Brexit’te neden ilerleme sağlanamıyor?

Brexit’te neden ilerleme sağlanamıyor?

İngiltere-AB ayrılığında ilerleme kaydedilemezken bunda Başbakan May'in 'derin ve özel ticari ilişki' olarak özetlediği kaygılar rol oynuyor.

Arif BEKTAŞ
Londra

İngiltere Parlamentosu’nda son 6 aylık tartışmaların büyük bir bölümü Brexit(İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılması) üzerine yapıldı. “Yumuşak çıkış” “Sert çıkış” derken henüz ciddi bir ilerleme kaydedilmiş değil. Özellikle Brexit Bakanı David Davies’in yaptığı açıklamalar, AB yetkililerinin ve AB Komisyonu’nun dayatmalarının olduğu, bunun da İngiltere’ye milyarlarca avroya mal olacağı yönündeydi.

Görüşmelerde ilerleme sağlanmamasının en büyük sebeplerinden birinin ticari ilişkiler ve İngiltere sermaye gruplarının Avrupa’daki çıkarları olduğu her geçen gün biraz daha gün ışığına çıkıyor.

Bugün İsveç’te Donald Tusk’la görüşen İngiltere Başbakanı Theresa May, bir kez daha “derin ve özel ticari ilişki” diye adlandırdığı planlarını AB yetkililerine anlatmaya çalışacak. May’in, “derin ve özel ticari ilişki” diye ifade ettiği planının ne olduğuna ilişkin detaylar kamuoyu ile paylaşılmazken, planın İngiltere’de yaşayan AB vatandaşlarının durumu, AB’de çalışan İngiliz vatandaşları ve AB’de faaliyet yürüten İngiliz şirketlerini yakından ilgilendirdiği tahmin ediliyor.

EN BÜYÜK PLAN DAHA UCUZA İŞÇİ ÇALIŞTIRMAK

Tartışmalara bakıldığında, AB vatandaşlarının İngiltere’deki statüsü ya da İngiltere vatandaşlarının AB’deki statüsü problemmiş gibi görünse de, bu sorun aslında hemen çözülebilir. Asıl üzerinde durulan, her zaman daha ucuza işçi çalıştırmak için yapılan manevralar.
İngiltere’de, özellikle inşaat sektöründe çalışan işçilerin ezici bir çoğunluğunu Doğu Avrupalılar oluşturuyor. Örneğin, Polonya’dan getirilen işçiler, Polonya para birimi Ziloti üzerinden anlaşma yapılarak İngiltere’de çalıştırılıyor.

İngiltere’de ortalama bir ücretle çalışsa bile (Ki inşaatta çalışan işçilerin ücretleri her zaman en yüksek ücretlerden biridir) bu Polonyalı işçinin, söz konusu inşaat firmasına en az 3 katı daha fazla maliyeti olacak. Yani on binlerce işçinin daha ucuza çalıştırılması, şirketlerin ve sermaye gruplarının asıl hedefi. Bütün üretimi gerçekleştirenler işçiler olmasına rağmen, sermaye grupları, her zaman işçilerin kendileri için büyük bir maliyet olduğunu düşünür. Halbuki işçi olmasa hiçbir şey yapamayacağını da iyi bilir. AB Komisyonu ile yapılacak Brexit anlaşmalarında İngiltere, bu işçilerin İngiliz inşaat firmalarına ucuz çalışmaya devam etmesini sağlamak istiyor. Theresa May’in “derin ve özel ticari ilişki” dediği anlaşmanın önemli bir bölümünü bunun oluşturduğu tahmin ediliyor.

AB DE KENDİ SERMAYESİNİN ÇIKARLARI PEŞİNDE

May ve İngiltere, İngiliz sermayesinin çıkarları için AB ile anlaşmaya çalışıken, AB de kendi sermayesini, özellikle Alman tekellerinin çıkarlarını hesaba katıyor.

“Vatandaşlık sorunu”, “Serbest dolaşım”, “Kuzey ve Güney İrlanda sınırı”, “İskoçya’nın AB’de kalma çabası” gibi meselelerin çözülemeyecek meseleler olmadığı tahmin ediliyor.

Brexit’te ilerleme sağlanamamasının en önemli sebebi, iki tarafın sermaye gruplarının, kendi çıkarlarını gözeten ve kendileri için en iyi anlaşmada diretmesidir.

2019 Mart ayına kadar tamamlanması beklenen Brexit’te ilerlemenin sağlanmamış olması, bir çok çevrenin yeni tartışmaları gündeme getirmesine neden oldu. Liberal Demokrat Parti, yeniden bir referandumun seçenekler arasına alınmasını isterken, ana muhalefet partisi İşçi Partisi içinde de, iki tarafın sermayesinin çıkarları hesaplanarak, daha “yumuşak bir çıkış” için “ortada buluşma” gibi önerilerle gelenler var. Ama bir tek konuda kimse adım atmıyor. O da; sermaye değil de, işçilerin çıkarı hesaplanarak anlaşma yapılması.

SENDİKALAR UYARIYOR

İngiltere ile AB yetkilileri anlaşmalar yapmaya çalışırken, başta Demiryolu İşçileri Sendikası (RMT) olmak üzere birçok sendika, işçilerden yana bir anlaşmanın yapılmasına özen gösterilmesini istiyor.

İngiltere Sendikalar Konferederasyonu (TUC) ortak pazarda kalma ve AB ile ilişkilerin devam ettirilmesi yönünde açıklamalar yaparken, daha mücadeleci sendikacılar AB ile yapılacak hiçbir anlaşmanın işçilerden yana olmayacağını açıkladı. RMT Merkez Yürütme üyesi Edward Dempsey, AB’nin bir sermaye kulübü olduğunu, bu kulüpte işçilerin çıkarına hiçbir kararın alınmayacağını belirterek, “Ticari anlaşmalar ve karşılıklı sermaye çıkarlarının anlaşmaları değil, sosyalizm için mücadele etmeliyiz. İşçilerin kurtuluşu başka türlü sağlanamaz” diye açıklama yaptı.

www.evrensel.net