Paradise Belgeleri: Kapitalist yağmada Burkina Faso örneği

Paradise Belgeleri: Kapitalist yağmada Burkina Faso örneği

İsviçre merkezli Glencore şirketine ilişkin belgeler, kapitalizmin yarattığı küresel yağma ve talan düzenini gözler önüne seriyor.

Vergi ödememek için ‘vergi cenneti’ tabir edilen kimi ülkelerde kurulan offshore şirketleri adına hukuk danışmanlığı yapan şirketlerin kayıtlarından elde edilen ve Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu’nun (ICIJ) Paradise Papers (Cennet Belgeleri) adı altında yayımladığı; tanınmış zengin isimlerin ve politikacıların vergi kaçırma yöntemleri başta olmak üzere ticari sırlarını ifşa eden 13.4 milyon belgenin ayrıntıları ortaya çıkmaya devam ediyor.

HEM YAĞMALADI HEM 36.7 MİLYONU KAÇIRDI

Bunların arasında bulunan madencilik ve ham madde ticareti alanında dünya çapında faaliyet gösteren İsviçre merkezli Glencore şirketine ilişkin belgeler, kapitalizmin yarattığı küresel yağma ve talan düzenini gözler önüne seriyor. ICIJ’in sitesinde Gazeteci Will Fitzgibbon tarafından yayımlanan bilgilere göre, 1980’li yıllarda çinko madeni yataklarının keşfedilmesinin ardından Batı Afrika’nın yoksul ülkesi Burkina Faso’da, halka daha iyi yaşam koşullarına sahip olacaklarını vadeden Glencore, tersine düşük ücretler, kötü çalışma koşulları, kıdem tazminatı gibi temel hakları tanımayarak ve lokavt vb. yollarla kölelik düzeni dayattı. Bunun yanı sıra yarattığı çevre tahribatı ise maden işçileri ve yerel halk tarafından defalarca protesto edildi. Bu protestoların büyük çoğunluğu ise polis saldırılarıyla dağıtıldı.

2016’da yoğunlaşan protestoların ardından Burkina Faso Parlamentosu, madencilik sektörünü soruşturacak bir komisyon oluşturdu. Komisyon raporu, Glencore’a bağlı Nantou şirketi de dahil olmak üzere 8 madencilik şirketinin, vergiye tabi gelirlerini olabildiğince düşük gösterecek muhasebe tekniklerine başvurarak 36.7 milyon dolar vergi kaçırdığını gösterdi. Rapor ayrıca Nantou’nun işçi güvenliği alanındaki kabarık sicilini ve gene bu şirketin Burkino Faso çevre ıslah fonuna ödemek zorunda olduğu 7 milyon doların yalnızca 250 bin dolarını verdiğini de ortaya çıkardı. 

ONURLU İNSANLARIN ÜLKESİNDE ONURSUZ SÖMÜRÜ

‘Paradise Papers’ adı altında sızdırılan belgeler, ‘onurlu insanların ülkesi’ manasına gelen Afrika’nın en fakir ülkelerinden Burkina Faso’da emekçiler açlık, yoksulluk ve baskılarla mücadele ederken, çinko madenciliği alanında ülkedeki en büyük yatırımına sahip olan Glencore’un İsviçre’deki yönetim kurulunda, Bermuda ve diğer vergi cennetlerindeki offshore firmaları vasıtasıyla bu küçük ülkenin kasasına girmesi gereken milyonlarca dolarlık verginin hangi yöntemlerle çalındığını gösteriyor. 

Belgelere göre, Glencore’a bağlı Nantou şirketi Bermuda, Birleşik Arap Emirlikleri, İsviçre ve Jersey Adası’nda kayıtlı offshore firmalarıyla ilişkili. Nantou’nun sözde sahibi ise Glencore’un, vergi cennetlerinden Bermuda’da kurduğu paravan şirket Merope Holding. 

Tek bir çalışana ya da ofise sahip olmayan, açıkladığı mali bilançolar bir sayfayı aşmayan bu paravan şirket kağıt üzerinde Afrika’nın en büyük çinko madenlerini işletiyor.

Nantou, Glencore’a bağlı şirketler arasındaki finansal hareket ağını kullanarak Burkina Faso’ya vergi ödemekten kaçtı. Özellikle 2010 ve 2014 yılları arasında bu ağın oldukça hareketli olduğu göze çarpıyor. Bu dönemde şirket birçok defa vergi kesintilerinden faydalandı. Sızdırılan e-postalardan biri Glencore’un Bermuda’daki iki offshore firması üzerinden kendi şirketi Nantou’ya 30 milyon dolar aktarıp şirketi nasıl ‘borçlu’ duruma getirdiğini gösteriyor.

GLENCORE REDDEDİYOR AMA GERÇEK ORTADA

Nantou şirketinin Britanya Virjin Adaları’nda Glencore tarafından kurulan bir diğer paravan şirket vasıtasıyla yaptığı hayali masraflar da yine milyonlarca dolarlık vergi indirimlerinden yararlanmak için kullanılmış. Glencore ise suçlamalar karşısında bu şirketin gerçek bir şirket olduğunu ve buradan ‘teknik, operasyonel ve yönetimsel’ destek alındığını iddia etti. 

Helsinki Üniversitesinde vergi kanunları üzerine çalışan Lauri Finer konuyu şöyle açıklıyor: “Burada gerçek paradan söz edemeyiz. Glencore, ona bağlı alt kuruluşlar ve paravan şirketler arasında gerçekleşen tüm bu hesap hareketleri aslında bir illüzyondan ibaret. Glencore gibi offshore kullanıcıları kendilerine bağlı şirketleri borçlu ve zararda gösterirken aslında kasalarından tek kuruş dahi çıkmıyor. Böylesi bir yapının vergi kaçırmak amacıyla oluşturulduğu çok açık.” (DIŞ HABERLER)

(Kısaltarak çeviren: Kemal Berkay Baştuji)

www.evrensel.net