TRT, Berkin Elvan'ın görüntülerini ‘inceleyememiş’!

Berkin Elvan'ı vuran polisin tutuksuz yargılandığı davanın bugün görülen 3'üncü duruşması 13 Aralık'a ertelendi.

Cansu PİŞKİN
İstanbul

Gezi eylemlerinde polisin attığı biber gazı fişeğinin başına isabet etmesi sonucu hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın katil zanlısı polis Fatih Dalgalı’nın yargılandığı davanın üçüncü duruşması görüldü. Sanık polis Fatih Dalgalı'nın mahkemeye getirilme ve tutuklama talebini bir kez daha reddeden mahkeme, bir sonraki duruşmayı 13 Aralık’a erteledi.

Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün görülen duruşmaya “Olası kastla öldürmek” suçundan yargılanan ve halen Van İl Emniyet Müdürlüğü’nde görevli olan sanık polis Fatih Dalgalı Van 2. Sulh Ceza Hakimliği’nden SEGBİS ile katıldı. Duruşmada Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan, babası Sami Elvan, kardeşi Özge Elvan hazır bulundu. Öte yandan geçtiğimiz günlerde davaya bakan Elvan ailesi avukatlarından birçoğu “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklanmıştı. Aileyi yalnız bırakmamak ve tutuklu avukatlarla dayanışmak için aralarında Özgürlükçü Hukukçular Platformu’nun (ÖHP) da bulunduğu hukuk örgütleri duruşma salonunda hazır bulundu. CHP Milletvekilleri Gamze İlgezdi, Hilmi Yarayıcı, Ali Haydar Hakverdi, Mahmut Tanal, sanatçı Melike Demirağ, Taksim Dayanışması’ndan Mimar Mücella Yapıcı, Gezi eylemlerinde hayatını kaybeden Ali İsmail Korkmaz’ın annesi Emel Korkmaz ile Ethem Sarısülük’ün annesi Sayfı Sarısülük, Ahmet Atakan’ın annesi Emsal Atakan, Hasan Ferit Gedik’in annesi Nuray Gedik’in de aralarında bulunduğu birçok isim de duruşmayı izledi.

Berikn Elvan davası (Fotoğraf: DHA)

DURUŞMA SEBEBİYLE GENİŞ GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALINDI

Duruşma öncesinde adliye çevresinde ve içerisinde geniş güvenlik önlemleri alındığı görüldü. Çağlayan’daki metrobüs durağından başlayarak duruşma salonunun kapısına kadar birçok noktada polis üst araması yaptı. Duruşma kapısında baba Sami Elvan’a “ince arama” yapılmasına tepki gösteren CHP’li vekil Mahmut Tanal, “Suçlular serbest dolaşıyor, mağdur babayı mı arıyorsunuz” diye tepki gösterdi. Bunun üzerine Sami Elvan aranmadan içeriye girebildi.

TRT’NİN UZMAN BİLİRKİŞİSİ YOKMUŞ

İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nin önceki celse, olay günü çekilen TOMA görüntülerinin iyileştirilmesi için TRT’ye göndermişti. TRT mahkemenin talebini, “uzman bilirkişi bulunmadığı” gerekçesiyle yerine getiremediğini belirtti. TRT’nin mahkemeye cevaben gönderdiği belgede, “Söz konusu dosyada sözü edilen eski dönemlerdeki görüntülerin iyileştirilmesi hususu filmler için geçerli olup CD veya kasetlere aktarılan veya güvenlik kamerası gibi teknik cihazlardan alınan görüntülerin iyileştirilmesi ve netleştirilmesi kurumumuzun teknolojik altyapısının yayına yönelik oluşturulmuş olması nedeniyle istenen incelemelere uygun olmaması ve anılan dosya ile gönderilen bilgi ve belgeleri inceleyecek yeterlilikte bir uzman bilirkişi bulunmadığından talebinize konu hakkında herhangi bir işlem yapılamamaktadır” denildi.

