insandan biri. 

Sergi, Ankara Çankaya Belediyesi Sanat Galerisi'nde. Toplam 15 resim sergileniyor. Görmek isteyenler 22 Kasım gününe kadar ziyaret edebilir. 

“Ekinoks” takmış serginin adını genç ressam. Bu onun ilk kişisel sergisi. Neden mi ekinoks? Bir zamanlar dünyanın bir yarısı karanlık bir yarısı aydınlıkmış. Ve gün dönümünden önce Günay karanlık tarafta kalmış. Ekinoksa -gün dönümüne- varılacakmış şüphesiz. Lakin bunun için sabra; sabrı ayakta tutacak dirence ve en nihayetinde kolektif dayanışmaya ihtiyaç varmış. Ve an gelip çatmış! Gün dönümü başkent Ankara’nın göbeğinde bir resim galerisinde açmış... 

Ben, resimlerin içinde beş tanesini seçtim; yazmak ve sizinle paylaşmak için. İlki isimsiz. Ben ona “Ağaçlar ve Ayakkabılar” adını verdim. 

ekinoks sergisi

Bereketli meyvelerin doluştuğu, yeşil yaprak dallarıyla kaplı bir ağaç yok maalesef karşımızda. Çünkü kopmuş bacaklardan fırlayan ayakkabıların kuru ağaç dallarında öylece asılı kaldığı bahtsız bir ülke burası. Diyarbakır’da Lisa’nın, Suruç’ta Güneş’in, Ankara Tren Garı’nda Gökhan, Cafer ve Günay’ın bıraktığı ayakkabılar...

Bundan sonra anlatacağım dört resmin dördü de isim sahibi. İlki “Pencere”.

ekinoks sergisi, pencere resmi

Siyasi iklimden boğulmuş kentin yoksul damları kapkaranlık bu resimde. Uzakta, gri sis perdesinin arkasında belli belirsiz ışıklar. Güne uyanmış emekçi. Fabrika yoluna ha çıktı ha çıkacak. Hepi topu bir küçük pencere kadrajı bu. Bir hastane penceresi. Dört aylık zorlu tedavi sürecinde Günay’ın görebildiği tek manzara... 

“Görülmemiş çiçek”, isimli resimlerin ikincisi.

ekinoks sergisi görülmemiş çiçek resmi

Kayıp sol bacaktaki uzuv adeta bir denge merkezi. Tıpkı Frida Kahlo’nun kırık omurgası gibi. Ve dişe diş bir irade mücadelesi.  Cümlenin gerisi Yannis Ritsos’un. Çünkü şiirle bütünleşen içsel acı Günay’ın yaratısının ilham perisi:

Görülmemiş Çiçek Açma 
Haykırmak istiyordu -daha fazla dayanamayacaktı. 
Sesini duyabilecek kimse yoktu orada; kimse duymak istemiyordu. 
Kendisi de korkuyordu sesinden, içinde boğuyordu sesini. 
Patlamak üzereydi susuşu. 
Birden, havaya uçtu gövdesinin parçaları. 
Özenle, sessizce toplayacaktı bu parçaları, 
hepsini bir bir yerlerine yerleştirecekti delikleri kapamak için. 
Ve rasgele bir gelincik, bir sarı zambak bulursa, onları da toplayacak, kendisinin bir parçasıymış gibi gövdesine yapıştıracaktı 
-böyleydi, 
delik deşik, görülmemiş bir şekilde çiçek açıyordu işte. 

Bir diğer resim: “Şempanze”

ekinoks sergisi şempanze resmi

Bir keşif dergisinde görmüş ressam onu. Güzel mi güzel, hınzır mı hınzır gülermiş şempanze. Fotoğrafın altında da şu yazı:

“Bir ya da birkaç forma üflenmiş yaşamı böyle anlayan ve bu gezegen çekimin değişmez yasasına göre dönüp dururken, böylesine basit bir başlangıçtan en güzel, en olağanüstü biçimlerin evrimleşmiş ve evrimleşmekte olduğunu kavrayan bu yaşam görüşünde gerçekten ihtişam var...” Charles Darwin 

Türler yok olmaya yüz tutarken; bir zamanlar insana ait olan o son gülüşler de yok olmak üzereymiş. Suçsuz, günahsız gülüşler hiç değilse bir yağlı boya tablosunda ölümsüzleşmeliymiş.   

Ve sondan bir önceki: Mor bir fonun üzerinde kafa kafaya vermiş iki kadın.

ekinoks sergisi kız kardeşim resmi

Kafa kafaya vermiş dayanışma mutlu; hem gelecekten umutlu. Parantez: Resimlerinin hemen hepsi satıldı serginin. Çocuklar yuvadan uçtu. Kala kala elde bir şempanze kaldı bir de “Kız Kardeşim”.  Şimdi Mamak Kız Kardeşim Kadın Derneğinin salonunda gülüyor resim. Şempanze kaldı bir Günay’a yoldaş.

Ve benim seçkiden son resim. Adı “Dünyamız”

ekinoks sergisi dünyamız resmi

“Dünya değil dünyamız güzel” dediği için Ritsos, düşmüş usuna Günay’ın bu resim. 

Ayak değil ayağım, bacak değil bacağım, parmak değil parmağım güzel demek için asılmış fırçaya sonra. Zarafetin bin bir mertebesini indirip sanattan, getirip ayağına nakşetmiş. Uzay boşluğunda yaşıyor o bacak; çünkü Günay onu yaşarken seviyor. 

Fezada kozmik bir mutluluk...

Ressamın yolu açık. 

www.evrensel.net