Eğitimde yetersiz rehberlik bütün bir geleceği yok edebilir

Eğitimde yetersiz rehberlik bütün bir geleceği yok edebilir

Ülkemizde konuşup tartışıp artılarını eksilerini ortaya koyduğumuz fakat çözemediğimiz o kadar çok konu var ki. Bazen düşünüyorum nereden başlasak hangisini öncelik sırasına alsak diye.Fakat hepimizin önemsediği en önemli konu ülkemizde elbette eğitim. Her alanıyla  bir şekilde fikir belirttiğimiz yeri geldiği

Ülkemizde konuşup tartışıp artılarını eksilerini ortaya koyduğumuz fakat çözemediğimiz o kadar çok konu var ki. Bazen düşünüyorum nereden başlasak hangisini öncelik sırasına alsak diye.
Fakat hepimizin önemsediği en önemli konu ülkemizde elbette eğitim. Her alanıyla  bir şekilde fikir belirttiğimiz yeri geldiğinde beğendiğimiz yeri geldiğinde beğenmediğimiz eğitim sistemindeki çok önemli bir konuya değinmek amacımız.
Doğduğunuz zaman ilk 6 yaşı saymazsak yaklaşık olarak kesintisiz gibi görünen üniversitede dahil 16 yıllık bir eğitim sürecine başlıyoruz. Anaokulu ile  başlayan süreç doktoraya kadar uzuyor. Tabi bu kadar üzün sürecin içinde alınması gereken kararlarla baş başa kalıyor insan. Bunlardan en önemli hususlarından olan lise alan seçimi ve bununla paralel

üniversitede okunacak bölüme karar verilmesi. Henüz 15 yaşındaki insanların bazen kendi başlarına karar vermeleri isteniyor ne okumak istersin diye. Bu süreçte okullarda bulunan rehberlik servislerinden destek isteniyor. Ve eğitimle ilgili eleştirilerde işte tam burada başlıyor. Bugün bakınca bölümünden mezun olduğu halde memnun olmayan bir çok insan görüyorsunuz. Neden böyle oluyor. Çünkü yeteri kadar rehberlik hizmeti verilemediğinden. Örneğin rehberlik servisinden destek isteyen öğrenci için yapılan temel çalışma karnesi oluyor. Bilimsel bir çalışma gibi kabul edilip eğilimi belirlenmeye çalışılıyor. Daha sonra öğrenci alanı konusunda istemediği bölümü yazabilmesi için ailesi devreye giriyor ve ilerleyen 6 senelik süreçte mutsuz bir üniversite mezunu karşımıza çıkıyor.
Rehberlik hizmetlerinin sağlıklı yürümesini sağlayacak olan öncelikle sistemin kendisi. Eğer sistem rehberlik hizmetinin yürümesi konusunda  sıkıntı oluşturuyorsa  bir çok hatalı tercihlerinde yolu açılıyor. Sistemden kasıt nedir? Sistemin ana parçası olan rehberlik öğretmenleri  eğer siz bu kişileri donanımlı birer birey yapamazsanız onlarında verebileceği çok bir şey kalmıyor. Aslında baktığımızda  bu alanda boşluğu doldurabilir gibi görünen bir yığın dershane var ülkemizde fakat o dershaneler bile kendilerini yazılımlarla yapılan programların kişi için belirleyeceği alanlara teslim etmiş durumdalar. Sisteme puan notlar ve bazı bilgiler giriyor  ve bilgisayarın sizin için öngördüğü yerler bunlardır denip ekranda görüneni seslendirmekten öteye gidilmiyor.
Bu alanda yapılacak nitelikli çalışmalar aslında bir toplumun geleceğini etkileyecek hamlelerdir. Bilim adamları yetiştirmek isteyen devlet kadroları sadece notlara bakarak alan tercihi yapma konusunda telkinde bulunup kişinin pratik zekası veya eğilimlerini bilmediği zaman zaman içinde bir bilim adamını kaybetmiş oluyor.
Tabii meselenin en önemli boyutunda engelli öğrenciler var. Aslında sistemin yanıt veremediği ya da yetemediği yegane alan. Bu alandaki en büyük sorun kişilerin yapabilirsin deyip yapamayacakları bölümlere yönlendirilmeleri ya da mezun oldukları bölümle çalışmak istedikleri bölüm arasındaki çarpık durumun öngörülememesi. Hangi okula gittiğinizde engellilik konusunda  bilgisi olan rehberlik öğretmeni bulabiliyorsunuz. Matematik bilgisi olan engelliyi bu bölümde zorlanırsın deyip sözel bölümde okutmak istemek ne kadar rehberliktir. Ya da konuşma bozukluğu olan bir kişiye öğretmenlik yazdırmak veya onu desteklemek  Görme engelli olsun ortopedik engelli olsun ya da engeli ne olursa olsun bulundukları okulda uyumlarını sağlaması gereken ilk birim rehberlik servisleri ancak  rehberlik servislerindeki  kadrolar bu konuda bilgisiz donanımsız ve yetersiz olduklarında okudukları okulda zulüm yaşayan  geleceğe dair motivasyonlarını yitirip  geleceği açısından çok önemli olan üniversite tercihlerinde yalnız bırakılır durumda kalınca hayattan kopuk bir tarafa savrulmuş arkadaşlık ilişkileri bitmiş kararlarına güvenemeyen bir birey  olarak topluma karışmış oluyor.
Yukarıda çizdiğimiz bir çok olumsuz tablonun nedeni devletimizin belki de basite aldığı ancak çok kritik bir göreve sahip olan ama görevinin de bilincine sahip olamayan kadroların olayın vahametini ve ciddiyetini kavrayamamış olmalarından kaynaklanmaktadır.
Rahman Turgut
(Görme Engelli)

www.evrensel.net