‘TÜBİTAK RAPORU UTANÇ VERİCİ’

Mahkeme başkanı Canel Rüzgar, TÜBİTAK'ın iyileştirilmiş TOMA görüntülerini dosyaya gönderdiğini söyledi. Başkan Rüzgar, bundan sonraki aşamada tanıklara görüntüleri izlettirip, sorular soracaklarını bildirdi. Mahkeme başkanının ardından söz alan Elvan ailesi avukatlarından Can Atalay, sanık polisin sorgusu ve teşhisi tamamlanmadığı için duruşma salonunda hazır bulundurulması gerektiğini söyledi. Avukat Atalay, “TÜBİTAK'ın raporu utanç verici. 10 ila 32. sayfa arasında fotoğraflar iyileştirilmemiş fotoğraftaki kişiler tanınmaz hale getirilmiş. Fakat 33,34,35. sayfalarda sivil vatandaşların olduğu görüntüler neredeyse mükemmel. En yakın tarihe duruşma tarihi verilmesini, TRT ile ilgili suç duyurusunda bulunulmasını talep ediyoruz çünkü cevabı hakaret niteliğindedir. Sanığın burada bulunması savunma hakkı açısından da zorunludur” dedi.

Duruşma savcısı da, TOMA görüntülerinin TÜBİTAK'a ve Jandarma Kriminal Şube'ye iyileştirilmesi için gönderilmesini, iyileştirilecek görüntülerden de olay yerindeki emniyet yetkilerinin kimlik tespitinin yapılması talep etti. Savcı ayrıca, Okmeydanı Hastanesi'nde görev yapan personelin, sanık polisin görev yaptığı birimdeki polislerin tanık olarak dinlenmesini istedi.

‘MÜŞTEKİ DE MAĞDUR DA BİZİZ’

Elvan ailesinin avukatlarından Çiğdem Akbulut ise, dava avukatı olan ve geçtiğimiz günlerde tutuklanan meslektaşlarını hatırlatarak, “Devlet zoruyla salonda bulunamayan meslektaşlarımızın suçu bu davanın avukatı olmaları. Operasyonun tek kaynağı kim olduğu belirsiz bir şahsın Halkın Hukuk Bürosu hakkındaki mesnetsiz iddiaları. Bu tanığın dediği tek doğru şey, tutuklanan meslektaşlarımızın kamuoyunda öne çıkan davaları takip etmeleri. Berkin davası gibi. Müşteki de mağdur da biziz. Müvekkillerimiz bizle özdeşleştirilmemeli ama bu davanın hem avukatlarıyız hem de Berkin bizim de çocuğumuz. Bilinçli olarak 3,5 yıl sürüncemede bırakılan bu dosya için gerekirse açlık grevi bile yaptılar” dedi.

TUTUKLAMA TALEBİNE RET

Mahkeme ara kararında, olay yerindeki polisler Kadir Eyüp Hambaloğlu, ZETçi polisler, Berkin Elvan'ın olay yerinde yanında olan kişilerle ve Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yanında olan sağlık görevlilerinin tanık olarak dinlenmelerine karar verdi. Önceki celse hakkında çıkarılan zorla getirme kararına rağmen duruşmaya gelmeyen polis Celal Büyük için yeniden zorla getirme kararı düzenlenmesine hükmeden heyet, sanık polisin duruşmalardan bağışık tutulması talebini de reddetti. Sanık polisin bir sonraki duruşmaya da SEGBİS aracılığıyla katılmasına karar veren heyet, Elvan ailesi avukatlarının sanığın tutuklanmasına ilişkin taleplerini yine reddetti. Mahkeme, TOMA görüntüleri ile ilgili iyileştirme talep edilen TRT’nin bilirkişi yetersizliği cevabına ilişkin suç duyurusunda bulunulması talebini de reddederek, duruşmayı 13 Aralık’a erteledi.

‘ÇOCUĞUMUZU TERÖRİZE EDİP AVUKATLARIMIZI SUSTURMAYA ÇALIŞIYORLAR’

Duruşma sonrasında adliye önünde açıklama yapan baba Sami Elvan, kamuoyuna davaya sahip çıkma çağrısı yaptı. Baba Elvan, “Bugünkü duruşma sadece Berkin Elvan’ın duruşması değil, Türkiye’de yaşayan bütün insanların duruşması. Biz haksızlığa uğramış bir aile olarak başka kimsenin başına böyle bir haksızlığın gelmemesi için Gezi aileleri hep beraberiz. Ne sağına ne soluna bakmadan bütün toplum için mücadele ediyoruz. Bu çocuklar boşuna bedenlerini vermediler, bu çocuklar hepinizin çocukları, bu çocuklara sahip çıkmanızı istiyoruz. Eğer ki toplum bu çocuklara sahip çıkarsa bu çocukların katilleri yargılanacak ve cezalandırılacak ve örnek teşkil edecek bir kararla bir daha böyle bir olayla karşılaşmayacağımızı düşünüyorum” dedi. Yalnızca adalet ve hukuk istediklerini söyleyen baba Elvan, ailenin avukatlarının tutuklanmasına da tepki gösterdi: “Bizim çocuğumuzu terörize ederek bugün avukatlarımızı susturmaya çalışıyorlar. Biz bunlarla yılmayacağız, bunlardan korkmuyoruz, korkmayacağız. Bir bedenimiz var daha fazla öldüremezler bizi. Zaten yaşayan bir ölüyüz. O zanlı burada yargılanmalı. Bizim karşımıza çıkıp bizim karşımızda haklı olduğunu ispat etmeli. Eğer haklıysa maskeyle, gözlükle, takma bıyıkla karşımıza çıkmamalı gelsin burada insanca kendini savunsun. Biz insan yemiyoruz” şeklinde konuştu.

‘ADALET İSTİYORUZ’

Elvan ailesinin avukatlarından Can Atalay ise şöyle konuştu: "Burdayız. Ne olursa olsun avukat tutuklamalarına rağmen buradayız. 'Neden bu Berkin Elvan dosyasını takip ediyorsun' denilerek tutuklanan avukat arkadaşlara bunu sormalarına rağmen biz burada olmaya devam edeceğiz. Bir aradayız. Mehmet Ayvalıtaş'ın katillerinin yargılandığı zaman neler olduğunu unutmadığımızı söylemek için buradayız. Hasan Ferit kardeşimizin katillerinin yargılanması sırasında nasıl rezillikler yapıldığını unutmadığımız için buradayız. Belki de en fazla söylememiz gereken Ahmet Atakan kardeşimizin henüz bir katili yargılanmaya başlamadığı için buradayız. Bir aradayız. Adalet isiyoruz. Kendimiz için değil, sadece Berkin için de değil, Berkin bu topraklarda eşitlik ve özgürlük isteyen herkes için bir simge olduğu için adalet istiyoruz. Şu anda cezaevinde bulunan 17 avukat arkadaşımız için de adalet istiyoruz, Bakırköy'de bulunan iki avukat arkadaşımız için de adalet istiyoruz. Adalet istiyoruz. 13 Aralık'ta da burada olacağız, sonrasında da burada olacağız" diye konuştu.

‘GEZİ ÖLMEDİ, YAŞIYOR’

Taksim Dayanışması üyesi Mimar Mücella Yapıcı da söz alarak,  "En demokratik hak mücadelesi, toplumsal mücadelesi Gezi dayanışması asla terörize edilemeyecektir ve Gezi'nin çocukları asla terörize edilemez. Çok ciddi bir Gezi'yi terörize etme faaliyetleri ile karşı karşıyayız. Biz buradayız, her yerdeyiz, bir aradayız. Bügün buraya pankartımızı bile sokmadılar. Burada Berkin'in resminden ürkenler bilsinler ki Gezi ölmedi, yaşıyor. Bu daha başlangıç mücadeleye devam" dedi.

Son Düzenlenme Tarihi: 16 Kasım 2017 16:07
www.evrensel.net